Kadınlar da Başka Erkekleri İster

İlişkiler

Bazı erkekler, kadınların “özünün” mutlak tek eşli olduğuna, cinsel olarak isteksiz olduklarına ancak toplumun onları yozlaştırdığına inanıyorlar. Genelde muhafazakar veya geleneksel kesimde yetişmiş erkeklerin “umudu” bu yönde. Erkeğin 9 nefsi varsa kadının 1 var diyorlar bir de 🙂  Çünkü bu düşünce, onlara üç konuda yarar sağlıyor:

  • Karılarının kendilerini aldatacakları ihtimalini zihinlerinde baskılayabiliyorlar, çocuklarının babası oldukları konusunda daha rahat ediyorlar.
  • Kendilerinin aldatmaya haklarının olduğuna << kadınların aldatılmayı abarttığına << kadınların böyle bir arzuyu yönetmek zorunda olmadıkları için sadık kalabildiklerine ilişkin bir inanca bürünüyorlar.
  • Aldatan kadının doğasının tam zıttı olan bir şeyi yaptığını iddia ederek, şeytanlaştırarak, ayıplama mekanizmasını erkeklerin aldatılmasını önlemek için kullanıyorlar.

Eyes Wide Shut'ı eliniz sikinizde, bir erotik film olarak görerek izlemediyseniz, cidden altı dolu bir kült olduğunu fark edebilirsiniz. Filmde Nicole Kidman'ın karakterinin ot çekip gevşeyerek kocasına yaptığı bir monolog var. Evli çocuklu bir kadın olarak, beğendiği bir erkeğin onda nasıl her şeyi geride bırakıp adamla kaçma isteği uyandırdığına dair... İbretlik bir monolog.

Buradan itibaren yazacaklarım filmin bir analizi değil, filmin o kısmının bana düşündürttüklerinden hareketle kendi görüşlerimi ileteceğim.

Bir kadın olarak, erkekleri üzme pahasına söyleyebilirim ki, kadınlar da arzulu varlıklardır. Kadının içinden başka erkeklere dair hiçbir şey geçmiyor değil. Bize daha namuslu olmak güdüsel düzeyde kodlanmış bir şey değil. İnsan, kadını ve erkeğiyle azgın bir varlıktır zaten. Bunu kontrol altında tutan şey eğitimdir, düşünme yeteneğidir, duygusal becerilerimizdir, etik değerlerimizdir vs. vs. vs. Hep diyorum, kadınlarda gebe kalma korkusu -çünkü gebelik hayat boyu sizi etkisi altına alacak devasa bir karardır- olmasa, kadınların da sekse yönelik davranışlarında erkeklerden bir fark olmaz. Bu "bizim de hakkımız o yüzden yapmalıyız" gibi bir feminist bakış açısı değil. Bu mantıkla istediğin bir şey değil, azgın doğanın doğal gidişatı zaten.

Yazıyla şunu demek istemiyorum, hadi kadınlar, biz de tüm zihinsel-psikolojik süreçleri bırakıp seks peşinde bir hayat sürelim. Hayır, diyorum ki, kadınlar ve erkekler olarak inşa etmek istediğimiz toplum modeline göre cinsel dürtülerimizi zaten kontrol altında tutmak durumundayız.

Kadınların kendini erkeklerden daha kolay kontrol ettiği, fizyolojimizin farklı olmasının arzularımızı çok farklı kıldığı iddiasından o kadar emin değilim. Elimizde binyılların getirdiği kadın ve erkek modeline dahil edilmeden büyütülmüş birer kadın ve erkek yok ki karşılaştıralım.

Kadınlar gebelik sürecinin kontrol edilmesi için baskılanmış cinsellikle, erkekler de nüfusun garanti altında tutulması için şevklendirilmiş cinsellikle büyütülüyorlar zaten neredeyse istisnasız olarak her toplumda. Sonuç olarak, sevgili erkekler, ne arzularınızı gözünüzde bu kadar makul görün, ne de arzulu kadının genelden çok farklı bir orospu olduğunu sanın. İnsan kendini eğitirse üstün, eğitmezse de bayağı olur, bu kadar basit…

Zaten kadınlar da arzulu olmasaydı, neslin sürmesi meselesi tecavüz ile mümkün kalmak zorunda olurdu, bu da sağlıklı nesilleri imkansız kılardı zira kadınlar istemediği çocuklara iyi bakmazlardı. Güdüsel manada tek eşli olsalardı, döllenme ihtimallerini düşürürlerdi çünkü bağlandıkları o tek erkeğin kısır olması ihtimalini es geçmiş olurlardı ve hayvani üreme seviyesinde tek önemli olan şey döllenmektir.

Peki kadınlar erkekten daha mı seçici? Ben imkanı olan kadının da erkeğin de zaten beğenilerinin aşağısında bir partnere evet diyeceğini düşünmüyorum.

Kadın sekse genelde davet eden ve kabul eden taraf olduğu için beğenilerini korumak açısından daha avantajlı bir pozisyonda. Mesela nemfomanyak olan bir kadının, tüm çekici çevresini eleyip bitirmek derecesinde düşkünlüğü olursa çirkinliği veya statüyü dert edeceğini hiç sanmıyorum. Erkeğin de sekse davet edebilecek kadar çekici olanları hemcinslerinden daha seçici davranabilmeye başlıyor. Ortalama erkekse sekse zor eriştiği için, süreç içinde, düşürebildiği her kadını fırsattan istifade değerlendirme eğilimi geliştirmiş gibi duruyor.

Yorumlar

Asyranta (26 yaşında) 1 ay önce yazdı:

Bahar gelmek üzere. Yapılacak çok iş var. Meşguliyetten hiçbir şeye vaktim olmadı, 3 kilo verip belimi tekrar 62 cm yapmalıyım. Kılığa kıyafete bakıma çok para harcadım. Mental olarak da iyi sayılırım, daha güçlü bir şey yazdılar.

İkidir erkeklerin 30 yıllık ebeymişçesine kadınların nasıl doğurması gerektiğiyle ilgili birtakım lüzumsuz fikirler belirttiğini gördüm. Zaten oğlanın birine tutulmuşum ve son derece sinirliyim, oklavayla dalacağım hepsine.

Serserisi, iti, kopuğu, Allahsızı, yakışıklısı, çirkini, yaşlısı, zengini, yabancısı, anasının kuzusu, tarikatçısı, zencisi, beyazı, topçusu, popçusu, dövüşçüsü, pezevengi... Hepppsi bitti gözümde. Erkekler bitti. Zurnanın zırt dediği yer de burası zaten. “Noluyor gözünü sevdiğim Allahım bu kez nasıl bir numuneyle sınanıyorum acaba” paniği yaşıyorum.

Aşkı sikeyim, tüm kalbimle. Varlığı hayatımda cinsellik ve eğlence dışında hiçbir halta yaramayan, duygudan yoksun, bencil, ne mal olduklarını bal gibi bildiğim heriflerle günümü gün edip kendi kendime gelin güvey olmadan, beklentiye girmeden rahatça hayatıma bakabiliyordum. Onları gerçekten istemediğimi, istemeyeceğimi biliyordum.

“İyisinde de en kötüsünde de aynı huylar var zaten, hepsi aşağı yukarı birbirine benziyor, baksana gözleri fildir fildir dönüyor, hemen hepsi karısını/sevgilisini aldatmaya dünden razı, hepsinin istediği belli, hiçbiri şaşırtmıyor” diyordum ve saygı duymuyordum. Böylece herhangi bir erkeği ciddiye almıyor, hayal kırıklığından, bağlanıp da aldatılmaktan vs. koruyabiliyordum kendimi. Şimdi onu da yapamıyorum çünkü onun dışında hiçbir erkeği istemiyorum, isteyemiyorum. Başka erkeğe atlayasım gelmiyor. Beni mahvedecek. Ara sıra uzaklaşıp kendimi yeniden bağımsız ve özgür hissetmem lazım. Hatta direkt topuklasam daha iyi olur sanki.

Onlara benzemese bile ona da saygımı bir gün kaybedeceğimden neredeyse eminim mesela. Diğerlerinden farkı drama king'e bağlamaması ve dengesiz bir pezevenk olmaması. Eğilip bükülmeyen insan seviyormuşum ben.

“O kadar da woww bir erkek değilmiş yaa” aydınlanması yaşayıp hafifçe gözümden düşmesini bir kenara bırakırsam, bölüm sonu canavarı olma potansiyelinde bir herif var karşımda. Narsist tarafımı gördükten sonra topuklarını götüne vura vura kaçmasını beklerken kaçmadı, güvensiz bir ezik gibi davranmadı, kişisel algılamadı. Tehdit olarak da görmedi, gördüyse de bilmiyorum. Mırmırım diyor bana. Benim bile sevmediğim o dağılmış, öfkeli, acımasız halimin hakkından gelebileceğini düşünmemiştim. Açlığımı, yorgunluğumu unutturan türden bir azgınlık da söz konusu. Hipergamimi tatmin ediyor mu ehh, biraz şımarmaya meyilli. Ara ara benim tarafımdan delirtilmesi gerekecek. Adamcağız oruç zaten, bir anda dudaklarına yapışsam ne yapabilir ki?

Umarım teyze olmazsın Cıvıtık :D

ela (22 yaşında) 1 ay önce yazdı:

abla selam,

uzun süredir kafamda olan bir soru, bu başlığa da uyuyor. 1 yıldır sevgilimle genel olarak mutlu bir ilişkinin içindeyiz. onu seviyorum, karakterini çok beğeniyorum, beni sevdiğini biliyorum. zaten yurttan tanıştığımız için 2 senedir arkadaşız. 1 sene önce sevgili olduğumuzda saçı burun hizasında uzundu, pek cilt bakımına, giyimine falan dikkat etmiyordu. sevgili olduğumuzdan beri ona yüz yıkama jeliyle yüz yıkamayı rutin haline getirttim. bu aktif sivilcelerini biraz kuruttu. yoğun baskı sonucu saçını da sırf ben istiyorum diye kestirdik. türk bir kuaföre gittik, kuaför model sorunca, "ela nasıl istiyorsa" diye cevap verdi :D saçını kısalttığımızdan beri seviye atladı görünüş olarak bence. türkiye'den ona gömlek, bol pantalon falan aldım. görünüşüne de şimdi özen gösteriyor. spora teşvik ediyorum ki sırtı, kolları güçlensin kaslansın. yani aldığım haline göre çok çok daha iyi :D ama karakterini o zaman da seviyordum zaten. sadece onu düzeltmekle kalmadım, kendime de özen gösteriyorum. güzel iç çamaşırlar, ojeli tırnaklar vs. neyse yani genel olarak erkek arkadaşımın fiziksel özelliklerini beğeniyorum diyebilirim. 

ama bir süredir çevremdeki yaşıtlarımda yaygın olması sebebiyle (almanya'dayım) açık ilişki propagandasına tutuldum. hala kendi monogamik görüşlerimi savunuyorum ve bu tür ilişki dışında mutlu olacağımı düşünmüyorum ama, içten içe "acaba 2-3 kişi daha tanısa mıydım" demiyor değilim. (sevgilimle birbirimizin ilkiyiz ufak flörtler dışında) böyle düşüncelerle nasıl başa çıkılır? şimdiden onunla bi yuva kurmak istiyorum, ama hayat boyu hep aynı kişiyle seks yapacak olmak da FOMO'mu tetikledi galiba. (ya seks abartıldığı kadar zevkli bir şey değil, ya da hala çok toyuz ve o beni tam keşfedemedi, çünkü hiç orgazm olmadım, ve yani bu duyguyu umarım kaçırmıyorumdur.) ki "bizim gibilerin seks hayatı" yazında söylediğin şeyler aklımda. aynı partnerle devam ettikçe performans iyileşecek. bunu biliyorum. ama yine de böyle kafamın karışması hiç hoşuma gitmiyor.

bir de başka konu: rüyamda alakalı alakasız başka erkekleri görüyorum. bazısı fiziğini beğendiğim ve arkadaşım olan, bazısı da asla birlikte olmayı düşünmediğim kişiler. hadi ilki neyse de ikinci grup ne alaka çözemedim. çok rahatsız oldum bundan. umarım erkek arkadaşım başka kızları rüyasında görmüyordur, çok üzülürdüm. bu normal mi ve herkeste olan bir şey mi ? 

 

Mantıklı Kadın 1 ay önce yazdı:

İnsanı blackpilleyen bir yorum yazmışsın. Ben şunu anlıyorum, sen bu oğlanı pek beğenmeden onunla sevgili olmuşsun. Neden?

Bakın belki beni mi yanlış anlıyorsunuz diye tekrar yazayım. Evet ben kadının kendi kendine hipergamisini tanıması, sorgulaması, gerektiğinde kontrol altında tutması, beklentileri kendisine zarar verip onu yalnızlığa itiyorsa beklentilerini düşürmesi konusunda tavsiye veriyorum. 

Aslında hipergaminizle ne yapmanız gerektiği konusu, hipergami skalanızda nerede olduğunuzla alakalı konuşulması gereken bir konu. Evet, erkekler inanamıyor ama kadınlarda hipergaminin de skalası var. Zaten genellemeler nüanslar belirtilmeden konuşulunca o yüzden bir boka yaramıyorlar ya. Aslında konuştuğumuz tüm konuları skala üstünde konuşmak lazım veya şunun bilincinde olmak lazım, bazen skalanın sadece bir alanını zoomlayıp konuşuyoruz, konuşulanlar sadece oradaki şartlar için geçerli. Hipergami konusunda da genel geçerli olan kısım genelde hipergaminin yüksek olduğu skala ucu, kadınların ağırlığı oraya yığılıyor, o yüzden o varsayıma göre tavsiyeler vermiş oluyoruz ama bu, senin vakandaki gibi bir örneğe uymuyor işte. 

Bugün skalanın diğer ucunu konuşacağız. Hipergaminin düşük tutulduğu vakalar.

Özellikle genç erkekler, kadınların kendilerini çok değerli görerek büyüdüğünü sanıyorlar çünkü bu erkekler kadınları kendilerinden çok değerli görüyorlar (biyolojik değer farkı.) Oysa ki özellikle genç kızlarda kendini değerli görmeyi, hipergamik şımarıklık yaşamayı bırak, kendini değersiz görerek büyüyen azımsanmayacak bir kitle var. Tahminim, sen de bu kızlardan birisin.

Bir kadın eğer değersizlik hissine sahipse, belki güzelliğine güvenmiyorsa, belki aile içinde yerilerek büyüdüyse-sevilmediğine inanıyorsa, belki ilk aşk tecrübesinde eksik hissettirildiyse onun için sevgi ve ilgi görmek erkekte niteliklerden daha önemli hale gelir. Kendini değerli hissetmek ihtiyacı hipergaminin karşılanmasının önüne geçecek kadar tetikleyici olabilir. 

Ancak insan zamanla değişebilir. Kendine dair algısı değişebilir. Özgüven artabilir. Hatta, güvenli bir ilişkide olmak kişinin sevilirliğine dair şüphelerini gidermeye yarayabilir ve senin vakanda olduğu gibi ilişki malesef kendinin katili olur. 

Bu oğlan, hipergamini karşılamıyormuş. Sen artık değişmiş ve kendinle barışmışsın, o yüzden de bu gerçek artık ilişkinin başında sana bu kadar batmazken, batar bir hale gelmiş. Manzarayı böyle okuyorum. Başka erkekleri merak etmek vs. fasa fiso. Erkek hipergamini karşılayacak bir seyirde giderse bir kadının, hatta ilişki doyumu yüksek olursa bir erkeğin bile başka partnerleri denemeye ihtiyacı yok, bu hayvani bölümü ilişki stabilitesi ile kontrol altında tutabiliriz. Orgazm da evet sonradan gelir ama bu birkaç aylık bir süre, şu anki orgazm problemin de erkeğin hipergamini karşılamaması ile alakalı.

Yapabileceğin iki şey var: kısa olmayan bir süre sabredersin, erkek öyle giyim kuşam falan değil, hal-tavır-başarı-özgüven konularında da yükselir, inşa olur, hipergamini karşılamaya başlar ve ben oldum diye şımarmazsa çok sağlam bir çift olursunuz. 30-40larda biraz hata mı yaptık lan dersiniz, atlatabilirseniz happily ever after. Ancak bunu yapmak için şimdi olduğunuzun aksine birbirinize sosyal olarak çok daha kanalize, daha kapalı bir hayat kurmanız lazım. Karşı cinsin baştan çıkarmasından kasıtlı olarak kendinizi uzak tutmazsanız bu zor. Bakmayacaksın, konuşmayacaksın, görmeyeceksin, kafanda yer ettirmeyeceksin. Cinsel katı perhiz. Şu an buna uygun yaşamıyorsunuz. 

İkinci yapabileceğin şey, bu çocuktan ayrıl, merak etme acı çeker ama o acı onu geliştirir, bir şey olmaz erkeğe. Sana 10 üstünden 7-8 hissettiren başka bir erkekle yeniden ilişki kurmayı denersin ileride. 7-8 erkeğin seni gözden çıkaramayacağı kadar değerli olacağın ama onun da hipergamine hitap edeceği noktalar. 9-10 erkeğin hipergamini doyurduğu ama seni üzebileceği noktalar olduğu için biliyorsunuz önermiyorum. Bu senaryonun riski de, kadınlar için bir risk, her başarısız ilişkin seni daha iyi ilişkilere değil değerli erkeğin sana daha az değer vereceği bir ilişkiye götürecek. Bir kadının ilişki bitirdiğinde öncekinden daha iyi bir ilişkiye sahip olabileceği senaryo, erkeğin sana kötü davrandığı, zarar verdiği senaryodur. Evet, bundan iyi ilişki bulunur. Ancak hem erkek sana iyi davransın, hem de hipergamik olarak daha iyi durumda olsun, bu sıçramayı yapabilmek için kadın ya güzellik olarak sınıf atlatacak bir değişim geçirmeli, ya da meslek vs. bir şekilde ortam değiştirerek daha üst gruptan erkeklerle tanışabiliyor olmalı. Ancak kızlar olarak unutmayın, hipergaminiz ne kadar karşılanırsa kötü muamele görmeseniz de erkeğin poligamisine göz yumma gerekme olasılığınız artar. 

Bu açık ilişki mevzusuna girersen 9-10 hissettiren erkeklerin kısa süreli oyuncağı olursun ve büyük pişmanlık yaşarsın. Buna uygun olacak şekilde kablolanmış bir beyin ve psikolojik yapımız yok, kadın güvence ve stabiliteye su gibi, hava gibi ihtiyaç duyar. Başta çok iyi yapmışsın gibi gelir, onay görür, haz alırsın ancak insan haz ile değil zorluğa göğüs gerip kalıcı şeyler inşa edince mutlu olabilen bir varlık.

Her şeyi geçtim, tamam ayrılmandan toparlanır ama bir insana kendisinden ayrılıp da aynı çevreden biriyle ilişki yaşamayı yaşatmak da reva değil, o kadar alçalma. 

Yardım edeyim derken kafanı karıştırdım değil mi? Ama böyle, hayat risklerle dolu. Bedel ödememek diye bir şey yok, ödeyeceğin bedeli seçebilirsin.

ela (22 yaşında) 1 ay önce yazdı:

detaylı yorumun için teşekkür ederim. birkaç gün düşündüm üstüne

en başta pek beğenemeden neden sevgili oldum? haklı bi soru. bunu ona da söylemiştim, aslında tam tipim olmadığını. ve ne düşündüğümü hatırlamıyorum gerçekten. ilgiyi güvenli bir kişiden gördüğüm için ilk sevgilim olarak almak istedim galiba. bu kadar bağlanacağımızı düşündüm mü, bilmiyorum. ve sanırım bilinçaltımda büyüklerden, annemden duyduğum genel bir iç güzelliğin dış güzellikten çok daha önemli olduğu kanısı var. ve evet, ilk aşk tecrübemde eksik hissettirilmiştim. çocuğun hem benle hem başka kızlarla konuştuğu garip saçma sapan bi tecrübeydi 18 yaşındayken. ama güzellik konusunda, kendimden çok daha güzel kızların olduğunu bilmekle beraber, çokça iltifatlar alan, beğenilen biriyim ve bu konulara eskisinden daha az takıyorum. özgüvenim yerinde diyebilirim. 

orgazm konusunda, geçtiğimiz 6 ay boyunca antidepresan kullanmıştım. onun yan etkisi olarak da zaten hiç cinsel isteğim yoktu. belki buna bağlı olabilir. şu an hala yok, mastürbasyon aklıma bile gelmiyor diyebilirim. aklıma geldiğinde de erkek arkadaşıma kanalize etmeye çalışıyorum.

şu ilişkinin kendisinin kendi katili olabileceği cümlesi beni çok üzdü ya. umarım öyle olmaz. sıçayım böyle dengelere maalesef. ne kötü şey şu hipergami.

ve evet, zaten aynı yurtta yaşıyoruz ve şu an red flag bi sebep yokken ilişki bitirmek rasyonel değil, istemiyorum da zaten. ona bağlandım. o yüzden o kısa olmayan süreyi ona rahatlıkla verebilirim. onda iyi bi eş, iyi bi baba potansiyeli görüyorum zaten, o yüzden onla beraber olmakta bu kadar ısrarcıyım 

ama rüya sorumu cevaplamadın. başka erkeklerle wet dream görmek normal, üstüne çok düşünülmemesi gereken bi şey değil mi? çoğu insan görüyordur diye düşünüyorum. 

Mantıklı Kadın 1 ay önce yazdı:

Dürüst olmak gerekirse bilmiyorum, antidepresanın bir etkisidir belki, belki de kafaya taktığın ve kendini şu an bastırdığın için zihnin tepki veriyor. Antidepresanın libido killer olduğunu duymuştum, azgınlık yoksa orgazm da gelmez, bu durum konuyu biraz açıklıyor. 

Ruh halin stabilse şu an kendini telkinle rahatlatmaya bak, zamanla başka bir noktada olacaksınız. Ayrılmama kararını almışsın zaten, bunu kendine bir işkenceye çevirme bari.

ayaz (25 yaşında) 1 yıl önce yazdı:

yazıda kadınlar eğer gebe kalmasaydı erkeklerden farkı kalmazdı deniliyor, kesinlikle öyle birşey olmazdı çünkü genel olarak erkekler ger türlü kadınlarla yatabiliyor ister kendisine göre yaşlı olsun çirkin olsun farketmez ama bir kadın kendinden aşağı bir erkekle cinsel ilişkiye girmez, en azından kendi arzusuyla

Mantıklı Kadın 1 yıl önce yazdı:

Kadın gebe kalmasaydı bebeğe bu kadar yatırım yapması gerekmezdi. Bebeğin yaşayıp yaşamaması aynı erkeklere şimdi önemli olduğu kadar önemli olurdu, yani tekil bebekler gözden çıkarılabilir olurdu. Bu da kadının bebeğin sağlığına ve nasıl büyütüldüğüne şimdiki kadar önem vermemesiyle sonuçlanırdı. Bu da kadının daha rahat, gevşek seçim yapmasına ve rastgele davranmasına sebep olurdu. Aynı erkekler şimdi nasıl davranıyorsa.

Yani kadının hipergamik olması zaten kadın gebe kaldığı için. Erkeğin poligamik olması da erkek gebe kalmadığı ve bir çocuğun kendinden olduğuna emin olamayacağı için.

Kadınlar ile erkekler arasındaki cinsel davranış farklarının tümü kadının sınırlı sayıda çocuk doğurabilecek olup erkeğin teoride de olsa çok yüksek sayılarda çocuk yapabilecek olmasından kaynaklanır. Biyoloji farklı olsaydı bununla alakalı tüm davranışlarımız ona göre şekillenirdi.

Asyranta (26 yaşında) 1 yıl önce yazdı:

O meşhur her şeyi siktir etmeli kış depresyonu son 3-4 gündür dürtüyor beni, bu dönemlerde sanatsal açıdan üretkenim ama kafamın içinde 7/24 filler tepişiyor, bir sütlü malibu yapıp bloguna damladım, spor yalan oldu. Dün yaptım Allahtan <3

Güncelleme: Yazıyı yazarken regl oldum, ondanmış o dellenmeler.

İşlerini bitirip buralarda daha sık aktif olduğun için o kadar mutluyum ki sana zırt pırt yazasım geliyor, beni mazur gör...

"Karılarının kendilerini aldatacakları ihtimalini zihinlerinde baskılayabiliyorlar"

Evet, hipergami kelimesini kadınların uydurmadığı o kadar belli ki... Basitçe kadınların da poligamik olduğunu kabul etmek varken. Yanındaki adamdan üstününü bulunca ona kaçası geliyor, ondan da üstününü bulunca ona kaçası geliyor... Toplum orospu diye mimlemese harem bile kuracak belki onlardan. Ama gel gör ki kadınlara çokeşli deme fikri ödlerini koparıyor erkeklerin.

Cıvıtık, ben karşıma beni komplekse ve önyargıya kapılmadan anlayabilecek, taşşkafa olmayan, sevse de sakız gibi yapışmayan bir adam çıkmadıkça hiçbir şekilde evlenmemeye karar verdim. Çocuk da doğurmayıveririm ne olacak. Öküzoğluöküz bir babası olmasın yeter ki. Anneme de torun torba hayallerinden temelli vazgeçmen gerekebilir dedim, olumsuz karşılamadı ancak sihirli bir şekilde benim düzgün birini bulup evleneceğime dair enteresan bir umudu var, anlamıyorum.

Yüksek değer olsun veya olmasın, bir erkek bana niyetinin ciddi olduğunu, evlenmek istediğini belirttiği zaman yüzüm öyle bir düşüyor ki. Beynim burnu ikinci defa kırılmış, odamda kanlar içinde baygın yatan annemi hatırlamaya başlıyor. Babam onu sırtlayıp hastaneye götürüyor, bense yerdeki kanı temizliyorum, parkelerin arasında hala biraz kalıyor.

O erkekten kaçmanın yollarını arıyorum sonra. Zaten içimden bir ses bazen date'lerin ortasında kaç oradan deyip duruyor. Emin olmadığım ciddi konularda üzerime gelindiğinde de o sesi dinliyorum. Düzenli ilişki insanı belki, ama evlilik insanı kesinlikle değilim, olmak da istemiyorum. "sonradan istersin" deyip canımı sıkıyorlar :)

Hayatıma giren erkekleri adamakıllı sevmediğimi çarpıcı bir şekilde fark ettim. Bana hissettirdiklerini ve hissettirdiklerinde kendimi, kim olduğumu aramayı sevdim. Buna aşığım, erkekler bir figüran. Sonradan onları gerçekten sevmeye yeltensem, çoktan gerçek yüzlerini görmüş ve soğumuş oluyorum Cıvıtık.

Değer verdim sadece. O tek erkekle de aşkım çoktan bittiğinde bir araya gelebilmiştik, benim için bir anlamı kalmadıktan sonra. Onu veya diğerlerini idealize etmedim, şu an gözümde hala öylesine bir erkektir her biri.

Bu mevzuları çok geç anlamam da ayrı bir konu. Belki ben farkında bile değilken onlar fark ettikleri için o kadar sorun çıkardılar ve kavga ettik, hatta bir tanesi "sen beni en başından beri sevmedin" demişti. Tartıştığımızda ağlamasından nefret ederdim. Kaygılı ve kaçıngan ilişkisi böyle oluyor.

Onu suçlayamazdım haklıydı. Sevgilim bir kızın onu baştan çıkarmasına izin verip bana ballanıra ballandıra anlattıktan ve sonraki ilişkimde de kötü bir şekilde terk edildikten sonra ben iyice sevgi veremez oldum kimseye, yalan yok. Çok soğuk bir enerji yaymak ve insanların benden çekinmesi işime geldi. Derler ya "o insanı affedin, rahatlayacaksınız <3" Kuyruklu yalan, herkeste işe yaramıyor affetmek.

Dünyanın anasını sevmek istiyorsun, sen de onlar gibi aldatmak, yalan söylemek, terk etmek istiyorsun sonra ben neden böyle şeyler düşünüyorum, düşünmemeliyim, öyle biri değilim diye kendine kızıp bok gibi hissediyorsun. Gayet de olabilirsin öyle biri. Huzursuz huzursuz hayatı deneyimlemektense, ömründe sadece bir kez de yapacak olsan, gözünü karartıp senden esirgeneni alman gerek.

Bunları yaşayan birinin ileride kendisinin de yapma ihtimali yüksek, yapan kişiye öfkesini kusma fırsatı olmamışsa neredeyse kesin.

Diğer partnerlerin sana o geçmiş travmayı hatırlatacak tek bir şüpheli harekette bulunduğu zaman alarm vermeye başlıyorsun. O sineye çektiğin, unutmaya çalıştığın öfkeyi kusma fırsatı tekrar doğuyor. Ya yine bastıracaksın ya zarar vereceksin ya da kaçacaksın.

Tekrar aciz hissetmemek için zarar verip kaçtım ve gözyaşı döktüysem bile bu pişmanlıktan değil yaptığımdan pişmanlık duyamadığım için oldu. Bir nevi timsah gözyaşları döktüm. "Allah aşkına Asy, sana yaptığı yanlışlar için kimseyi pişman gördün mü şimdiye  kadar?" diye sordum kendime, cevabımı aldıktan sonra huzursuzluğum geçti. Ardından karma ödedim. İçim çok rahatladı.

Yine de bir parça hiddetle dolusun tabii, hiçbir şekilde güvenemez oluyorsun ve elbette ilişkilere bakış açın, doğru bildiklerin, erkekler/kadınlar ile ilgili düşüncelerin... Hepsi karman çorman halde, belki iyi belki kötü yönde değişecekler. Benimkiler malum.

Klinik açıdan bana ne oldu bilmiyorum. Nasıl birine dönüştüysem topuklarını kıçlarına vura vura kaçıyor narsistler benden artık. Aslında iyi bir şey. Belki ben de narsist olmuşumdur. Varsın nefret etsinler benden, işime geliyor. Güya beni sevdiğini söyleyen erkeklere tercih ederim onların varlığını. Daha samimi.

İlişkileri görece boş vermiş bir haldeyken gelen adamları da ciddiye alamıyorsun, "nasılsa siktir olup gidecek bu da" diye düşünüp ilişkiyi sabote ediyorsun, umursayasın gelmiyor, böyle düşündüğün sürece de karşı tarafa kötü davranmaya meyilli oluyorsun. "Bir yamuk yapsa da karşılığını versem" diye bekliyorsun.

Kendimi salt mağdur olarak gördüğümü söylesen de ben ilişkide yaptığım hataları, kötülükleri sana anlattım, Allah ne verdiyse de hala anlatıyorum Cıvıtık. Neden?

Bunu söylediğim üzgünüm, üzgün değilim. İnsanların birçoğu gözüme geri zekalı geliyor. Ben senin gibi kendisi ve çevresi için faydalı olma gayesi güden, güzelliklere odaklı ama çirkinliklerin de farkında, diğerlerine yol gösterip emek veren insanları takdir ediyor ve önemsiyorum. Yaşantımı ve seçimlerimi de sadece senin gibi insanların anlayabileceğini düşünüyorum.

Konudan kopmadan, her an defansta olmam gerekiyor çünkü karşıma gelen erkek profili belli, deneyimlerim belli.

Eskiden karşı taraf bir sıkıntı çıkardığında açık açık tartışır gerekirse kavga ederdim, beni anlaması için bir çabam olurdu, bunu da genellikle haklı çıkma isteği olarak algılarlar ve dinlemezlerdi. Şimdi de dinlenmeyeceğimi biliyor, ya bir hareketimle gözdağı veriyorum ya da sert bir sınır çekerek ortadan kayboluveriyorum, sokak ortasında ghostlamışlığım da var. Gururumu ezdirmemek açısından çok faydası oldu, beni korudu.

Yaptığı affedebileceğim bir hataysa, yokluğumu önemseyip ulaşmayı, gönlümü almayı seçerse o adamdan devam... Yapmazsa da hayatıma devam, hayat akıyor, kuşlar uçuyor, dünyanın sonu değil, dışarısı bekar insan dolu.

Kendim adına konuşuyorum, bu devirde insanlar hep gizli bir yedek listesi yaparken, iki taraf da 56. tercihiyle falan flörtleşirken, kızlar seve seve evli adamların metresi olurken bu hengamenin, bu çürümüşlüğün içinde ben tüm çabamı, tüm yatırımımı tek bir insana odaklama, ona bel bağlama enayiliğini yapmak istemiyorum açıkçası. Çok büyük bir kumar. Böyle davranmak sadece onlara mı mahsus? Bir tek onlara mı bencillik serbest? Ben de insanım. Tanrı her şeyimizle mükemmel olmamızı isteseydi öyle yaratırdı.

Sadece kendim için enayilik olarak görüyorum, diğer kadınlar için değil. Sonuçta erkeklerle deneyimlerimiz hepimizin farklı, değil mi? Onca kalp kırıklığından sonra erkeklerdeki iyiyi görmeye çalışmak artık benim için ancak enayilik olur. Takılmak işime geliyor, piyasadakiler zaten belli, istedikleri belli. Onlardan alabileceklerim ve almaya hazır olduklarım belli.

Son zamanlarda erkeklere en ufak bir hoşlantı kırıntısı bile hissedemesem de, yeterince hoşlanırsam bir şeyler yaşarım. Birinin artık ben yalnızlığı istemeyeceğim kadar bana iyi gelmesi, benim de ona iyi gelmem lazım.

Amaç salt seks de olsa yeter ki birbirimizi hoş tutalım, sonra hayatımdan gitmek istediğinde tutmam zaten. Hayatıma giren hiçbir erkeği kötü bir anı olarak hatırlamaya tahammülüm kalmadı. Önemsediğim tek şey ikiyüzlülük ederek efendi erkek ayaklarına yatıp hayatımı kaydırmamaları. Sözlerinde ve davranışlarında direkt oldukları sürece ne yapmam gerektiğini hep bileceğim.

Sanırım benden şimdilik bu kadar Cıvıtık, resme döneyim. Sana da bir şarkı ateşleyeyim sabah sabah <3

https://youtu.be/yK3IlV3l9xY

Charlie Babbitt (22 yaşında) 1 yıl önce yazdı:

Merhaba abla.

İlk önce kısaca soruyu yazıp sonra uzun açıklamasını yazacağım müsaitlik durumuna göre açıklamayı okursun.

 

1-Kadınların ve erkeklerin sosyal medyada karşı cinsi cinsel anlamda öven, ona azdığını belirten gönderiler paylaşması arasında fark var mı?

 

Özellikle son iki haftadır twitterda bunun muhabbeti çok dönüyor. Geçen bir kadın milli futbolcu barış alper için hem sahada çok koştuğu için hem de boğa burcu olduğu için yatakta adeta bir boğaya dönüşeceğini söyleyen bir gönderi paylaşmıştı. Sonrasında bir erkek de esneme hareketleri yapan bir kadın sporcuyu paylaşıp bide bu kadının yatakta nasıl esnek olduğunu düşünün gibi bir gönderi paylaştı ve bu gönderinin altında kadınlar, deliler gibi kadınların ve erkeklerin bu gönderileri arasında fark olduğunu söylediler. İki tarafta açıkça yatakta seks yapmaktan bahsetmiyor mu? Arada nasıl bir fark var?

 

2-Flört ettiğim kızın yanımda başka erkekleri övmesinden ne anlamalıyım? Ciddi mi yoksa shit test mi yapıyor nasıl anlarım? Shit test ise nasıl tepki vermeliyim? Övdüğü kişinin ünlü-ünsüz olması veya yaşıtımız-yaşça büyüğümüz olması durumu değiştirir mi?

 

Ünlüleri hayranlık derecesinde sevmek bana oldum olası çok saçma gelmiştir. Bunu lütfen kompleks veya kıskançlık olarak algılama. Bana sorsan benim de beğendiğim onlarca ünlü kadın var ama onlar sadece beğendiğim kadınlar. Bu kadar. Flört ettiğim bi kız Henry caville hayrandı ve dönem dönem hayranlık duyduğu kişilerin değiştiğini söyledi. Bu durumu hiç takmadım çünkü adam Henry cavill. Ama bi süre sonra gittiği sağlık ocağındaki doktordan hayranlıkla bahsetmeye başlayınca orada garip hissetmeye başladım. Bana karşı ilgisinin kaybolduğunu eğer kaybolmamış olsa başka bir erkeği yanımda bu kadar övmeyeceğini düşünmeye başladım. Sonrasında bi süre sonra aramıza soğukluk girdi ve iletişimi kestik.

 

3- Kadınlardaki bu crush muhabbetine yorumun nedir?

 

13-15 yaşında ortaokuldayken duyduğum zaman normal kabul ederdim ama +18 yaşında birinin hala bu konularda olması bana düşük IQ lu olgunlaşmamış bir kız vibe'ı veriyor ve soğuyorum. 

 

 

 

Charlie Babbitt (22 yaşında) 1 yıl önce yazdı:

2. Sorunun açıklamasına eklemeyi unutmuşum : flört ettiğim kız en son gittiği tatilde "annemler denizde yüzerken ben sahilde yakışıklı çocuklarla tanışıyordum :D" demişti.  beni asıl garip hissettiren buydu. 

Mantıklı Kadın 1 yıl önce yazdı:

Kadın cinselliği ile erkek cinselliği farklıdır. Nedeni de kadınların hamile kalması, erkeklerin kalmaması dolayısıyla kadınların seçen/eleyen, erkeklerinse elenecekleri için her fırsatı deneyen cinsiyet olarak evrimleşmesi. Bu kadar büyük bir biyolojik fark ve onun getirdiği psikolojik eğilimler varken, aynı davranışın iki cinsiyette farklı durmadığını iddia etmek saçma olur.

Ben erkek cinselliğinin de kontrollü olması gerektiğini savunuyorum ancak bunun nedeni ikisinin birbiriyle aynı olduğunu iddia etmemden ziyade, kadınların seksi erkeklerle yapması dolayısıyla eğer kadınların seks davranışlarının kontrolden çıkması istenmiyorsa bunun yolunun erkeklerin, özellikle de çekici erkeklerin de seksinin sınırlanmasından geçtiğini düşünmem, sadece bunu yapan toplumlarda aile denen kurumun daha sağlam şekilde var olduğunu gözlemlemem.

Kadınların bu ifadelere karşı çıkarkenki bu tavırları doğru, ancak bu tüm bu vakadaki olmamışlığın nedeni, aynı kadınların konu kadın cinselliğinin başka bir contexte eleştirilmesi durumunda iki cinsiyet de tamamen aynıymış gibi konuşması. Eğer bu şekilde tavırlar görmekten hoşlanmıyor ve bunun rahatsız edici olduğunu düşünüyorsan, özgür kadın cinselliği ve özgür erkek cinselliğinin o kişilerle ilgili de aynı şeyleri hissettirmediğini kabul etmelisin örneğin.

Bir kız sana başka erkekleri övüyorsa evet çirkin bir shit test veya seninle ilgilenmiyorum demektir. Kız düzgün karakterli olsa veya da sana yeterince ilgi duysa bunu yapmazdı. Bence pas geçmek gerekir böyle bir kızı. Bir aktörü ayarında -cinsellik katmadan- övmek, beğendiğini söylemek belki olabilir ama söz konusu görüşebileceği bir erkekse direkt kocaman bir kırmızı kart.

Crush muhabbeti 25e kadar normal. Erkek muhabbetinden başka bir şey konuşmuyorsa da pas geç, elin aptalıyla neetcen?

Charlie Babbitt (22 yaşında) 1 yıl önce yazdı:

Peki abla bu bi shit test ise testten geçmek için nasıl tepki verilmeli?

 

Mesela geçen tiktokta bi çift videosu gördüm. Kadın, yanında sevgilisi varken ünlü erkeklerin yakışıklılıkarını sıraladığı bi filte ile video çekiyordu. O erkekleri de öve öve bitiremedi. Sevgilisi rahatısız olduğunu belli eden mimikler, kaş-göz hareketleri yaptığı zaman da yorumlarda özgüvensizlikle itham ettiler. Böyle bi durumda nasıl tepki verilmeli? Biz de o adamı övmeli miyiz yakışıklı adam falan diye? Görmezden mi gelmeliyiz?

Mantıklı Kadın 1 yıl önce yazdı:

Öncelikle, sen bu davranışı beğeniyor musun, beğenmiyor musun? Bu neden senin sineye çekmen ve "atlaman" gereken bir hareket oluyor ki? Sen eğer bundan hoşlanmıyorsan, bunu yapan kızdan soğuman lazım. Hala ona yaranmak, onun gözünde özgüvensiz olmamak noktasındasın. Bu çok yanlış. Senin hoşuna gitmiyorsa ve "kendi" mantık süzgecinde buna katlanmak istemiyorsan, bunu karşıya ifade edersin, ciddi şekilde utanmazsa da ayrılırsın, bu konu bu kadar basit olmalı. 

Charlie Babbitt (22 yaşında) 1 yıl önce yazdı:

Çok haklısın abla. Yaşım küçük ve bu konularda yeniyim. Son 1 senedir yavaş yavaş ilişkiler üzerine deneyimler elde ediyorum. Çok fazla okuyorum ve detaylı şekilde düşünüyorum. Aslında bu bana çoğu zaman zarar veriyor. Basit düşünmem gerek. Bi de şu ilk yazdığım paragrafa tekrar bakar mısın? "İki tarafta açıkça yatakta seks yapmaktan bahsetmiyor mu? Arada nasıl bir fark var?"

Charlie Babbitt (22 yaşında) 1 ay önce yazdı:

Merhaba. Yukarıda, yanımda başka erkekleri övüyor diyerek bahsettiğim kızla ilgili bir gelişme oldu. Kıza karşı duygusal hiçbir şey hissetmiyorum ama merak ettiğimden soruyorum. Bu kızla üniversitenin hazırlık döneminde aynı sınıftaydık. Arkadaş ortamımız da aynı olunca hızlıca samimi olup bi kaç hafta flört ettik. Ders harici başbaşa iki kere buluştuk. Bana kurabiye falan yapıp getiriyordu. Sonra bi anda yukarıdaki bahsettiğim şeyleri yapmaya başladı. Bu olaylar toplam 1-1.5 aylık süreçte oluyor. Bende ilgisi bitti herhalde diyip herhangi bir ek çaba sarfetmedim. Hazırlık bittikten sonra birinci sınıfa kadar 6-7 ay hiçbir iletişimimiz olmadı. Birinci sınıfta ortak bir dersimizde karşılaştık ve iki kere arkadaş grubu olarak kafeye gidip sohbet ettik. Ve kız yine erkekleri övdü. "Yazın teyzemle gittiğim otelin spor salonundaki pt çok yakışıklıydı ağırlıkları kaldıramıyormuş gibi yapıyorduk gelip bizimle ilgilensin diye." demişti. Garip bi huyu herhalde. Sonrasında o ortak dersin devam zorunluluğu olmadığı için ben gitmedim ve sadece kampüste karşılaştıkça selamlaşıyorduk çok kısa ayak üstü konuşuyorduk. Birinci sınıfın ikinci dönemi ve ikinci sınıfın ilk dönemi hiç karşılaşmadık. Neredeyse 1 yıl. Şimdi ikinci dönem bir dersimiz ortak. Geçen hafta ilk dersi işledik. Kız derse hocadan geç geldiği için gidip selam veremedim. Hoca, tahtaya yazı yazması için o kızı seçti. Arada göz göze gelsekte kız çok soğuktu. Gözünü kaçırıyordu. Hoca mola verdiğinde ve ders bittiğinde de sınıftan adeta kaçar gibi hızlı çıktığı için yine gidip selam veremedim. O günden birkaç gün sonra instagramdan beni ve hazırlıkta samimi olduğum arkadaşlarımı takipten çıkarmış. Whatsapptan da engellemiş. Bugün ikinci dersimizdi ve hocamız, "İntikam sever misiniz?" diye sorunca kız "Severim, o kişi hiç hayatımda olmamış gibi davranırım, hayatımdan çıkarırım, tanımamış gibi yaparım." dedi. Bu sefer göz göze gelince gözünü devirip çevirdi. Açıkçası yanına gidip konuşmayı düşünüyordum ama bunu dedikten sonra sinirlendim ve vazgeçtim. "İntikam" almasını sağlayacak kadar ciddi ne yapmış olabilirim ki? Hani bi adım atmamı beklese ve atmıyorum diye bunu demiş olsa bir yıldır iletişim kurmuyoruz bu süreçte neden hayatından çıkarmadı da aynı sınıfa denk düştükten birkaç gün sonra çıkarıyor? Kız zaten çok uzun süredir sadece isim olarak hayatımda olduğu için hayatımdan çıkması beni etkilemez. Zorunda kalmadıkça da konuşmayı düşünmüyorum ama bi kadın bakış açısıyla neden olabileceğini merak ediyorum. 

Mantıklı Kadın 1 ay önce yazdı:

Sadece spekülasyon yapabilirim. Zamanında senden hoşlanmış, kendince sana adım atmış. Sen ona yürümemişsin, o da seni kıskandırıp harekete geçirmeye çalışmış (başka erkekleri övmek), sen yine bir şey yapmamışsın. Araya soğukluk girmiş. Son karşılaşmanızda sen selam vermez durumda kaldın belki, o da iyice sinirlendi ve böyle yaptı. Ciddi olan belki senin ne yaptığın değil ama onun duygularıdır, hiç böyle düşündün mü?

Charlie Babbitt (22 yaşında) 1 ay önce yazdı:

Doğru mu yaptım yanlış mı yaptım bilmiyorum. Kıza yüz yüze konuşmak için mesaj attım ve görüldü attı. Mesaj attım çünkü hem bir anda böyle tepki vermesinin sebebini merak ettim hem de bir dönem boyunca (belki sonraki senelerde de ortak dersimiz olacak) bana alttan alttan laf atmasını, sanki düşmanıymışım gibi triplere girip bakmasını istemiyorum. Ya hakkımda birisi "senin arkandan şunu yaptı/ şöyle konuştu" diyerek iftira attı ya da sizin dediğiniz gibi hala bana karşı bir şeyler hissediyordu ve bu selam vermeme durumu bardağı taşıran son damla oldu. Buna pek ihtimal vermemiştim çünkü konuştuğumuz ilk dönemde benden hoşlanmış olsa bile bir yıldan uzun süredir sıfıra yakın iletişimimiz varken hala bana karşı bir şeyler hissediyor olabileceği aklımın ucundan bile geçmedi. Durum böyle olsa bile insan kendisine adım atmayan birine neden düşmanıymış gibi davranır? En kötü soğuk davranırsın, arana mesafe koyarsın ki aramızda mesafe vardı zaten çok uzun süredir. Bu yüzden başka bir sebebi olabileceğini düşünüyorum. 

Ayrıca ona adım atmama sebebim tamamen onun davranışlarıydı. İnsanın Mazisi Olması yazının yorumlarında ""pahalı hediyelere layık görülmeyi severim bu da eski sevgilimden kalan bi durum sanırım" demişti hafif ağlamaklı bir şekilde" diyerek bahsettiğim kız buydu. Yakın arkadaşlarından birinin kız hakkında "şıpvevdi" dediğine de kulak misafiri olmuştum. Hem yanımda başka erkekleri övüyor hem eski sevgilisinden bu şekilde bahsediyor hem de yakın arkadaşı ona şıpsevdi diyor. Bunları kafada birleştirince bana gerçekten ilgi duyup duymadığı konusunda ikilemde kalıp adım atmamıştım.

Mantıklı Kadın 1 ay önce yazdı:

Anlattıkların kadarıyla olmaması daha iyiymiş. Genç erkek yokluğu içindesin muhtemelen, kıza her şeye rağmen duygusal yatırım yapıyorsun şu anda. Umursamamaya çalış. Sen zihnini kontrol edebilsen kız sana hiçbir kötülük yapamayacak bir pozisyonda. 

Elektromanyetik (21 yaşında) 1 ay önce yazdı:

Abla merhaba,

Bloğunuzu yeni keşfettim ve düşüncelerinizi çok beğendim.

Yeni bir ilişki içerisindeyim, bu benim neredeyse ilk ciddi yürütmeye hazır olduğum ilişki denebilir. Bu zamana kadar sınav iş derken zaman ayırmadım, teklif alsam da tamamen içime sinmediğinden ve zamanım olmadığından geri çevirdim. Şu güne kadar da özellikle son 2 yılda kendimi gerçekleştirdim ve olmak istediğim hale geldim. Spor, öncelikli sınavım, yarı zamanlı iş ve diğer önceliklerim de tamamıyla bitti sayılır yakın zamana. Yani artık ilişkiye açığım bir süre beni tutan bir şey yok. Bu zamana kadar da sürekli ilişki ve cinsel dinamikler üzerine teorik olarak kendimi eğittim.

Şuanda çıktığım kişi 19 yaşında ben 21. Kendimi yeterince olgun kafada buluyorum ve kız arkadaşımla dateimde hem sohbet konusu olsun hem de tamam mı devam mı anlamak için çok merak ettiğim sorularımı not ettim ve çok yüksek oranda geçerli ve güzel cevaplar aldım. Belli şeylerde benzer düşünüyoruz belli yerlerde kişiliklerimiz çok farklı. Erkek olarak ben daha uyumlu ve gerçekleştirici rolde görünüyorum. Açıkçası benim gibi durgun ve stabil birisine biraz daha tutku heyecan hareketli duygulu birisi daha iyi olabilir sıkılmışlığı da engeller gibi geliyor. Plan yapmak gibi şeylerde yapım gereği çok ilgim yok. Kendisinden güzel fikirler alıyorum ve uygulayıcı oluyorum o yüzden dateler de pek sıkıcı geçmedi diğer insanlarla yaptıklarıma kıyasla. 

Ama kendisinde beklentiler seziyorum. Ben görünmeyecek şekilde yukarı bir perspektiften bir şeyleri yönetip düşünürken kendisi daha çok somut bir şey görmeye odaklı gibi.

İlk çiçeğimi de sevgili olduğumuzu kararlaştırıp öpüştükten sonraki date e sakladım. Bundan öncesi lovebombing, manipülasyon, kolaya kaçılmış özensiz bir hediye olarak anlaşılmasın diye. Aile evinde kalıyor çiçek almak istediğimi ama buketi götüremeyeceğini bildiğimi ve alternatif fikri olup olmadığını falan sormuştum daha öncelerinde. Ben ince düşündükçe heyecan ve sürprizi kaçıyor. Ben değer atfedilip bir şeyler yapılmasını ve hediye edilmesini ya da güzel sözlerin de ancak anlamı olunca söylenmesini düşünerek tatsızlaştırıyor gibi görünüyorum. Ne kadarını anlıyor ve farkında bilmiyorum. Sadece somut klişe ve hype olan şeyleri ona da yapsam muhtemelen çok mutlu olur ama bana ters. Kendisini eğip bükmeye pek niyetim yok ama daha geniş düşünüp detayları fark etmesini beklemekte hata mı ediyorum. Gözüne sokmak da istemiyorum ben bundan böyle yapıyorum diye. İnce düşünüp kolaya kaçmak istemediğimi anlamı oldukça ve içimden geldikçe bir şeyler yapmayı sevdiğimi söyledim. Ne kadarını anlar bilmiyorum. Daha çok başlarındayken en azından kritik konuları dile geitirip ona göre karar alma düşüncemiz ortak. Şu zamanda bir de yurtdışında (türk çok ama iyisine denk gelmek zor) temiz büyütülmüş ve kendisini saklayabilmiş çoğu kötü alışkanlıktan uzak durmuş ve beğendiğim birisini tekrar bulmam zor. Bana kendisi yazmıştı ilk o beğenmiş ama asla bunu bir koz olarak tutmuyorum onu değerli hissettirecek davranışlarda bulunuyorum. Kendisinden belirli iltifat, ilgi ve sevgi sözcüğü dışında somut bir şey henüz görmedim. Anlayış ve destek dışında bir beklentim yok. Ama bunları düşük tutmak öz değerimi ve onun gözündeki değerimi aşağı mı çekiyor? Daha şimdiden elimi verdim ileride koluma kadar gider mi, kendimi biraz daha sınırlandırmalı mıyım? Kişiliği düzgün ama belirli olgunluk ve derin düşüncelere daha yaş gereği erişmemiş olabilir mi. 

Hesapları genelde ben ödedim, bir defa kahveyi ona ödettim o da 2. Datede bir testti ve sorun olmadı. Bir de en son tatlı kahve buluşmasında onun sözü vardı tatlı ısmarlicam diye onu ödettim. İçecekleri ben ödedim ama. Kadına hesap ödetmek pek içimden gelmiyor, daha ailesinden harçlık aldığı için ekstra ben üstlenmeye çalışıyorum ki date ayarlayacağımızda hem para yönünde endişesi olmasın, sırf o an parası azsa falan bu plan değişimi için sebep olmasın.

Ama ben de yurtdışında öğrenciyim kazandığım para şuan masraflarımın altında. Yine kenarıdan para eksiliyor düzenli olarak ve dateler bu düzenle giderse bana da maddi yük olucak uzun vadede. Dateler için bütçemi ayırdığımda hediye kısmı bir eksik oluyor bu sefer, hesabı 50/50 yaptığımda kenarıda duran parayı bir hediye bütçesine dönüştürsem ve o şekilde kullansam mı şu noktada. Kendisi para hesabı yapan, tutumlu birisi ama ben kesenin ağzını erken açtığım için benim durumumu ne kadar anlamıştır bilmiyorum. 

 

-Dateler basitleşmeli mi, her seferinde bir şehir gezmek gibi ya da oturup bir şeyler içmeli arada yemek yemeli geçiyor. Dümdüz oturup simit ayran gibi basit bir şey henüz yapılmadı. Doğum günü var birkaç haftaya ama ne alsam ve ne kadar bütçe ayırsam bilmiyorum 30-50 euro arası aklımdaki rakam. Bu sürede belli hesap kısımlarında artık daha mı eşit ödeyelim ya da o teklif ettiğinde ona ödetmeli şekilde ilerleyeyim.

Kadın kafa yapısını, regl psikolojisini, kendisinin nelerden hoşalndığını çözmeye çalışıp zamanla anlayacağımı söyledim. Sürekli ilgili şekilde ne zaman ne düşündüğünü vesaire sorup anlamaya özen gösteriyorum ayrıca kendim de araştırmalar yapıyorum. Kendisinden bana karşı öyle aman aman bir anlama çabası gösterdiğini görmedim. Basit düşündüğümüzü vesaire söylemiştim bu bir hata mı oldu bilmiyorum.

Ama kendisinde en temel ilişki beklentim olan güven ve sadakati görüyorum. Ben çok darlanmaya gelemiyorum bunu en başta belirttim sabahtan planımı söyler akşama kadar hiç konuşamayacağımı ve o ara boşlukta hiç yazmayacağımı vs söyledim ve çok güzel anlaştık bu konuda. 

Biraz daha kendimi açık ifade etmem gerekiyor galiba, ilk kez bende kaldı ama o gün regle denk geldi. Tamamen onunla ilgilendim gözlemleme şansım oldu fiziksel ve mental zorluklarını. Masaj güzel söz temas gibi şeylerle olabildiğince yanındaydım dün yani 4. Gününde evet bir şey olduğunda uzatmıyorsun konuyu direkt kapstıyorsun ama biraz nazlandırsan ilgi göstersen fena olmaz dedi. Çok kırıldım ve öfkelendim, yaptıklarımın ne kadarını görüyor acaba diye bayağı düşünüyorum dünden beri. Davranışlarım da teoriye baktığımda olabilidiğince mükemmele yakın oysa.

Mantıklı Kadın 1 ay önce yazdı:

Neler ettiler siz gençlere böyle. Mesajını okuduğum zaman fazla bilmenin yaşattığı işkenceyi gördüm, iki tarafta da. İlişki nasıl olmalı fikirleriniz yüzünden koca bir ağırlığın altındasınız. Her hareketiniz bıçak sırtında... İşte bu, özellikle kadınlar tarafındaki bolluk illüzyonunun ilişkilere yarattığı problem. İlişki o kadar doğru yaşanmalı ki varlığı ancak böyle sürdürülebilir oluyor. 

Detaylarda boğulmuşsun. Çok fazla düşünüyor ve kafanın içinde çeviriyorsun belli ki. Öncelikle bu kadar kontrol meraklısı olma. Kızın ruh halini, sana olan ilgisini, sevgisini sadece senin davranışların belirlemeyecek. Bunu kendine telkin etmeye ve bu ilişki biterse de yaşamın güzel olacağını kendine hatırlatmayı dene.

Kızların kafası sosyal medyada "birlikte olduğu erkeğin simp olmasından duyduğu rahatsızlığı ancak simpinin onlara yaptığı jestleri pazarlayarak giderebilen" kızlar yüzünden allak bullak. Bir yerlerde bir erkeklerin bir kadına yaptığı jestleri görerek bunlara özeniyorlar ama o erkeğin ve o ilişkinin dinamikleri hakkında doğru fikirlere sahip değiller. Kendilerini simpleyen erkeklere içsel arzu duyamadıklarını, içsel arzu duydukları erkeklerin de simplik yapmayacağını anlatan bir ilim yok ortalıkta. Erkekler anlatıyor bunu genelde, erkekleri de dinlemiyorlar. Kadın kadına da birbirlerini gerçeküstü beklentiler konusunda gazlıyorlar. Ortaya seninki gibi sürekli ilgi dilenen güvensiz kadın modeli çıkıyor ondan sonra.

Kız arkadaşın tecrübesiz. Kafa yapısını düzeltmesi için ne yapılabilir açıkçası bilmiyorum çünkü kadınlara yönelik söylemler o kadar güçlü ki bununla savaşmak zor. Seninle ilişkisi bu yüzden sürmeyip bir sonraki erkek arkadaşı simp olup da içine sinmeyince anlayabilir mesela. Yaşı büyüdükçe etrafında gördüklerini gerçekçi değerlendirmeye de başlayabilir. Becerebilirsen, yeterince karizmatiksen sen çok çaktırmadan bazı dinamikleri görebileceği yorumlar yapabilirsin, özellikle de siz söz konusu değilken. Çünkü kişi kendiyle ilgili alıngan veya savunmacı olur ama başkalarına daha gerçekçi bakabilir.

Ne dedin abla sen laf salatası yapsın diyorsun, doğru.

1) Kız arkadaşının hali güzel değil ama günümüzde malesef normal.

2) Bu kadar hesap yaparak ilişki yaşamaya çalışma. İlişki biterse biraz acı çekersin ama hayatına birçok yönden rahatlamış olarak devam edersin.

3) Değerli kız konusunda erkekler o kadar takmayın çünkü feminizm rüzgarı sönüyor ve hoeflation tepeyi gördü. Bundan sonrası daha dikkatli kızların nesilleri gelecek. 

4) Maddi meselelerde paran olunca öde, paran olmayınca param yok de. Seven kız bunları dert etmez. Yeter ki parayı yerine koyacak iraden olsun.

Sakin ol. 

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Merhaba cıvıtık hanım yine ben. Öyle pat diye dalacağım daha önce de yazmıştım . Kısaca size meramımı aktarayım. 6 senelik ilişkim var ve ilişkimde evliliğe engel 2 problemim mevcut. 1.sevgilimin şu an bir işi yok (ki istediği şey olana kadar da bekleyeceğini söylüyor) 2. Ona göre en önemli engel olan benim hareketlerim (kavgacı, ani çıkışları olan, çok kontrollü biri olmayışım) bu da doğru. İlişki içinde özellikle birkaç yıl ona çok haksızlık ettim. Bu ilişkide sevilmek ,sevmek nedir,güvenli bağlanma nedir onda gördüm. Yalnız son 1,5 senedir gözümde bi değer kaybı oldu hala seviyorum ama eski hayranlığım yok:( bu da maalesef maddi durumla ilgili ama bu konuda onun daha çok suçu var. Bi işe odaklandığı için başka bir iş düzgün olmadıkça yapmam diyor. Şimdi şu an ben eskisi gibi değilim hatta terapi alıyorum sakin  ona huzur veren bir karakter olmak için ama eskiden 2 günde kavga ediyorsam şu an 2 haftada 3 haftada ediyorum ama artık kalbimi kıracak şekilde tepki veriyor ve böyle biriyle evlenmem diyor. 'Düzelmemi' bekliyor. En ufak bir tartışmayı dahi kabul etmiyor ben de mükemmel olamam dediğimde bende tahammül bırakmadın tüm kredileri bitirdin diyor. Yani aslında bana göre bir süredir ona göre uzun süredir yolunda gitmiyor ilişkimiz. Bitirmek istemişti ama ben hep engel oldum hiç ayrılmak istemedim. Zaten 1,5 senedir ben iş nedeniyle farklı şehirdeyim ama çok sık görüşürdük onun dışında belli sebeplerden yoğunluk vs bu ara çok az konuşuyoruz ve görüşme imkanımız da yok. Şimdi az çok size bi şablon aktardım objektif olmaya çalışarak . Şu anda benim büyük bir problemim var. Daha öncede yazmıştım ben anonim bi ünlü hesabı takip ettim o da beni. Pek konuşup etmemiştik ama geçen güne kadar. Geçen hikayeme yanıt verdi ve bayağı normal iki insan gibi muhabbet ettik. İlişkimi araya da sıkıştırdım. Şimdi ben tanımadığım görmediğim bi adamla sohbet ettim ve bundan keyif aldım ve adamı merak ettim. Adam benimle görüşmek istediğini dolaylı olarak ifade edince ben de o sırada ilişkimi belirttim ve o da bana ilişkisini yürütmek isteyen birinin anonim bi hesapla 1 saat sohbet etmeyeceğini söyledi. Bunu duyduğumda aşırı rahatsız oldum inkar ettim ve sohbeti bitirdim hatta az önce de hesabımı dondurdum ama adamı silmedim,silmek istemedim. Çok kötü hissediyorum kendimi. Bu aldatma olur mu? :( kalbim acıyor ilişkimizdeki en güzel anları benim için her şeyi yapışını hayatta en güvendiğim insan olması ilişkimiz yolunda gitmese de onu çok seviyor oluşum beni çok sevmesi :(.....tüm yaşadıklarımız gözümün önünde şu anda. Uyku uyuyamıyorum....bi de hayatım aile vs çok karışık şu anda. Onu bırakmak istemiyorum ama bi yandan ilişkimizdeki problemlerin bi türlü hallolmaması, evlenemememiz vs hep ilişkiden soğutmaya başlamıştı beni.  Yine de onu seviyorum ve bunların düzeleceğine inanıyorum:(  bi taraftan ya olmazsa yapamazsak vs düşünceleri var....ama ben ona yanlış bir şey yaptığımı düşünüyorum:( aldatma sayılır mı sizce bilmiyorum ama onun haberinin olmaması gerektiği düşüncesi beni mahvediyor:( ben her şeyimi ona söylerdim:( cıvıtık hanım bana bir yol yordam ama ayrıl derseniz ayrılamam kopamam ondan:( keşke şu an yolunda gitseydi her şey ama onunla iletişimde bile değiliz doğru düzgün aramız bozuk:( çok karışık anlatmış olabilirim ama ne yapacağımı bilemiyorum gerçekten:((((

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Öncelikle beklettiğim için kusura bakma :) 8,5 saat mesai ve 1,5 saat yol ile 10 saatim dışarıda geçiyor artık, o yüzden dönüşlerim gecikebiliyor. 

Sondan başlayayım, hayır, bir erkeğin umursayacağı kadar aldatmadın. Biz kadınların aldatılma algısı ile erkeklerin aldatılma algısı birbirinden farklıdır. Kadınlar erkeklerin duygusal olarak aldatmasını daha çok önemser, erkeklerse kadının kendisini fiziksel olarak aldatmasını. Sen şu an yaptığın şeyden bu kadar kötü etkileniyorsun çünkü duygusal bir şey yaşadın ve kendini sevgilinin yerine koyarak kendi hassasiyetini ona yüklüyorsun, projeksiyon yapıyorsun yani. Yaptığın şey hoş olmasa da erkek arkadaşını aynısını sana yapması durumunda üzüleceğin kadar sarsacak bir şey değil. Muhtemelen bu dozda yaramazlıkları o da yapmış olabilir, uzun ilişkilerde böyle uzaklaşma ve sınanma vakaları olur. Benim de oldu, sevgilimin de olduğunu biliyorum. Ben aldatmadım da aldatılmadım da ama o başka kadınlarla, ben başka erkeklerle sınandım. İkimiz de o an istediğimizin peşinden gitmemeyi ve birlikte kalmayı seçtik, içimizde kopan fırtınaları bastırdık, bu vakaları birbirimize itiraf ettik, sorunlarımızı atlattık.

Sizin gibi aşırı tükenmiş hissettiğimiz dönemler oldu mu? Oldu. Birbirimize karşı en ufak bir muhabbet hissetmediğimiz, arada hiç sıcaklığın kalmadığı, bolca kavganın olduğu aylar geçirdik. 

Uzak olmanız kötü. Gözden ırak, gönülden de ırak genelde geçerli bir kuraldır. Yatırımınız çok fazla olduğunuz için siz yeni çiftlerden biraz daha fazla dayanırsınız ama bu kadar kötü giderken ilişkinin bitebileceğine hazır ol.

Ben olsam ayrılma konuşması yapmaz ama kendimi geri çekerdim. Üstüne düşerek şu süreçte yapabileceğin hiçbir şey yok. Kendi hayatına zorla bir yenilik katmalısın -bu bir erkek değil. Biraz kafanı dağıt o yenilikle. Artık saç mı olur, uzun zamandır denemeyi istediğin bir beceri mi olur, sen bulacaksın. Erkek arkadaşını daha az ara.

Anonim kişiyi ise bırak. Erkek arkadaşın olmasa bile bırak. Bir kere, bilinen bir erkeğin aynı anda yazıştığı 882388 tane kızdan biri olabilirsin. Kendini listeye sokma. Şu ana kadar gördüğün değerden sonra başka bir erkeğin gözden çıkarılabilir seçeneklerinden biri olmak sana hiç iyi gelmez. Ayrıca, o kişi için sen hep erkek arkadaşının arkasından iş çeviren güvenilmez bir kız imajında olacaksın, sana yüksek bir değer biçemez. Erkekler bu konularda daha hassastır evrimsel olarak. Ölü doğum olur yani o kişinin peşinden gitmek.

Erkeksiz, hayatını doldur. Erkek arkadaşınla tripsiz ama ilgisiz bir seviyeye geç. Yokluğundan mutlu olup başka kadınlara giderse sana gelmez. Biliyorum bu senaryo çok canını sıkıyor ama emin ol ısrar ettiğinde ayrılığı hızlandırırsın artık. 

Sen de kendini onu arzulamadığın ve yatırımına kıyamadığın gerçeğiyle yüzleştir. İnternet alemindeki en yatırım koruma taraftarı insan benim ama yatırım da her şey değil. Yatırımın hatrına onu bir süre pasif olarak bekle. Yani başkasını alma hayatına ama kendi işlerine bak. Seni istiyorsa iş durumunu biraz toparlayıp gelebilir. O zaman aranız düzelir. 

İtiraf etmem gerekir ki erkekler 20'lerinde bir ilişki içinde olduklarında hırs duygularını riske ediyorlar. Bazen de kızlar enerji vampiri oluyor. Mesela sen erkek arkadaşını şimdi terk etsen, hem sana olan öfkesinden hem de başka kızlarla takılma ihtimali olacağından çok hırslanır ve üstündeki ölü toprağını atar. Senin için de çok garip bir ikilem: terk etmediğin için hipergamini doyurmayan bir erkeğe sahipsin ama terk edensen hipergamini doyuracak birine dönüşecek ve senin olmayacak. 

Seni çok iyi anlıyorum bu arada, benzer süreçlerden, erkeğin işini oturtamaması dahil, biz de geçtik. Bizi tek kurtaran iki tarafın da 3. kişilere karşı kontrollü olması idi.

 

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Estagfurullah da bugün benim için bitmedi tatilde de olduğum için boştum:) ama şunları okuyunca az rahatlamadım desem yalan olur. Defalarca okudum düşündüm öyle yazayım dedim. Çok kıymetlisin öncelikle teşekkür ediyorum. Kötü bir şey yaptığımı düşünüyorum ben de ara ara başkasının ilgisi hoşuma gidebilir demiştim ona ama bundan bile rahatsız olduğu için bu konuyu ona açarsam bitirir net ondan açamam çünkü şu anda göze alamıyorum. Uzak olmaya gelirse tatil dolayısıyla ailelerimizin yanındayız ama bu durum sadece yazları geçerli diğer zamanlarda şehirlerimiz yakın olduğu için 2 haftada bir görüşüyoruz ve haftasonunu birlikte geçiriyoruz. Yan yanayken ona daha çok yakınlık duyuyor fiziksel anlamda istiyorum ama uzağa düştüğümde aynı şeyi söyleyemem. Yani aslında onu arzulamıyor değilim. Yatırımımız çok fazla her şeyi onunla yaşadım ya her şeyi ve benden hiçbir şey sakınmadı bi dönem parası varken ev kirama kadar ödedi. Şu anda maddiyattan dolayı gözümde değerini kaybetmiş olması beni kötü yapar mı? Kız kardeşim sabret herkesin tökezlediği dönemler olur destek ol diyor mesela. Geri çekme meselesinde haklı olabilirsin 6 senedir hiç bunu yapmadım. Anonime gelince ona ilişkimin şu an devam ettiğini ama bitmiş bir şekilde olduğunu söyledim, iletişimde olmadığımızı falan , zaten bu aralar melankolik takıldığım için hikayelerimden anlamıştır. Evet adını dahi bilmediğim anonim kişisi pek çok ilişki yaşamış hatta biz de ilişkiler üzerine sohbet ettik. Eski kız arkadaşlarıyla evlenememe probleminden bahsetti onlardan kaynaklı olduğunu belirterek. Bu arada adam yaşını başını almış benden 8 yaş büyük biri ve evliliğe önem verdiğini söyledi. Ben de öyle burda yazdığım gibi konuşmadım kesinlikle çok mesafeliydim. Bi kaç kere dolaylı olarak bunları yüz yüze konuşalım dedi...yanaşmadım. Anlattığı kadarıyla da onun evlilik kadın profiline uygunum defalarca görüşme vurgusunu beni tanıma isteğine bağlıyorum. Benim hayatımda kimse olmasa da yeni tanıştığım bir adamla yatıp kalkmam. Şu anki ilişkimde bile 2 sene sonra bunu yaşadım. Bunu o adam da anladı çünkü ilişkiler üzerine konuşurken onun kız arkadaşlarının hata yaptığını yani kendimi öne çıkardım . Adam benimle ciddi düşünmezse ona yüz vermeyeceğimi anlamıştır. Ki cidden de böyleyim. Muhafazakar biriyimdir. He adamı merak etmiyor değilim yalan yok ama kendimi sohbet etsem de tuttum. Hesabımı kapattım hatta sırf yanlış bir halt yemeyeyim diye. Kafam net olana kadar açmayıp uzak duracağım. İlişkim zaten çok kötü durumda. Ama her daim yanımda olmuş kişiye sırf şu an işi yok diye bunları yaşatmam sizce haksızlık değil mi? Tüm gün ağladım fotolarımıza baktım. Bir daha böyle sevilemem diye düşünüyorum...yanlış bir durumda mıyım? Onu kaybetsem yolumu bulamam gibi ona günaydın demeden bir günüm olamazmış gibi. Nefesim kesiliyor ayrılık düşününce. Bi de ilişki içinde cidden şımardım ben çok defa haksızlık ettim şu an ses yükseltmemi bile kabul etmiyor en ufak şeyde seninle bu halde evlenemem diyor. Bu da sorun ve kötü huylarımı kavgacı kişiliğimi düzeltmek için terapi alıyorum . Tek sorun iş değil ona göre işi de olsa ben kavgacı olduğum müddetçe bu  evlilik olayı olmaz diyor. Yani her taraftan bunaldım ben. Bu yazdıklarım için bana verecek tavsiyeniz, söyleyeceğiniz şey olursa  dört gözle bekliyorum...tekrar teşekkür ederim tavsiyeleri de dikkate alacağım 

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Bu arada beni anlayan birinin olması o kadar mutlu ediyor ki beni. Bunları detaylı bi şekilde çevremde kimseye anlatamıyorum. Hemen farklı gözle bakarlar bundan eminim:( o yüzden çok yalnız da hissediyorum kendimi. Psikoloğuma bile utana sıkıla bazı şeyleri anlatıyorum... çok zor bir durum cidden. İnsan kafayı yiyor.

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Erkek arkadaşından parası yok diye soğumuyorsun. Öncelikle teşhisi doğru koy. Erkek arkadaşını gayretsiz ve belki beceriksiz bulduğun için soğuyorsun. Bunlar birbirinden çok ayrı durumlar. Kadınların çok büyük kısmı için cidden para değil mesele, hipergami salt konuma güdülenmek değil. Öyle olsa potansiyeli olan erkeklere güdülenemezdik. Benim ilişkim başladığı zaman onun belli belirsiz kazandıran kendi girişimi haricinde hiçbir şeyi yoktu. Ekonomik olarak zorlandığımız dönemler oldu ancak ben hiç soğumadım çünkü hep mücadele etti ve doğru hamlelerde bulundu. Gayret ve becerisinden yana şüphe etmedim, bu da ekonomik zorluklara göğüs germemizi sağladı. Ama ekonomik durumlar iyiyken tembelleşip saldığı bir dönem vardı, o zaman çok soğudum mesela. Erkekte itildiğimiz en temel şey erkeğin "çocuk gibi" olması. Sorumsuzluk da bunu çağrıştırıyor. 

Asabiyetin konusunda tükenmiştir, bu konuda haklı. Daha önce bana kadın nasıl değerli olur diye soran bir takipçime verdiğim huy güzelliği kısmına bak: yorum Bundan sonra kendini güzel bir şifacı olarak hayal et, kendine bir persona oluştur ve o personayı besleyip benimse. Bana böyle düşünceler yarıyor "bıcır bıcır" olmam konusunda. 

Anonim gibi erkekler kadından alabileceği her şeyi aldılar. Artık bir kadının gülüşünü, bakışını, sevişmesini, cilvesini özel olarak sevemeyecek kadar dolular. Bir sürü exleri var. Senin daha özel olma sebebin ancak çocuk için iyi bir anne olacak vasıflara sahip olman, kadınlığının o tip adamlar için ekstra bir lütfu olmayacak. Bilmiyorum, bazı kızlar başka kadınlar seçilmemişken kendilerinin seçilmesini bir statü olarak görüyorlar. Bana ise bu tip eşleşmeler biraz kuru geliyor. Diğer kızları değerli bulmadığı için evlenmedi değil ki. Evlenmek istemeyip başka kızları tecrübe etmek için değersizlerle takıldı o. Anonim için asla erkek arkadaşın için olduğu kadar özel bir yerde olamazsın. Ben bu fikri sevmiyorum. Kişisel görüşüm bu.

Erkek arkadaşının yakasından düş. Eğer giderse zaten kadına doymamışlığı baskın gelmiş demektir ve bunu ileride bir şekilde evlenirseniz sonradan yaşamanızdan iyidir. Sana gelirse, sorun ilişki sahibi olmanın onu boğması değil aranızdaki sorunların onu uzaklaştırması anlamına gelir, sorunlar gidince rahatlarsınız.

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Bu arada evet yanlış ifade etmişim parası olmadığı için değil kesinlikle çabasını göstermediğini düşünüyorum kaldı ki bunu ona da açıkladım. Duygularım etkileniyor dedim. Ben erkeği bu şekilde sevmiyorum beni de anla,aynen senin söylediğin gibi mesele para değil sende yeterli mücadeleyi göremiyor oluşum vs dedim . Asabiyetimi kontrol altında tutmaya çalışıyorum eskiden böyle değildim bu konuda bahsettiğin personayı yaratmaya çalışacağım. Aslında çok anaç , dişil enerjisi yüksek biriyimdir ama işte ailemde, çocukluğumda yaşadığım o travmalar babamın hayatıma katkısı da bu oldu. Ki babamın asabiyetinden de nefret ederim ama maalesef kendim taşıyorum ve bunu değiştirmek o kadar zor ki ama başaracağım çünkü hem sevgilim hem kendi huzurum için çok istiyorum. Gerçekten başka kadınların seçilmeyip benim istenmem bana statü gibi gelmiyor orayı açıklayayım. Diğer kızları da değerli bulduğunu söylüyor ben de aksini düşünmedim hatta bana şöyle dedi her şey düzgün giderken kız en sonunda babam beni sana vermez (kültür farkından) dolayı deyip ayrıldı dedi ve ne yapayım kaçırayım mı kızı dedi. Anonim kişisi zaten bana pek güven vermiyor benim hayatımda doğru düzgün 1 tane ilişkim olmuş o da 6 sene sürmüş onun kim bilir ne kadar bunu da saklamıyor yok tinderlar bilmem neler. Bunlar bana ters zaten. evleneceğim adamda arayacağım şeylerden en önemlisi güven ama ne hikmetse böyle adamları merak ediyorum. Kendimi bu noktada eğitebilmem ve bu tarz adamlara çekilmemeyi nasıl başarabilirim? Tamam uzak durayım ki şu an bunu yapıyorum bundan sonra da erkeklere karşı daha mesafeli olacağım ama ben istiyorum bu konu kökten çözülsün. Böyle pis adamlardan hiç etkilenmeyeyim:( hayır bi de öyle salağım ki başka bi adamdan etkilenirken bile hemen romantik bir ilişkide hayal ediyorum kendimi.... Erkek arkadaşımın başka kadınlara yanlış bir hareketini yakalamadım cıvıtık hanım... çok profesyoneldir belki ama genelde belli eder kendini ...üstelik ben çok kontrolcü didik didik eden biriyimdir her yeri karıştırdım ettim kötü bi şey biliyorum ilişki içinde defalarca yaptım bunu erkek arkadaşlarıyla mesajlarına kadar okudum onlar karı kız atmışken benimki cevap vermemişti... sonra bunları yaptığım için ayrılık noktasına geldik ama şifresini değiştirmeyi tercih etti. Ayrılmasına yine engel oldum bir şekilde. Söz verdim ve şu an kendim isteyerek bakmıyorum arayan bi şey bulur diyorum kafamı bulandırmak istemiyorum. Yani bugüne kadar karşı cinsle alakalı bir şeyini görmedim neden onun yakasından düştüğümde başka kadınlara gitsin ki? O da tabiri caizse bana huzur ver diyor? Hatta geri çekilirsem bu onun da işine gelmez mi? Trip atmayan , kavga etmeyen bir sevgili... bana daha çok yakın olmaz mı? Tek istediğim huzur diyor adam..ama trip atmamakla beraber biraz ilgisiz de davranırsam bunu anlar ve sorgular çünkü hiç ilgisiz davranmadım hatta onu da soracaktım ilgisiz davrandığımı sorguladığında nasıl cevap verebilirim ona? Şundan bundan dolayı diye açıkça belirtmeli miyim? Sonuçta hipergamimi doyurmadığı için , iş durumunudüzeltmesi ve çaba göstermesi için ilgisiz davran dediniz değil mi? Bunu ona direkt belirtmeli miyim sorgularsa? Hakkınızı helal edin  belki kafanızı şişirdim ama siz de bilirsiniz ki insan böyle bir durumda bazen ne yapacağını bilemiyor......

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

aslında erkek arkadaşıma nasıl davranmam gerektiğini biraz daha açarsanız ve onun bana geri dönüşlerini nasıl değerlendireceğimi ifade edebilirseniz sevinirim. Mesela ben adama huzur verirsem adamın hoşuna gider onu tanıyorum ama aynı zamanda nasıl hem huzurlu hem ilgisiz olabilirim? Ve bunu yapmamama rağmen hala işi için çaba göstermezse ne yapayım? Çünkü bu konuda psikolojisinin de iyi olmadığını onunla böyle şeyler konuşunca kötü etkilendiğini söylüyor. Erkeklik şeysi sanırım. Geçen gün telefonunu yaptırdı ben eğer sıkıştıysan destek olabilirim dedim kızdı bana mesela. Maddi sıkıntısını bana yansıtmak asla hoşuna gitmiyor. Bu arada sadece 2-3 kuruma iş başvurusu yaptı buralar olmazsa olmaz dedi asıl hedefi akademi zaten yani tez şu bu yazıyor ama onda da yavaş ağırdan alıyor ve bu da beni çıldırtıyor. Belki siz de bilirsiniz akademiye girmek günümüzde çok zor babası da iyi bir ünide profesör  buna rağmen hala durum bu. Önceliği akademi olduğu için tezini,derslerini aksatmayacak getirisi de statüsü de düşük olmayan işler istiyor sadece. O kadar okudum ettim diyor tamam haklı ama ben daha ne kadar bekleyeyim? Amacı para kazanmak olsa kazanır hatta ona kaç kere dedim bak iş kurabilirsin diye en yakın arkadaşı tekstil işi yapıyor o arkadaşı bile ona gel ortağım ol dedi fena da para kazanmazdı ama yok akademik hayatını baltalayacağı ve istemediği bir iş olduğu için bulaşmadı..... benim de üstüne çok gittiğimi söylüyor....hali ahvalimiz bu... 

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Erkek arkadaşında tükenmişlik var. Tez deyip geçme. Birinin sana verdiği küçük küçük görevleri gerçekleştirmek yerine büyük, kapsamlı bir hedefin tamamen sana bakması çok zor bir süreç yaşatıyor. Benimki de şu an büyük bir yazılım projesi geliştiriyor, ayrı şirket kurdu bu projesi için. Ama gel gör ki son 10 gündür hiç çalışmıyor. Üretemiyor çünkü kafası artık, tatile kadar ara verdi :) Biliyorum kulağa çok garip geldi ama tatile gittiğimizde tebdil-i mekanda ferahlık vardır diyerek çalışmaya dönecekmiş. 

İlgisiz olmak nedir? Aramalarını azaltacaksın. Soracağın soruları sormayacaksın. Erkek arkadaşından başka şeylerle meşgul olacaksın. O sana telefon ettiği zaman ise normal konuşacaksın, küs gibi davranmayacaksın. Senden ona giden trafik azalacak, ondan sana gelen trafiği ise bloke etmeyeceksin.

Huzur vermek zaten böylece biraz gerçekleşmiş olur. Erkekler bizim kadar konuşkan değiller. Bizim kadar sözlü iletişime de düşkün değiller. Onlar sevişelim, karnımız doysun, keyif pezevenkliği yapalım isterler. Bu onlara yeter. Sözlü iletişime ihtiyacı olan, sorunları konuşarak halletmek isteyen, iltifat duymak isteyen bizleriz. Erkekler bizim beğenimizi bile sözden değil de şehvetimizden sezmeyi tercih ederler.

Çatışma fazla iletişimden çıkar. Çatışmak istemiyorsan aynı konuları açıp durma. Bu da huzur verir. Biraz üstünü ört meselelerin. Bir şeyleri halletmenin yolu bazen üstünü örtüp karşıyı güçten düşürmemektir. Öküz bir insan değilse o süreçte senin beklentilerine cevap verir.

Bir de, lişkiyi hafif dinlendirdikten sonra 4-5 günlük bir tatil ayarlayabilseydin mükemmel olurdu. Eski defterleri hiç açmadan, bol cinsel soslu, güzel yemeklerin olduğu, hayatı yeniden güzel hissettirecek bir kaçamak. Ailenin yanından ayrılmak ve ekonomisi için fırsatın olur mu bilemiyorum.

Başka kadınlara illa gider demiyorum. Ama 20'li yaşlarını tek bir kadınla geçirmiş her erkek dışarıyı merak eder. Aynı senin diğer erkekleri merak ettiğin gibi. Gençlik bitiyor telaşı. O kadar normal ki. Dünyadaki istisnasız herkes zamanın geçtiğini hissettiği anlarda deneyimlemediği şeylere merak ve pişmanlık duyar. Zaten bu merak ve pişmanlık bizim insanlık olarak hayvanlardan ayrışmamızın sebebidir, beyin yapımız ve kimyamızla alakalı kaçınılmaz hisler bunlar. 

Bahsettiğin tip erkeklere olan merakın ve çekimin asla bitmeyecek. Yazılarımı okuyorsan bunun çok doğal bir evrimsel çekim, kaçınılmaz bir eğilim olduğunu biliyorsundur. Bu bize atalarımızdan bir miras. Aslında bizim bilinçli düşüncelerimiz değil. Bilinçli olmadığı, bize bile ait sayılmayacağı için ben dikkate alınası olduklarını düşünmüyorum.  Daha bilinçli katmanlarla senin vakanda olduğu gibi çeliştiği zaman, aklı dinlemeli, ormanda koruyucuya ihtiyacı olduğu için en iyi dövüşen erkeğe ihtiyaç duyan kadınların içimizdeki kalıntılarını değil.

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Bugün tam iki saat konuştuk hem onu yükselttim hem de beklentilerimi söyledim ve konunun ne kadar mühim olduğunun eğer beklentime cevap vermezse ayrılık düşünebileceğimi ona detaylı ifade ettim kırmadan. Bu arada bu iş güç dışında erkeksi özellikleri ön planda. Cıvıtık inanır mısın bilmiyorum ama geçen 2 tane kurban kesti benim de düşeceğimi bildiği için kanlı tişörtlü halde fotosunu atmış:D tabi ben de düşüyorum...gerçekten çok ilkelim ya...ama hem hayattan anlaması,hem bilgili oluşu, hem şefimsi özellikleri (etle ilgili şeyleri ondan öğrendim hep:) evdeki sorunlardan anlaması,hasta olduğumda bana alacağım ilaca kadar söylemesi, fiziki gücü (yapılıdır ama biraz şüşkooo:) aynı zamanda sokakta dayılardan çekinmeden ayakkabı bağcıklarımı bağlıyor oluşu, bana olan şefkati,herkese gamsız ama bana kıyamıyor oluşu ve dahası....yani tüm bunlara değer verdiğimi ama bazı şeylerin de benim için çok önemli olduğunu ona aktardım bu arada hak veriyor bu konuda bana. Dediğin gibi umarım süreç uzamadan beklentilerime cevap verir. Bu arada benimkinde de işine odaklanmak için bi mekan, ortam değişikliği ya da ilgisini daha motive edecek şeylere yönelme var:)))  ya hu yapsın da tatile gidelim. Aslında 4-5 günlük ekonomime uygun bir kaçamak yapabiliriz çok iyi gelir bize ama ağustos sonu gibi ancak. Bunu ben de düşünmüştüm.  Hem masrafın çoğunu ben dahi karşılasam kartımı bi yerlerde ona veriyorum hatta bazı yerlerde o istiyor:)) e sınavlara hazırlandığım bi dönemde bana çok destek olmuştu . Onun da neyi varsa benimdir yani hiç sakınmaz...Ben zaten ailemle yaşamıyorum ona yakın olmak için başka şehiri tercih ettim. Üniden gelen birlikteliğimiz var:) bu arada ben daha 27 olmadım ahahhah Kasım ayında olacağım bu site yaşımı yanlış gösteriyor:D evet konuşkan değil bu arada hem de hiç ağzından zorla laf alıyorum adamın...hatta bu yüzden de darlamışımdır onu. Dediklerini dikkate alacağım ama..hiç denemediğim yolları denemek belki bana da çok iyi gelir....kadın konusunda da benden önce cinsel birlikteliği olmuş bi kaç kadınla ama duygu olmadan yapamadım demişti. Sevgilileri de olmuş gayet he çok denedim onu hiç tuzağa düşmedi bana bi şey çaktırmıyor bi gram kuşku duysam rahat durmam biliyor bence:) ben 21 o 23 yaşında beraber olduk biz:) şimdi ben 26,5:d o da 28 yaşında:) lisansı da uzatarak bitirdi köpek...bana diyor ki benim kafamda bi zaman tanımı var 30 yaşına geldiğimde planlarımdan birini gerçekleştirmiş olmazsam o zaman kendimi başarısız sayarım falan...neyse çok düşmeyeceğiz dedik üzerine...

son olarak o adamlara çekim demişken tekrar kendimi biraz rahatlatmak istiyorum sence ben aldatmadım kesin değil mi... içim bi türlü rahat olamıyor kendimi teskin ediyorum ama ne bileyim etkilendim işte. Bi de kendini bu alanda çok yetiştirmişsin hayranım sana ben de kendimi yetiştirmek istiyorum nasıl bi yol izlememi tavsiye edersin?:)

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Ahahahaha tutamamışsın gene kendini. Artık bence o her şeyi biliyor, bir daha açma bu konuları. Kapat artık. Tekrar tekrar aynı şeyleri çevirip durmanın hedefe ulaşmakta bir faydası olmaz. Üzerine düşen açıklamayı fazlasıyla yapmışsın. 

Ben senin anlattığın konsepte "ben hallederim erkeği" diyorum. Bence de maskülenite temelde bu. Erkeğin neredeyse her şeyi halledebildiği, bu fiziksel ve duygusal güce sahip olduğu, gücü çevresinden değil damarlarında akan asil kandan aldığı durum :D

Tatili yapın o zaman. İyi gelir.

Aldatmadın. Ama tutkulu bir sevişme sonrası konuyu açarsın bir ara. Ne kadar zamandır bunun içini sıktığını anlatır ve özür dilersin. Böyle işlere de bir daha gitme. Hep dediğim gibi:

"uçurumun tam kenarında gezinerek düşmemeyi bekleyemezsin."

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Hahahahahah doğru diyorsun kendimce son kez konuşup kapattım:Dtek farkla onu motive ettim. 'Hallederiz abi' en sık kullandığı cümlelerden biridir , eninde sonunda çoğu şeyi de yapıyor beni de rezil ediyor ama yavaştır ben de sabırsız olunca sonuç anlattığım gibi...

bu arada ben kavga sonrası seks hayranı biriyim...o da kavga etmekten nefret eder duruma geldiği için hasret kaldım böyle bir sekse..:D  

Bi ara cesaretimi toplarsam ona açarım konuyu...

daha önce paylaştın mı bilmiyorum cıvıtık ama ben senin okul hayatını,aile hayatını, bu konuma nasıl geldiğini, yine özelde ilişkiler hakkında nasıl bu kadar bilgi sahibi oluşunu hatta varsa bu konuda okuduğun kitapları paylaşırsan ki -kitap tavsiyesini çok isterim-benim gibi kadınları sevindirirsin:) merakla bekliyorum ve yardımın,gösterdiğin yol için çok teşekkür ediyorum. İstanbul'a yolun düşerse ve prensiplerine uygunsa reelde görüşüp bir kahve ısmarlamayı da çok isterim:) çokça kalp ❤️

ln(Arcc(0.16)) 2 yıl önce yazdı:

Abla sen daha iyi bilirsin ama "Kadınlar erkeklerin duygusal olarak aldatmasını daha çok önemser, erkeklerse kadının kendisini fiziksel olarak aldatmasını" cümlesi bayağı yanlış gibi. Zaten erkeklerdeki bakire arayışı meselesi fiziksel değil duygusal bir şey hala aklı eskilerde mi kalmış diye.

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Estağfirullah, ben daha iyi bilirim diye bir şey yok, benim kendimce tutarlı gördüğüm iddialarım var.

Erkeklerin kızın alfa dul olup olmamasını önemsediğini biliyorum çünkü bir kızın aklında birinin ukde kalmış olması erkek için zor bir çıta, kadın için de aynı şey geçerli tabi. Ama bekaret isteğinin bununla alakalı olduğunu düşünmüyorum çünkü alfa dul olmakla seks yapmak arasında direkt bir korelasyon yok.

Bir kadın sadece aşık olduğu ve etkilendiği erkekle seks yapmaz. İlk seksi de buna dahil. Heves eder, yaşıtlarının etkisinde kalır, merak baskın gelir ya da ailesine inat bir adım atmak ister vs. İkincisi, bir kadın seks yapmamış olsa da etkileyici bir erkeği platonik olarak dahi aklına takabilir, takıntı yapabilir ve o kişiyle bir şey yaşayamamış olmak onda ukde kalabilir. 

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Merhaba civitik hanım. Benim bu aralar ve başıma daha önce bir kez daha gelmiş ciddi bir problemim var. 5-6 senelik bir ilişkim var evlilik yolunda giden. Yalnız sevgilim maddi durumu şu an elvermediği ve benim onu zaman zaman huzursuz eden bir karaktere sahip olduğum için bu konu bir müddet askıdaydı. Son 1,5 senedir ondan daha fazla para kazanıyorum. Ve bu 1,5 sene içinde aynı ortamda olan birinden hoşlandım. Sevgilim kadar dahi maskülen biri değildi bu arada. Sevgilim çok maskülen, korumacı, aynı zamanda vizyon sahibi ve güvenli bir ilişkiyi tercih ettiği için bana pek karışmayan birisi. Ben de tabi çoğunlukla ölçülü biriyim. Sevgilim ondan kaç gömlek fazla olmasına rağmen adamı delicesine merak ettim, aklımda senaryolar kurdum ama bi şekilde mesafe koymaya çalıştım başardım da. Adamın da hayatında biri olmasına rağmen bana bakışlarını çok yakaladım. Küçük değiliz anlıyoruz artık. Her neyse şimdi adamı her gün görüyorum ama eskisi gibi değilim mesafeyi de koruyorum. Yalnız bana son zamanlarda sosyal medyadan yazan bir adam oldu. Takipçisi yüksek okuduğum kadarıyla da kafası da bayağı çalışan hali vakti yerinde beyaz yaka bir kişi. Sevgilim olduğunu söyledim ama az sohbet ettik bu arada anonim bir hesap. Yüzünü bırak elini dahi görmediğim biri. Kısacık konuşmamızda dahi adamı aşırı merak ettim . Sonra yine anonim olan instagram hesabını takip ettim ve maalesef o da beni etti ama bu kadar. Sevgilim olduğunu söylediğim için yazmadı ben de yazmadım ama sevgilim olduğunu söylemeden önce benimle ilerleyen zamanlarda sohbet etmek istediğini söyledi. Sadece aşırı bir merak var içimde belki adamı görsem tipine tükürürüm ama yok kafamda bir kişi kurdum ve onunla tanışıp görüşmek istedim. Böyle yazdığıma bakma acayip kötü durumdayım. Sevgilimi çok seviyorum ve beni çoğu konuda doyuran birisi. Erkeksi ama öküz biri değil mesela. Kültürlü, eril vallahi yol verse bir çok kadın ona yürür. Peki ben sevgilimden de genel anlamda (az tembel olması dışında) şikayetçi olmamama rağmen neden bu haldeyim? Neden yüzünü dahi görmediğim, mesajdan bi kere yüzeysel konuştuğum adamı merak ediyorum?  Gerçekten bunları düşünmekten işim gücüm aksıyor:( bana bir yol izah ederseniz çok sevinirim cıvıtık hanım... 

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Her insana birkaç yılda bir böyle dönemler gelir. Bende 5-10 senede bir mutlaka oluyor. Bunlar, rutinden sıkıldığın ve dopamin yokluğu çektiğin için yaşadığın duygular. Muhtemelen iş hayatında, sosyal hayatında da aynı ilişki hayatında olduğu gibi bir durağanlık oluştu.

İnsan durağanlığa gelemiyor. Gelebilseydik, daha doğrusu şu an hissettiğin "aranma"yı hissetmeseydik ne icatlar, ne coğrafi keşifler, ne de edebi eserler vs. yapabilirdik. Arayış duygusu, evrimin ya da istersen Allah diyelim, bize ilerlememiz için verdiği bir hediyedir.

Ama işte, durmak isteyene de aynı zamanda bir beladır bu arayış duygusu. 

Ben, arayış duygusu yüzünden ilişkilerimizi bitirmeye karşıyım. Kendim de bunu uyguladım. İlişkiler, ilişkide aşılması denenmiş ve başarılamamış problemler olması durumunda bitirilmelidir ancak. Başkaları için değil. 

Aksi takdirde hiçbir ilişki sürmez. Başkalarını her zaman isteyeceğiz. Çünkü genimiz ölümsüzlük istiyor. Ölümsüzlüğün en garanti yolu mümkün olduğunca farklı eşleşmelere ulaşıp sağlığından umutlu olduğumuz insanlardan çoğalmak. Geçen Twitter'da da yazdım. Kadınların tek eşliliği de biyolojik değil sosyal bir meseledir. Kadınların biyolojisi dahi bir eşleşmeden yararlandıktan sonra başka bir eşleşmeye geçip daha geniş bir genetik havuza erişmek ister. Çünkü eşleştiğin bir insanın geninin ne kadar kaliteli ve güçlü olduğunu tam olarak bilemezsin. Daha fazla kaliteli dölle eşleşirsen kendini tek bir gen kalitesiyle sınırlamak zorunda kalmazsın.

İşte genin bu isteğini eyleme geçirtmeye çalışan mekanizma da dopamindir. Yeni insanlara kadınlar da erkekler de dopamin salgılar. Onları bir ödül olarak tahayyül eder ve erişmeye çalışırlar. Eriştikten sonra dopaminin işi biter. Zamanla o kişiye de dopamin salgılamamaya başlarsın ve yeni insanlara salgılarsın. Bu sonsuz bir döngüdür.

Buna teslim olanlar çok kişiyi harcarlar ömürlerinde. Ceplerinde sadece anılar kalır, bir insanın yanında kalması için yine bir gün bu mekanizmaya karşı çıkman gerekir. E baksana, nasılsa elbet bir gün irade ile bitireceksin bu döngüyü, o zaman o iradeyi kimsenin kalbini kırmadan ve kendini doyumsuzluğun kollarına atmadan göstermek en iyisi değil mi? 

Sen bir daha yanındaki kişiye diğer kişiler gibi ısınamayacağını sanıyorsun şu an. O iş öyle olmuyor. Biz o kadar çok soğuyup ısındık ki seneler içinde. Birkaç ay, taş çatlasa yıl sonra aranızın eskisinden bile iyi olduğu bir dönem gelecek. Tavşanlar gibi sevişeceksiniz. Sonra tekrar soğuyacaksınız. Bu da ilişki içinde yaşanıp duran bir döngüdür. 

Döngünü seç. 

Ama ilişki içinde kalmak istiyorsan kimseyle böyle görüşüp bakışma. Uçurumun tam kenarında gezinip sonra ayağının kaymamasını bekleyemezsin, bu saçmalık olur. İlişkini sürdüreceksen, gözlerine ve iletişimin her türlüsüne set çekeceksin.

Aynı zamanda kendine başka dopamin kaynakları üretmelisin. Erkeklerin ilgisi bir genç kadın için en bedava, emeksiz dopamin kaynağıdır. Bu yüzden, dopamin youkluğu çektiğimiz zaman aklımıza gelen ilk şey flört etmektir. Ama bu kolaylığa teslim olmamak gerekiyor ilişkilerimiz sürsün istiyorsak. Alternatif dopamin kaynağı yeni bir hobi edinmek, seyahate çıkmak, işten istifa etmek, taşınmak vs. olabilir.

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Ah içime tercüman oldunuz. Öyle zor ki bunları yaşamak. Tabi ki ilişkim bitsin istemiyorum sevgilimi seviyorum ama sanki özellikle bu dönem gözümde eskisi gibi değil. Ona hep hayran olmak istiyorum ama maalesef bu aralar hayranlığım da düştü. Acaba diye merak ettiğim kişiler de pek matah kimseler olmayıp onun tırnağı olamazlar. Benim için yaptığı fedakarlıkları düşününce gözlerim doluyor nasıl olur da ben bu adamdan başkasını sadece düşüncede bile olsa hayal ederim. Yediremiyorum kanıma dokunuyor. Yanlış bir şey yaparsam bunun acısını yine ben çekerim. Böyle şeyler yaşadığımı anlatırsam benden ayrılır da. Geleceği düşünerek, kuracağımız yuvayı hayal ederek kendimi teskin etmeye çalışıyorum. Çekim hissettiğim erkeklerden uzak duruyorum tabii ama bunlar çok zor şeylermiş. Peki acaba sevgilimin maddi durumu, iş konumu vs bunlar da beni olumsuz etkilemiş olamaz mı cıvıtık hanım? Bana kaç sene önce sorsanız sevgilim şu an her şeyi elde etmiş olarak hayal ederdim ama hayat öyle olmadı. Biraz da ağırdır dediğim gibi. Bu tarz durumlar da insanı tetiklemez mi? Çevresinden tüm kadınları çektim aldım. Şimdi düşünüyorum acaba hata mı ettim? Etrafında kadınlar olsa gözüm ondan başkasını görmezdi belki? Offf off ....deli sorular işte...

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Tabi ki hipergaminin bununla alakası var. En hipergamik kadınlar potansiyeline erişmiş erkekleri isterler, ortalama bir hipergamisi olan kadınlar da potansiyeli olan erkeklerle eşleşirler. Hipergami ayarını kaçırmadığın zaman insanlık açısından yararlı bir güdümüzdür. Amaçsız, ipsiz-sapsız, toplumda kendine bir yer açamayan erkeklerle aile kurup kendini ve çocuklarını mağdur etmeni engeller. Erkekleri de kadınlara erişmek için kendini geliştirmeye motive eder. 

Sen zamanında potansiyeline bakarak bir seçim yapmışsın, o da potansiyeline erişememiş. Cinsel pazar değerinin düşmekte olduğunu biliyorsun ve değerin tükenmeden daha yüksek değerli bir erkeğe geçmeye güdüleniyorsun. Yaşadığın şey tamamen normal ama tamamen güdüsel. 

Erkeğin hırslısı hayranlık uyandırır ancak bu iş paket halinde geliyor. Hırs yüksek testo ile bağlantılı. Yüksek testo da kadınlara düşkünlük ile ve evet, tek bir kadına değil. Bir erkeğin tuttuğunu koparan bir yıldız olmasını istersen, aldatılmayı ufaktan göze alman gerekir. Piyasanın acımasız bir gerçeği bu. Erkeklik, emekle yapılan bir şey olduğu için, emek veren erkek de ödül istiyor. Bir erkeğe en çekici gelen ödüllerin başında da kadın var. Malesef. Zaten kendin de farkındasın bu ilişkinin. 

Bence, çok tembel değilse, bu denge senin açından her an aldatılma veya ikame edilme tehlikesiyle yaşamaktan daha iyi. Senin kadın olarak değerin sürekli düşecek, onunki eğer tamamen salmazsa 40'larına kadar yükselecek. Birkaç yıl sabredersen, şu an için seni zorlayan hipergamiyi hissettiren cinsel pazar değeri farkınız yok olacak. 

Sevgilini biraz harekete geçirmek için şu yazıma bakmanı öneririm. Erkeklik gururunu okşarsan aranızdaki çekimi artırabilirsin umarım. 

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Çok teşekkür ediyorum. Yani aslında erkeksi özellikleri günümüz erkeğine nazaran epey önde. Her şeyden anlar, yanımda olur bana bir şey bırakmaz vs bunda sıkıntı yok. Ama meslek konusuna geldiğimizde tek bir şeyi istediği için başka seçenekleri çok az. Okuyup ettiği için kendine her şeyi de yakıştırmaz ama yoruldum ben de. 5 kuruş parası dahi olsa bana harcama yapar bunlar çok güzel şeyler de ben bunaldım . Baska sorunlarımız da var tabi. Sence cıvıtık hanım bu yaştan sonra (27) sevip deli gibi sevileceğim maskülen birini bulmam imkansıza yakındır değil mi? Ona az soğuk hissediyorum bunu tersine çevirmek için ne yapmalıyım?

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Tabi ki başkasını bulman imkansız değil, başkasını bulamam diye kalmanı önermiyorum zaten. Ama mükemmel bir insan bulamazsın, çünkü böyle bir şey yok. Daha maskülen, mesleki başarısı yüksek birini bulursun, onda da başka bir sorun çıkar. O zaman da insan kendine şunu sorar: e ben bir sorun var diye ilişkimi bitirdim buraya geldim, şimdi gene sorun var, ne anladım ben bu işten?

Sana işkence gibi hissettiriyorsa, özdeğerini sorguluyorsan, kişiyi artık hiç beğenmiyorsan ayrılırsın tabi. Hele de kavga, gürültü, saygısızlık, aldatma gibi durumlar varsa. Ama bunlar yokken mükemmeli arayıştan partner değiştirmek ilk mesajımdaki döngüye girer. Dene gör, bir sonraki kişinin de başka bir şekilde bozar tarafı olacak. O zaman yine terk edeceksin ve yeni bir kişiyi deneyeceksin ya da o kişinin kusuruna razı olacaksın.

Kusura razı olmayı öğrenmek zorundayız. Önemli olan mantıklıca ve sürdürülebilir bir şekilde razı olmayı öğrenmek. Bir de şu çok önemli, karşındaki kişi de senin kusuruna razı olan bir insan olmalı ya da bu potansiyeli göstermeli. Çünkü bazen şöyle vakalar oluyor, bir taraf yıllarca sabrediyor, karşı taraf ilk 1-2 kusurda terk ediyor. Böylesi insana yatırım yapmak çok kötü hissettirir insana. Eğer partnerin bu dediğimden geçiyorsa, bence kalmalısın. Dediğim gibi, kusursuz insan, mükemmel ilişki diye bir şey yok. Artı eksi dengesiyle bir karar verip bunun arkasında durmak var.

Sevgiline biraz daha sıcak hissetmek için ne yapabilirsin? Ben şahsen kendime dönüyorum ve bu mesele üstüne çok düşünmüyorum. Soğukluğu yok sayıyorum ve beklenti düşürüyorum zihnimi zorlayarak. İhmal ettiğin bir şeye başla, kişisel bakım-kişisel gelişim gibi. Güzelliğine biraz daha dikkat et. Güzel yeni çamaşırlar alabilirsin. Bu sırada hem kendini iyi hisseder ve libidona katkıda bulunursun, hem de erkeğe ister istemez korku oyunu oynamış olursun. Sevgilisi kendinden uzaklaşan insan ilişki bitmek istemiyorsa bir süre sonra ister istemez partnerine düşer. Kendine de çeki düzen verir.  

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Teşekkür ediyorum cıvıtık hanım. İçime su serpiliyor her buraya girişimde. Evet haklı olduğunu da biliyorum. Peki biraz alakasız ama merak ettiğim bir konu daha var. Evliliklerde çocuk doğması kadını erkeğe daha çok bağlayabilir mi? Aynı zamanda erkeği kadına.

Mantıklı Kadın 2 yıl önce yazdı:

Benim şöyle bir lafım var: çocuk sağlam evliliği sarsar, zayıf evliliği yıkar. Çocuk çok büyük bir zahmet ve sorumluluk. İnsanların sinirlerini geriyor, keyif vermesi ayrı. Ayrıca zamandan ve meşgaleden kısıyor. Çifte hem gerginlik yüklüyor, hem de kadın-erkek olarak geçirilecek romantik zamandan çalıyorlar. Çocuk 7 yaşına gelene kadar anne baba açısından zor bir dönem yaşanıyor. Kadın cinselliğe isteksizse bu dönemde yüklerinden dolayı iyice kopuyor mesela. Erkek hayatın yükünü yüklenip kadını rahatlatmazsa kadın salıyor. Saldı diye de erkek onu beğenmez oluyor. 

Erkeğin çocuk olmadan önce evin lokomotifi görevini üstlenmesi ve kadını annesi yerine koyan tavırlardan uzaklaşmış olması lazım. Kadın zaten çocuğunu taşıyacak, bir de adamı çocuk gibi taşırlarsa nefret ediyorlar.

Mor çilek (30 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

Çok teşekkür ederim her şey için..