Pişmansanız İzlenecek Yol

İlişkiler

Yazılarımın bir kısmını okuduysanız, muhtemelen geçmişinize veya şimdi yaptıklarınıza karşı çok sert bir dil takındığımı görecek ve irite olacaksınız. Bir çoğunuz beni engelleyecek, sessize alacak, okumak istemeyecek. Normal.

Ancak, okumaya devam etmişlerin anlaması gereken bir konu var, bunun için ayrı bir yazı da yazdım: toplumu etkilediği için bu konular, sert ve prensipli konuşmak zorundayız. Birey hata yapar çünkü, yapması normaldir. Ancak bireylerin hata olabilecek davranışları özgürlük adına toplumda normalleştirildiğinde, o zaman ne olduğunu görüyorsunuz ve zaten bir çıkış aradığınız için şu an sitemdesiniz muhtemelen.

Toplumsal-bireysel seviyede olayları nasıl farklı yorumladığım üzerine yazımı aşağı koyuyorum.

Baştan söyleyeyeyim, eğer yazılarımı okudunuz ancak çocuk istemeyen ve hiç istemeyecek biriyseniz, sinirlenmenizi veya kötü hissetmeniz gerekmediğini, bütün siteyi ve kadın-erkek ilişkilerini tamamen nesil-çocuk-aile-evlilik-uzun ilişki şeklinde ele aldığımı bilmeniz gerekiyor. Eğer çocuk istemiyorsanız, kadın-erkek ilişkilerinde izlediğiniz yol konusunda tek bir şey öneriyorum: kimseyi aldatmayın, kimseyi manipüle etmeyin, kimseyi kandırmayın, bağlanma niyetiniz ve çocuk niyetiniz olmadığını ısrarla dile getirin, anlamadığını gördüğünüz ve size bağlanacak gibi olanları çabucak fark edip onları uzaklaştırın. Başka hiçbir sorumluluğunuz yok, istediğiniz gibi yaşarsınız. Benim bu çizgiye dair hiçbir olumlu / olumsuz düşüncem yok ve bu sonuna kadar hakkınız.

Ya da diyelim ki çocuk istiyorsunuz ancak bu hayatta tek kadınla yapabileceğiniz konusunda ciddi şüpheleriniz var, bu fikre kökünden karşısınız. O zaman bir kadın olarak rica ediyorum, bunu baştan bilen bir kadından çocuk yapın. Kadının affedici olması gibi bir fikre kapılmayın, öyle bir dünya yok, sizi önemseyen biri için bu çok zor. Sizi, başka bir kadınla paylaşmayı önemsemeyecek seviyede seven bir kadınla birleştirin hayatınızı.

Gelelim benim asıl kitleme. Belli bir şeyler tecrübe ettiniz ancak mutlu bir aile, eş ve çocuk hayaliniz var. Önünüzde yeni ve çok uzun bir süreç var. Geçmişinizin burada sizi hataya düşünmesini istemiyorsunuz.

“Felaket senaryolarımı” okudunuz, hem nefret ettiniz, hem de umutsuzluğa düştünüz. Yapmayın. Yani yapın da, umutsuz olacak bir durum yok. Yaptıklarınızı sorguluyor, olumlamıyor olmanız dahi yazılarımda bolca bahsettiğim, o sizin elinizde olacak olumsuzluklara düşme ihtimalinizi büyük oranda ortadan kaldırıyor zaten.

Toplumun, karşı cinsin ödeteceği bedellerde de azalma olacaktır elbette. Şimdi, eğer benim çizdiğim ideale gelmek istiyorsanız, hem bunu kendinizde nasıl oturtacağınız, hem de çevrenin sizi yargılayacak olması konusunda nasıl bir yol izleyebileceğinizle ilgili yazıyorum.

  • Öncelikle kendinizin geçmişiniz yüzünden lanetlendiğinizi düşünmeyi bırakın.
  • Battı balık yan gider psikolojisinden hemen çıkın. Bu günlere gelmenize neden olan, memnun olmadığınız ilişkiler girdabında boğulmanıza sebep olan zaten büyük oranda bu düşünceydi. Yani, öğrenilmiş çaresizlik.
  • Kendinizi affetmeye hazır olun. Siz kendinizi affetmiyor, neyi neden yaptığınızı temellendiremiyorsanız -burada bahane üretmeyi kast etmiyorum, sorumluluk almayı kast ediyorum- kimse sizi affedemez.
  • Yaşayışınızı samimi biçimde değiştirin. Nasıl düzgün ilişkiler kurabileceğiniz, nasıl aldatmayacağınız, nasıl aldatılmayacağınız, nasıl iyi insanlarla karşılaşacağınız, hangi kriterleri önceleyeceğiniz ile ilgili tonlarca yazım var. Ancak önce algınız, sonra davranışlarınız resetlenmeli ve evet, bu zor olacak.
  • İnsanlarla görüşmeye; değiştiğinizi özümsedikten, kafanız netleştikten sonra başlamalısınız. Bu süreçte kimseyi hayatınıza sokmayın. İnsanlar sizin yeni değerleriniz ve eski huylarınız arasındaki gel-gitlerinize maruz kalmak zorunda değil. Kendinizi test etmeyi başka insanlar üstünden yapmaya çalışmamalısınız. İçe dönük bir bakış elde etmelisiniz, zihninizden neler geçiyor, zaaflarınız ne durumda diye düşünmeli, iradenizi ise spor-herhangi bir bağımlılıktan kurtulma-yeni alışkanlıklar edinme gibi şeylerde test etmelisiniz.
  • Tanıştığınız bir insana, o da size bağlanmadan önce mutlaka geçmişinizle ilgili dürüst olun. Kesinlikle o kişiyi kandırmaya çalışmayın. Eğer o kişinin de sizinkine benzer geçmişi varsa ve sizdeki değişimi gördüyse kabullenme ihtimali var, küçük de değil. Ama, hele de karşınızdaki kişinin kendi geçmişi sizinkinden düzgünse sizin geçmişinizle barışmama hakkı olduğunu kabul etmelisiniz. Bu konuda bencillik göstermeniz üst maddedeki önerdiğim çizgiye gelemediğiniz anlamına gelir. Dolayısıyla da önerdiğim kalitede bir yakınlık kurma şansınızı engeller. Bu yaşınıza kadar aldığınız kararlarınızın öyle ya da böyle bir bedeli olacağı meselesiyle yüzleşmek, bunu göğüslemek de sizin göreviniz. O kadar borcunuz var hayata ve kendinize. Yalnızlıksa, yalnızlık.
  • Karşınızdaki kişiye dürüst oldunuz, o da sizi kabullendi. Çok tetikte olmalısınız ancak kendinizden şüphe etmemelisiniz. Sizin yolunuz, geçmişinizden hiç geçmeyen birinden bir anlamda daha zor olacak: siz eski bir müptela gibisiniz, bildiğinizi özleyeceksiniz. O yüzden, zihninizi çok güçlü tutmalı, kararlılığınızın zayıfladığı anlarda ertelemeden kendinize, zihninize, alışkanlıklarınıza, davranışlarınıza eleştirel bir bakış atıp hemen hizaya girmelisiniz. Yanlış yapmadım henüz diye uçurumun kenarına yaklaşmamalısınız, ayağınızın azıcık tökezlemesine bakar düşmeniz. Tecrübesiz insanların, tecrübe hevesiyle sizden daha çok zorlanacağı, bilmediği şeyleri kontrol etmelerinin de bir zorluk oluşturduğu doğru, ona ayrıyeten içerik üretiyorum zaten.

Haydi, rastgelsin…

Yorumlar

Nobody (27 yaşında) 2 ay önce yazdı:

Abla öncelikle bu sayfayı açıp benim gibi danışacak kimsesi olmayanlara fikir verdiğin için teşekkür ederim biraz geç keşfettim ama olsun. Uzun olursa kusura bakma cevaplamasanda içimi dökmüş olurum en azından. Yaklaşık 1.5 yıl önce birisiyle tanıştım uzaktan eğitim alıyordum muhabbet ilerledi ama arkadaş olarak,onun hakkında birşey düşünmüyordum iyi tatli bir insandı ama dunyalarimiz farklıydı hayata dair çoğu şeyde farkli düşünüyor hatta bunla birbirmizi kızdırırdık birazda sert bir mizacı var zaten bir süre sonra bana karşı hisleri olduğunu fark ettim hep salağa yattım çünkü ya karşılık verecektim yada iletişimimi kesmem gerekiyordu. Onunla konuşmak beni mutlu ettiği için anlamamazliga vurdum bir gün bana benimde iyi olmadığım bir gün açıldı ağladı vs. Saatlerce artık konusmayalim eskisi gibi seninle konusamam dedim çünkü benim için olursa sonu evlilikle olmasi gerekir e onuda düşünmüyorum kıymet veriyorum ama iliski baska birsey tabi bir yanimda çok üzüldü çünkü temiz birisinin kalbini kırıyor onu kendi ellerimle öldürüyormus gibi hissetim belki de hayatımın kadınını kaçırıyordum. hayatımda daha önce hiç böyle ilişki kurmadım yani acemisiyim en son iş bi süre deneyelim olmazsa olmaza kadar geldi. Garip bi şekilde bana olan sevgisini o kadar güzel belli ediyordu ki kendimi daha kötü hissetmeye başladım yalan yok ben bu yaşıma kadar böyle sevgi görmedim. Ama kafamda 40 tilki dolanıyor karakterlerimizi düşünüyorum ailelerimizi düşünüyorum hayattan beklentilerimiz falan hepsi bir çatışma sebebi ama o görmüyor yada görmek istemiyor. Tabi bende ona karşı sevgi hissettigimi anladım konuşmadığımız an yok neredeyse . Karmakarışık hisler içerisindeyim çünkü aramızdaki farkları gormezden gelsem bile çevremiz büyük engel 2 düşman aile gibi düşün şehirler uzak vs. 1 seneye yakın görüştük yanına gittim geldim maalesef orada daha çok bağlandık birbirimize konu ne zaman ciddiye dönse biz birbirimizi sevdikten sonra hallolur diyor ama başka da yardımcı olmuyordu . Ben daha fazla dayanamadım anneme durumu anlatmak istedim çünkü eğer o da umutlu konusursa sonu ne olursa devam edecektim hemde akıl alacaktım onun rızası benim için çok önemli. Normalde annem evlenmemi çok ister ben kendimi yeterli görmediğim ve baska ailevi sebeplerden dolayı gecistirirdim hoş sirada bekleyende yoktu zaten.benden beklenilmeyecek hareket yani bunu anneme danismam. Konuyu anneme açtım tabi yüzeysel bahsettim neden istedigimi kafama takılan şeyleri tabi annem üzüldü bu farklarin sadece sevmekle duzelmeyecegini vs anlattı kabul etmedi yani. Sonrasi facia zaten arada kaldım en son siz uzulmeyin ben üzülürüm diyip çıktı hayatimdan ne kal diyebildim ne git. Hayatimdaki ilk denememde elimde patladı eşekten düşmüşe döndüm. Birkaç ay sonra bi arkadaşım benle birisini tanıştırdı arkamdan is çevirerek yani iyiliğim için ama öncesinde dedim ben ayrılığı henüz atlatamadim hazır degilim zaten bu kafayla baskasiyla konusursam çok ayıp etmiş olurum diye ama oldu hayat boyle gecmez bi yerden devam etmem gerekiyor diyerek tanıştım. Kafamız uyuşuyor muhabbetimiz sardı onunla herhangi yabanci biriyle nasil konusuyorsam oyle konuştum tabi hiç iliski yasayacam gozuyle bakmadım ayrıca fiziksel olarakda benim ilgimi çeken biri degil. iyi anlaştım ama konusmanin arkasında kendimi çok kötü hissettim sanki oncekini aldatiyormus gibi arkadasimin niyetide biliyorum kızında haberi varmış kabul etmiş dedim aynı hataya düşme yol yakınken kes yoksa sonrasi acı oluyor. Kendimi kızın yerine koydum kimseyi yara bandi olarak kullanmaya hakkımız yok .Kıza bir sonraki görüşmede usulünce anlattım sagolsun anlayışlı kızmış hak verdi bana. Eğer buraya kadar okuduysan bana bir akıl ver abla oncekinde umut yok ama bolca pişmanlık,anı üzüntü var ben bu psikolojiyi nasıl atlatabilirim? sevmenin sevilmenin tadını aldığımdan beri yalnızlığım sorun olarak gözümde büyümeye başladı eskiyi unutamıyorum yeniye başlayamıyorum zaten yıllardır arkadaştan aileden uzak yaşıyorum. Kafamda hayal ettiğim kişiyi bulmamda neredeyse imkansız gibi bundan sonra nasıl bir yol izlemem daha iyi olur sence? Dahada uzamasın diye bazı ayrıntılari atladim şimdiden cevabın için teşekkür ederim 

 

Mantıklı Kadın 2 ay önce yazdı:

Nobody. Bence;

İlk vakada, sen aslında karşındaki kızı sevmiyorsun. Onun sana hissettirdiklerini seviyorsun. Bu da sevilmek ve onay görmek. Mesele görüş farklılıklarınızdan ziyade, bu. Çünkü kızın sana olan sevgisinin güzelliğinden başka hiçbir niteliğini yazmamışsın bana. Ne güzel bulduğundan bahsetmişsin, ne çok akıllı olup çok şeyi becerdiğinden... Yani kızın seni iyi hissettirmek ve sana aşık olmak dışında bir özelliği yok gibi senin zihninde.

Redpill, önceden beğenilmeyen erkeklerin onay ihtiyacını karşılamak adına çıkan bir akım olduğundan erkeklere şimdi diyor ki, sen erkek olarak kendi istediğin kızdan ziyade seni isteyen kızla ol, erkek kızı zamanla sever vesaire. Ben de diyorum ki, bu da olmaz. Biz kızlar bunun olmadığını gayet iyi biliriz. 

Neden? Bir ilişkide taraflarının birbirlerinin niteliklerini beğenmesi şarttır. Karşıyı güzel / çekici / becerikli görmesi gerekir. Kadınlar erkeklerin niteliklerine vericiliğinden bir miktar daha fazla önem verir, yani bir erkek çekici olmazsa, istediği kadar ilgi-sevgi göstersin, o kadından beğeni göremez, bu doğru. Kadınsa, hem nitelikleri hem de vericiliği sayesinde beğeni kazanır. Yani hem güzelliği değerlidir, hem de ilgili-sevgili-doyurucu olması. Ama dediğim gibi, asla sadece verici olmasıyla ilişki sürmez. 

Hatta, bunu okuyanlar için yazıyorum, uzuyorsa kusura bakma, ilişki başlarken erkeğin nitelikçe eksik olması o kadar bile sorun olmayabilir çünkü erkeklerin çekici olan nitelikleri yıllar içinde artıp erkek daha çekici hale gelebilir. Statüsü artar, otoritesi artar, olgunluk kazanır ve başta kadın sevildiği için girdiği ilişkide ileride kendini çekici bir adamla bulabilir.

Kadınları çekici kılan nitelikler olan güzellik, doğurganlık ve iffetse zaten eşleşme zamanında genelde yüksektedir, zamanla düşüşe geçerler. Kadın evet belki estetik operasyon-bakımla güzelleşebilir, çaba gösterek yaşlanmasını yavaşlatabilir ama bu çok genellenebilir bir patern değil yine de, sadece mümkün. O yüzden ben kızlara diyorum ki, sizi güzel-çekici-iffetli bulmayan bir erkekle oldurmaya çalışmayın. Güzelleşmek için elinizden geleni yapın ve iffetinize sahip çıkın tabi, ama vererek olay bir yere kadar. Kadında bile bir yere kadar.

Üstüne üstlük, senin durumunda bir de aile farklılığı var. Bunu aşabilecek çiftler var ama onların ilişkisi vericiliklerden ziyade karşının niteliklerine beğeni, karşısı özelliklerinde birinin zor bulunacak olmasının motivasyonuyla birbirlerine tutunmalarından oluyor. 

Sizde bence ilki eksik. Sen de şu halinle çok çekici olarak nitelendirebileceğim bir erkek değil gibisin. Dolayısıyla, sizin aşkı büyüten şey aslında hasret. Yani birbirinizi imkansız görmeniz size yarım kalmışlık ve tutku hissettiriyor. Vuslata erseniz aşkınız da söner gibi. 

Acele etme, biraz olgunlaşmaya ve insan psikolojisini tanımaya bak. Neyi neden yaşadığını analiz et. İçinden çıkılmayacak bir durumun yok, kendini melankoliye-arabeske zorla hapsetme, yeter.

yyt (19 yaşında) 11 ay önce yazdı:

 Bağlanma niyeti olan fakat kesin olarak çocuk istemeyen biri ne yapmalı? Çocuksuz ömür boyu sürecek bir ilişki kurmak mümkün mü?

Asyranta (25 yaşında) 11 ay önce yazdı:

Bu kişi her kimse ancak kendisi gibi kesinlikle çocuk istemeyen biriyle mutlu olabilir. Aksi halde karşı tarafa haksızlık olur.

Ancak bir insanın istekleri, ilişkiden, gelecekten beklentileri zaman geçtikçe değişmeye müsaittir. Siz fikrinizi değiştiremeyeceğinizden eminseniz karşı tarafın da kesinlikle çocuk istemediğinden emin olmalı, ilişki ciddiye binmeden bu konuyu etraflıca konuşmalısınız.

Mantıklı Kadın 10 ay önce yazdı:

Taraflardan biri vazgeçebilir her zaman, eğer iki taraf da bundan eminse mümkün. Karşısı için çocuk bir ihtimalken kendimiz çocuk istemediğimiz için onun bize uyum sağlaması genelde sürdürülemez.