Kızların İlgi Merakı
Çok ilkel zamanlarda çıkan eğilimlere göre, erkeklerin geninin sürmesi için geliştirdikleri strateji mümkün olan en çok sayıda kadını döllemek, sayıyı mümkün mertebe artırabilmek için de ayırt etmemek, pek de değerlendirmeye tabi tutmamak üzerine. Kadınların bu konudaki stratejisi ise seçeneklerini mümkün olduğunca artırıp, onları en iyisine karar verebileceği bir uzaklıkta tutup gözledikten sonra beğendikleriyle üremek üzerine.
Kadın bu “hem seçeneklerini gözleyecek kadar yakın, hem karar verecek kadar uzak tutma” işini neyle yapıyor?
İlgiyle.
Erkeklerin ilgisinin yoğun olması bizim genlerimizin istediği bir şey. Bu durumun bize verdiği mesaj şu: çok seçeneğin var, baksana, ne güzel. Bunların arasından mutlaka iyi adaylar bulacak ve genini ileri nesillere aktarabileceksin. Bu, sonsuzluk vaat ediyor senin bir parçana.
Ancak, nasıl ki erkeklerin tüm kadınları döllemek isteme stratejilerinin toplumsal bedelleri var, biz kadınların tüm seçeneklerimizin ilgisini istememizin de öyle.
İnsan, işi kendinden bilen bir varlık. Karşımızdakini anlamayı kendi içimize bakarak, gördüğümüz bir şeyin bize ne hissettirdiğini analiz ederek sağlarız. Erkekler, ilk cümlede dediğim gibi seçmemek üzerine programlanmış varlıklar, bu yüzden neredeyse her ilgi gösterdikleri, ilgisini gördükleri potansiyel adayı seçmiş oluyorlar. Bir kadından bir sinyal gördükleri zaman da, işi kendilerinden biliyor ve seçildiklerini sanıyorlar.
Araştırmalar gösteriyor ki, erkekler ne sayıda kadının kendinden hoşlandığını tahmin ederken sayıyı asıl olandan yüksek varsayıyor, kadınlar ise ne sayıda erkeğin kendinden hoşlandığını tahmin ederken sayıyı olduğundan düşük sanıyor. Tam da üst paragrafta anlattığım açıklamaya uyan bir veri.
Erkeklerin öğrenmesi, kadınların farkında olması gereken şu: kadından yayılan sinyaller iki aşamalı.
- Seni değerlendirmek istiyorum, yakınımda dur
- Seni seçtim
İşte ilgilenme ve ilgi çekme isteği tamamen bu ilk aşamayla alakalı. Bir karar değil bu. Hiçbir manaya gelmiyor “henüz”. Ancak bunun bir potansiyel eşleşme olmadığı da söylenemez.
Kızlar, erkek, doğası gereği bu ayrımı okuyamıyor. Biz bunu kendi içimize bakarak okuyabilme potansiyeline sahip olan tarafız. Biz bilebiliriz ve bilmeliyiz potansiyel mi değerlendiriyoruz yoksa seçtik mi.
Neden bilmeliyiz? Çünkü erkekleri mağdur ediyoruz karışık sinyallerimizle. Etrafta kızlara öfkeli erkek grubunun azımsanmayacak bir kısmı, sevdiği kız tarafından sevildiğini sanıp sonra reddedilen erkeklerden oluşuyor. Onların duygularıyla oynamış oluyoruz.
Zira, ilgi görmek istemek ve ilgi göstermenin “yeşillendirmek” dediğimiz bir etkisi var. Yani bir kişinin aklına eşleşme olduğun fikrini soktuğun zaman, hele de senle ilgili olumsuz bir düşünceye sahip değilse, o kişi kafasında kurarak senden yok yere hoşlanmaya bile başlıyor. Bu yeşillenebilme kısmı da yine neslimizin sürmesi için gerekli bir olay, azıcık sayılarda kişinin beraber yaşadığı toplumlarda insanlar aşksız kalmasın da eşleşebilsin diye.
Bu etkimizin farkında olmalıyız ve bunu kontrol etmeliyiz hanımlar. Erkekler de kendi yeşillendirme etkilerinin farkında olmalı tabi. Sizin de başınıza gelmiştir, size umut verip, sizle üstü kapalı flört edip, sonra da yüz çeviren erkekler hiç de az değil ve bu hiç hoş olmayan, özgüven kırıcı, hayal kırıklığı yaşatan bir tecrübe. Erkekler, yukarıda anlattığım farktan ötürü bunu bizden çok daha sık tecrübe ediyorlar üstelik.
Ayrıca, ilgi eksenli yaşamak sizi de zaaf sahibi yapıyor. İlgi şovları yapan erkeklerin daha iyi bir seçenek olduğunu sanabiliyor ve kendinizi lovebombingin etiklerine açık hale getiriyorsunuz. Yani erkekten önce çok ilgi görüyor, sonra ise birden verilen ilginin kesildiği bir ilişki içinde buluyorsunuz kendinizi. Çünkü bir avcının hedefiydiniz. Avcı karakterdeki insanlar için mesele tavladıkları insan değil tavlamaktır, ilgilerini de bu yüzden zamanla kaybetmeleri kaçınılmaz. Avcıların hedefi olmamak için net olmak önemli. Hiç ışık almadıkları kişinin peşinden koşacaklarını hiç sanmıyorum. En sevdikleri kızlar naz yapan kişiler, umut verip de yarım ağız istemiyorum diyenler. Çünkü öylesini tavlamak en büyük hazzı verir avcılara. İlgiden hoşlandığınız için boncuk dağıtmayı severseniz, avcıların ağına takılma bedelini ödemeyi göze almanız gerekir.
İlgi göreyim de yakınımda tutayım diye ışık yakmayın. İstemeyeceğiniz ilan-ı aşkların içinde bulmak istemiyorsanız kendinizi, tavırlarınız baştan itibaren net olsun. Bizlerin sezgileri erkeklerden çok daha güçlü. Bizden hali hazırda hoşlanan erkekleri bizler çok iyi biliyoruz. O erkeği seçip seçmeyeceğinizi çok hızlı değerlendirin, eğer seçmeyecek iseniz de yörenizde tutmaya çalışmayın. Onlar sizdeki ayrımı gö-re-me-ye-cek-ler. Bir umut verip işkence etmiş oluyorsunuz erkeklere. Sizden hoşlanandan hoşlanmayacak iseniz onu tüm ilişki halkalarınızın en dışına atmanız, iletişimi kesmeniz emin olun o erkeği düşünüyorsanız yapacağınız en iyi şey. Bencillik etmeyin bu konuda.
O, aslında karşılık vermeyi hiç düşünmediğiniz erkeğin ilgisi haricinde onunla paylaşacak çoooook şeyiniz var gibi gelebilir, çok değerli bir erkek olduğunu sanıyor olabilirsiniz oysa ki bu güdülerinizin size oynadığı bir oyun: “seçeneklerini azaltma sakın” oyunu. O erkek o kadar özel gelseydi size, zaten onu seçerdiniz. Kaybedecek bir şeyiniz yok, aslında pek de beğenmediğiniz küçük bir fırsattan başka. Kendinizin, neyi neden yaptığınızın lütfen farkında olun.
Bütün bu meseleler konuşulurken, ne kızlar, ne erkekler, şunu hiç unutmayın: artık bebeklerimiz ölmüyor. Artık genimizin sürmesi için bir(1) eş ve ondan bir(1) çocuk bile yetebilir. Bunların bize ve muhataplarımıza yaşattıkları olumsuzlukları yaşatmak için hiçbir sebebimiz yok…Bunun zararsız şeyler olduğunu düşünüyorsanız, erkeklerin kadınların hepsini değerlendirmek istemelerinin size verdiği his üzerinden tekrar düşünün bence.
Yorumlar
Asyranta (25 yaşında) 2 ay önce yazdı:
Erkekler kızlar için "ilgiye aç, uydu erkek biriktiriyorlar, ilişkisiz yapamıyorlar" diyorlar ya, bu konuyla ilgili ufak bir gözlemim oldu.
Birkaç kez hobi, sosyalleşme vs için workshoplara, etkinliklere gidip ortamları inceledim. Çoğunluk yalnız gelen kızlar -benim gibi- ve kız arkadaşlarıyla, kadın akrabalarıyla vs gelen kızlar. İlginçtir ki erkekleri neredeyse hiç yalnız görmedim, çok nadir, onlar da 35 yaş üstüydü. Bu azınlık grup dışında hiçbir erkeğin kadınsız geldiğini görmedim. Agalarıyla gelen de yoktu.
Kadınlar tek başına da sosyal ortamlarda iyi vakit geçirebiliyorken erkeklerde durum farklı sanırım. Sen ne dersin Cıvıtık? Kadınların adı çıkmış dokuza -ilgi meraklısına- inmez sekize...
---
Erkeksizliğin dayanılmaz hafifliği...
Deneyimledim ve gördüm ki ben erkeksizken en rahat, iyi, verimli ve kendim olabildiğim zaman dilimindeyim yahu. Hiçbiri enerjimi emmiyor, hiçbirinin gereksiz kaprisini çekmiyorum veya hiçbiri benden yana beklentiye girmiyor. Girseler de umduklarını bulamayacaklar zaten.
Vakit ayır, mesajlarına zamanında cevap ver, aramalarını aç, trip çek/at, onun bunun açıklamasını yap, pozitif olmaya çalış (öfff), duygularına karşılık ver, tüm ilgini ver, yatakta mutlu et, daima cilalı görün, kavga yönet (!). Bunların sonucunda karşıdan pek bir çaba ve yakınlık göreme, güveneme, en sonunda çıldır ve düşman gibi ayrıl ya da ghostla... Bu döngüden çıktığıma o kadarrrrrr memnunum ki.
Şu an tekrar çivisi çıkmış piyasaya adım atsam, herhangi bir erkekle %90 ihtimalle bu tip bir ilişki bekliyor beni. Bir online flörtüm vardı, ben mesajlarına eskisi gibi şevkle karşılık vermeyip sohbetin ortasında kaybolunca -uyumak ile onunla konuşmak arasında bir seçim yaparken artık uykuyu seçer oldum- halden anladı rahat bıraktı çok şükür. Allah ne muradı varsa versin.
Çok samimi olduğum kız arkadaşlarımla bile sosyalleşmek, yazışmak Çin işkencesi gibi geliyor son günlerde. İstiyorum sosyalleşmeyi ama bir yanım süper isteksiz. Sosyal medyayı, telefonu, her şeyi bırak, kayıplara karış, kayıp ilanını versinler gibisinden bir isteksizlik, ilgisizlik. Bir tek sana ve Twittera yazma isteğim var az buçuk.
Öyle işte <3