Romulo (25 yaşında) 1 ay önce yazdı:
Abla selam,yazacaklarım bir tık uzun olabilir baştan özet gibi bir şey söylemek gerekirse majör bir sorunum yok ama birçok ufak sorunumsu var.Tr'nin mühendislik için en iyi denebilecek okullarından birinde iyi bir mühendislik bölümü okuyorum,bu okuldan önce başka bir okulda diş okumam ve tekrar sınava hazırlanmamdan da ötürü 3 sene kaybım var anlayacağınız sınıf arkadaşlarımdan yaşça bir tık büyüğüm.Ayrıca 3 yıldır spor yapıyorum fizik olarak da fena sayılmam,yüzüm içinse bir tık çirkin bile diyebilirim.Durumu anlatabilmek için uzan uzadıya yazdım kusura bakmayın.Bu özelliklerime bakınca totalde fena olmayan bir set gibi görünebilir ama hem akademik kaygılarla sürekli ders çalışmam hem de ekonomik olarak kötü olmam nedeniyle hep karşı cinsle ilişkilerde aramda bir sınır oldu ilişki kurmayı denemedim bile,hatta liseden kalan birkaç kız arkadaşım dışında kızlarla iletişimim merhaba-merhabadan ibaret.Diyeceğim hem aile hem de arkadaş çevremden tatlı bir baskı görüyorum şu sıralar artık bir ilişkim olsun diye.Bu baskıdan sonra ise ben de olası bir ilişkide ben ve karşımdakinin geçmişi arasındaki uçurumsal fark kaygısı oluştu.Aslında bu önceleri pek önemse(ye)mediğim bir şeydi,hatta arkadaşlarım kızlar tecrübeli erkek sever gibisinden şeyler dediğinde olacağı varsa olur diyip geçiştirirdim.Kimse hayatında olmadığı süre için bir sadakat borcuna sahip değil farkındayım ama daha böyle bir şey meydana gelmeden bile bir huzursuzluk yaratıyor.Bu noktada bana önerebileceğiniz herhangi bir çözüm var mı?Son olarak,"senin gibi kızlar da var"gibi bir temellendirmeden yola çıkmamanınızı rica ederim çünkü yoklar.Hem sınırlı kız arkadaşlarımdan hem de erkek arkadaşlarımdan gördüğüm kızların büyük bir çoğunluğu ve kızlar kadar olmasa da erkekler günümüzde gayet aktif bir cinsel hayata,yoksa düzenli ilişkiye sahip.Yardımınız için şimdiden teşekkür ederim.
Mantıklı Kadın 1 ay önce yazdı:
Eh, sana verilecek önemli bir argümanı ağzıma tıkadın, e ne diyeyim şimdi?
Gerçekten ilişkisi olmayan kızlar var, neden onları eliyorsun? Olduklarını sen de biliyorsun. Muhtemelen görsel olarak hoşuna giden kızlar grubunda değiller. Piyasada aktif olan kızlar, değerli eşleşmeler yaşamak için genelde daha "cilalı" oluyorlar çünkü, hatta piyasadan tamamen uzak kalmış ve artık evlenmek istiyorum diyen kızlara ilk sorduğum şey "looksmaxxing konusunda ne durumdasın, süslenmeyi biliyor musun" oluyor. Bu demek değil ki her süslü-güzel kızın hayatından birileri geçiyor, her bakımsız kız da erkek görmüyor. Sadece şunu diyeyim, seçenek olmadığını düşündüğün yerlere daha iyi bak ve gözlerinde cila perdesi varsa cilalı kızlardan gözünü çekerek göz zevkini biraz eğit.
Hele bir de uçurum diyorsun. Velev ki sen bakirken bakire bir kızdan hoşlanmadın, bakire olmadığını sezdiğin bir kızdan hoşlandın. O zaman senin de yaptığın "ya aktif cinsel hayat ya düzenli ilişki" ayrımına dikkat edeceksin, çünkü aslında ayrımın en önemli noktası burası.
Sosyoseksüelite. Bu kavramı bilmeyen insanın cinsel pazardaki yargıları sağlıklı değildir. Biz insanlar genetik eğilimler, aile terbiyesi, dindarlık, utangaçlık, içe kapanıklılık, titizlik gibi özelliklerimiz dolayısıyla farklı farklı sosyoseksüel karakterlere sahibiz. Yani cinselliğimizle ilişkimiz, cinselliğe ne kadar hızlı gittiğimiz, farklı partnerlere ne kadar açık olduğumuza dair bir tarzımız var. Erkekler genelde kadınlardan daha yüksek sosyoseksüeliteye sahip yani cinsellikte hız ve çeşitliliğe daha açıklar, yine de erkekler içinde bile durum değişiyor. Kadınlar erkeklere göre daha düşük sosyoseksüelite gösteriyorlar çünkü hamile kalıyoruz. Biyolojik farklarla ilişkili olarak da kültürel farklar var malum.
Şimdi, eğer biz yüksek sosyoseksüel bir yaşam tarzı benimsemiyorsak, kendimiz gibi düşük sosyoseksüel insanlarla eşleşmeliyiz, genelde de sekse giden davranışlardaki uyuşmazlıklarından ötürü zaten benzerler birbiriyle olur. Bir insan sizi kandırıp sizinle ilişki yaşamayı kafaya koymuş biri olmadığı sürece, akışta, taraflardan biri karşıyı aşırı girişken, öbürü diğerini aşırı soğuk bulur ve o iş ilerlemez zaten.
Düşük sosyoseksüelitede, cinselliği sadece ilişki bağlamında, güvendiği ve belli bir süre geçirip bağlandığı insanlarla yaşayan kişilerin cinsel partner sayıları da düşük olur, çünkü birini özellikle de kadın gözüyle beğenmek, ona güvenmek, aranızdakilerin olgunlaşması zaman alır; üstüne ilişkinin süresi biner; üstüne varsa ayrılığın ve yasın süresi biner. Tüm bu süreyi tek partnerle geçirdiğin için de sonuçta az kişiyle birlikte olmuş olursun. Bu da senin bahsettiğin uçurum olasılığını yok eder.
Erkekler kadınlarda düşük sosyoseksüelite ararlar çünkü çocuklarınızın babası olduğunuzdan emin olmaya ihtiyacınız var, bunun da yolu yüksek sosyoseksüel kadınlardan kaçınmaktan geçiyor. Hissettiğiniz kaygılar da bu yüzden. Günümüzün sizin açınızdan problemi, evlilik yaşının gecikmesi ve cinsellik propogandası yüzünden kadınların da cinselliğe merak duyması ve eskiden düşük sosyoseksüelitenin nişanesi olan bekaretin artık bu gösterge olma özelliğini kaybetmiş olması.
Ben şu iddiadayım, bakire olmamakla yüksek sosyoseksüel karakterde olmak aynı şey değil. Neden? Bir kız "namusluysa" nasıl bakire olmaz? Çünkü;
Erkekler için cinsel kısıt yok. Müslümanlar hariç neredeyse hiçbir grupta. Kızlar da erkekleri seviyorlar, onların kendileriyle ilişkisi olsun istiyorlar. Bu durumda bir kızın karşısındaki seçenekler o erkekle kendinin sevişmesi, o erkeğin sevişemiyoruz diye kendini terk etmesi veya o erkeğin başkalarıyla sevişmesine göz yumması. Çünkü erkekler de evlenene kadar sevişmemeyi en azından çok genç yaşlarda (-25) kabul etmiyorlar.
Feminizm ve cinsel özgürlük propogandası erkek arkadaşın olmasını ve onunla seks yapmayı üstünlük, erkeklere mesafeli olmayı eziklik, tercih edilmezlik, kendini bastırmak, sorunluluk olarak pazarladı, çok çok uzun zamandır. Benim üniversite zamanlarımda -ki ben 2011'de mezun oldum- bile bu görüşler vardı. Neredeyse her kız "sen güzel kızsın, nasıl sevgilin olmaz; ne yani daha öpüşmedin mi?" lafını duymuştur.
Toparlarsam, üstte gördüğün sebeplerden ötürü evet deneyimi olmayan insan sayısı azalıyor ancak bunu problem etmemeyi kendine mantıklıca telkin edeceksin. Düşük sosyoseksüeliteyi tespit etmeye çalışacaksın ve bugün yaşananların hayatın doğal akışı olduğunu unutmayacaksın. Erkekler için tek problemli gördüğüm senaryo, aslında yüksek sosyoseksüel olan kızların evlilik amacıyla böyle değilmiş numarası yapması oluyor. Bundan kaçınmak için de içinizden yükselen ve gördüğünüz alarmları bastırmamanızı öneriyorum. Erkekler yüksek sosyoseksüeliteyi sezmek konusunda gelişkin becerilere sahip, yeter ki internette borsa kaplanı tadındaki içerikleri fazlaca tüketip radarlarınızı paranoya ile bozmayın ve yalnızlık korkusuyla kimseyi olumlamayın. Emin olun tüm işaretler orada olacak, mesele, siz görmeyi kabul edecek ve gereğini yapacak mısınız?
Romulo (25 yaşında) 1 ay önce yazdı:
Öncelikle teşekkür ederim ama yanıtınız büyük ölçüde teorik fundamental kavramları anlatmış,benim sorunumun da şu anda pek pratik yanı olmamasından doğal karşılıyorum.Sorunumun biraz"doğmamış çocuğa don biçmek"olduğunun farkındayım ama buna rağmen dediğiniz kendimi telkin etmelerle de çözülebileceğini düşünmüyorum belki de kötü ilişki deneyim(ler)i yaşayarak burnumu sürtmem gerekiyor.Düşük sosyoseksüeliteye sahip kızları rasyonelize ettiğiniz partta siz de biraz alma verme dengesine değinmişsiniz çok doğal.Olaya kendi penceremden alma verme olarak bakınca aşırı zararda görüyorum kendimi.Karşımdakine bağlılık ve kısmen bir maddi kaynak verirken karşılık olarak geçmişte kaç defa paylaşıldığı belirsiz muğlak bir bağlılık alacağım-sizin düşük sosyoseksüelite ile kavramsallaştırdığınız kızlarla beraber olabilirsem-.Haddimi aşmak istemem lütfen yanlış anlamayın ama bana kalırsa düşük sosyoseksüelite dediğiniz kavram iyi eğitimli ortalama bir kız için bile geçmişte en azından 6-7 ilişki eskitmeye tekabül ediyor.Sizin iyimser yorumunuz biraz da kendi üniversite döneminizi temel alıyor olabilir.Bunu iyi bir okulda,aday mühendis olarak çalıştığım şirkette ve önceleri harçlığımı çıkarmak için yaptığım karavana işlerdeki gözlemlerime göre söylüyorum belki de yanlış gözlemlemişimdir.Bu noktada kendimce çözüm önerim doğrusuna yanlışına bakmadan ilişkilerin içine atlamak diye düşünmeye başladım,bunu doğruluğunu ya da yanlışlığını nasıl değerlendirirsiniz?Kısacası sorunu karşı tarafın geçmişinde değil de kendi "geçmişsizliğimde"görüyorum çözümüm de ilişki cv'sini bir şekilde doldurmak.
Mantıklı Kadın 1 ay önce yazdı:
Umarım yanlış gözlemlemişsindir çünkü ben 6-7 kişiyi hayatına alabilmeyi düşük sosyoseksüelite içinde değerlendirmem.
Bana göre kadınlarda 3, erkeklerde 10 partnerden sonrası yüksek. Erkekte iffet aranmaz gibi bir görüşle normal gördüğümden sanıyorlar bazıları bu farkı, hayır, farkın sebebi kadınların seçen ve kolay ayrılan, erkeklerin ise seçilen ve kolay ayrınılan taraf olmasından ötürü erkeklerin başarısız olabilecekleri ilişki sayısının doğal olarak daha fazla olması. Yani erkekler kendileri istemese dahi sıklıkla terk edildikleri için partner sayıları hızlanabiliyor, kadının terk edilmesi ise o kadar kolay değil, en azından ilişki hayatlarının başında. Başarısız ilişkiler yaşadıkça hızlanıyor kadınların terk edilmesi çünkü hem bagajlarını yeni erkekler hissediyor ve sorun çıkaracak çok travmaları oluyor, hem de o kadar erkekle birlikte olan kadını pek değerli görmüyorlar.
Sen enseyi o kadar karartma, bir. İkincisi de, ben sana dağıt, takıl demem çünkü o hayattan sonra hayalindeki gibi bir kızla eşleşemeyecek kadar kalbi kırık ve dejenere olacağınızı düşünüyorum. Niyeti halis olmayan insanın istikameti güzele varır mı? Sanmam. Sen çevrene eleştirel gözle bir bak, belki de sen "biz çağdaşız, moderniz" falan diye övünmekten başaramadığı şeyleri görmezsen gelen "aydın kesim" içinde yaşıyorsundur. Pek güzide aydın kesimimizin kibirden burnu boktan kurtulmuyor ilişkiler konusunda. Bizler mağaramızda mutluyuz, belki de senin de mağaraya girmen gerekiyordur, gerçekten.
Romulo (25 yaşında) 1 ay önce yazdı:
Yazınızın son kısmı ilişkiler için bir kimlik bunalımı içinde olabileceğim ampulünü yaktı kafamda.Çünkü kısmen muhafazakar bir aileden geliyorum ama liseden bu yana sosyal çevrem okul etrafında ve görece yüksek sosyoekonomik seviyeden seküler insanlardan oluştu dolayısıyla benim de dünyaya bakışım büyük ölçüde onlar ekseninde şekillendi.İlişkiler konusunda görüşüm ve pratikte olan birbiriyle örtüşmemesi de güncel kaygılarımı meydana çıkardı muhtemelen.Dediğiniz gibi gözlemlerim de bu çevre ile ölçülü olduğu için yanlış olabilir.Bence bu konulara çok takılmamak lazım,eskisi gibi olacağı varsa olur tarzında düşünmem benim için en iyisi olur gibi geliyor.Yalnızlıktan kimse ölmemiştir herhalde,ölecek gibi de olursam dediğiniz çevre değişikliği önerisini dikkate alırım:)Çok teşekkür ederim tekrardan.