Olumlayıcı Bakış

Hayata Bakışım

Pollyanna kadar fütursuzca değil ama olumlayıcı bakışın olumlu tecrübelerle sonuçlandığına inanıyor ve bunu yaşıyorum ben. Çünkü iyi olayların, iyi insanların başımıza gelmesinin, onların farkında olma kapasitemizle bağlantılı olduğunu düşünüyorum.

Bu yüzden hep dediğim gibi, tüm insanlar kötüdür, herkes şöyle böyle işlerini bir bırakın. Bir kere insanlar kötü değil, insanlar “hasarlı”. Hasar da kişinin kendi isteğiyle onarılabilir, en azından hayatı sürdürebilecek hale gelir kişi. Kendini onarmış veya onarma çabasında olan insanlara çevirin yüzünüzü.

Yoklar mı? Mesela beni okuyorsunuz, ben hasarlarımı onaran, zararsız, iyi ve prensipli bir insan olduğumu düşünüyorum. Ama özel olduğumu, daha doğru bir ifadeyle “gifted” olduğumu düşünmüyorum. Dolayısıyla varlığım nadir olsa da bir sihir değil. Eh sihir değilse ve ben varsam, başkaları neden olmasın ki?

Ben böyle bakıyorum çevremdeki insanlara. Kişilerin işlerini kendimden biliyorum yani. Böyle baktığım için de, buluyorum, biliyor musunuz? Başkaları hayattaki bu paterni yok evrene mesaj göndermek, kendine çekmek, 777yi alıp götüne sokmak olarak filan okuyorlar, bense böyle. Ama işe yarıyor, valla bak. O yüzden kendinden başlayarak davranışlarını ve zihnini bir temizle bence ve olacakları gör… Tabi ki iki günde değil.

Şunu düşünenler olur, bu kadın bu kadar olumlayıcı, başına kötü bir şey geleceğini hiç düşünmüyor mu, hiç korkmuyor mu, olsa yıkılmaz mı? Korkmaz olur muyum evladım?

Ama hayatta bildiğim iki şey var: birincisi olumsuzu sürekli düşünmenin kendini gerçekleştiren kehanete sebep olduğu, ikincisi de bir şeyden korkup durarak yaşamanın o başına geldiği zaman katlanmaktan daha zor olduğu, bunu defalarca yaşadım. O yüzden olmamış dertleri kafama takıp durmam, başımdakiyle baş etmeye çalışırım. Nitekim benim de derdim var merak etmeyin siz.

Yorumlar

Fecir 3 ay önce yazdı:

Merhaba abla, nasılsın? Biraz kendimi anlatmak istedim kafanı sisirmezsem. Hayat bazen çok zor, yapılacak en kolay işler bile benim için bir şekilde nasıl zorlaşıyor anlamıyorum. Bu yazıyı az önce yazmış ve bitirmistim silindi:((((( simdi tekrar başladım. Bu kadar basit bir şey kendini tekrarlatarak beni zorluyor. Normalde 23 ama herkesin 24 yasinda bildiği biriyim(kimliksel hata ama artık sinirimi bozuyor) kültürel muhafazakar bir çevrede çok çocuklu bir ailede doğdum büyüdüm ve köyde yaşıyoruz. 7 kardeşiz ben 2. Çocuğum. Fedakar ve çalışkan bir ailem var. Ülkenin iyi bir okulunda öğretmenlik okudum ve 2022' de mezun oldum mesleğimi seviyorum ve başka işte çalışmayı çok istemiyorum ve bu yüzden hemen atanabileyim diye çok beklemeden ders calsmaya başlamıştım. Deprem bölgesindeydim biraz sekteye uğradı ama sonrasında devam ettim iyi de bir puan aldım ama tasarruf tedbirlerinden dolayı atanamadik. O ara yaklaşık bir yıllık bir boşluk oluştu ve ben o sürede karamsar , depresif bir insana donustum. Günden gune düştüm. Çevredeki insanların soruları beni yildirdi. Atanamadin mi evlenlenmeyecek misin yaşlandın gibi soruları önceleri sinirlendirirdi ama basarisizlikla beraber üzüntüye dönüştü. Toplamda 2 yıldan fazla bu şekilde yaşadım. Ya ders çalıştım ya evde durdum. Beni tatmin edecek pek bir sye olmadı hiç. Çok büyük dertlerim yok ama sevinçlerim de yok. Ailem de artık evlenmemi iyice ister oldu içten içe evde kalmamdan korkuyorlar gibi hissediyorum. Bunu sebebi de erkeklerle ilişki konusunda bu zamana kadar hep katiydim ve zaten pek ortak çevrede de bulunamadim. Hep önceliğimi derslere veya başka seyelre verdim. Daha küçükken evliliği son aşamaya koymuştum önce iş sonra eş demiştim buna sebep de buralarda okumak vs zor olduğu içindi. Yani erkek düşmanlığı veya konuyla ilgili travmatik bir şey olduğundan degil. Geçen aylarda gerek baskılardan gerekse kendim de artık aile kurmak istediğimden görücü usulüyle ilk kez biriyle görüştüm ama hiç bana göre değildi. Yani ben zaten soğuk bir insanım öyle birinden çok hoslandigim falan olmadi bu zamana kada ve biriyle sırf mantıkla bir iliskiye baslayamadim çok yavan geldi. Onu da rafa kaldırdım zaten ailemle çok kriterlerim de uyusmuyormus onu anladım. Şimdi calistigim yerde potansiyeli olan kendim seçmiş olsam hoslanilacak kişiler var ama ben bu konuda çok ozguvensiz ve yetersiz hissediyorum kendimi ve o kadar ki tasavvur dahi edemiyorum. Kimseye ne acilabilirm ne de belli edebilirim bir şeyer hissettiğimi. Yani dertlerim derya deniz değil ama hayatımda çok sıkıcı dönemlerden geçtim ve gecmekteyim. Bu durumu değiştiremedim. Hadi işi de o kadar kafaya takmıyorum o kadar artık saldım. Denerim , denemeye devam ederim ama bütün hayatımı ona bağlamak akıl işi gelmiyor artık. Ama bu sefer de nasıl evlenegimin belirsizligi sardı. Geç kaldigimi düşünecek kadar yaşım yok ama ben genel olarak nasıl bir yol izlemeliyim?

Mantıklı Kadın 2 ay önce yazdı:

Merhaba Fecir,

Öncelikle iletişime geçmene sevindim. Kendini, durumunu güzel ifade etmişsin. 

Öncelikle sana şunu söylemek isterim. İçinde bulunduğun durum çok normal. Bizler, binlerce yıldır ne yapması ve bunu kaç yaşında yapması gerektiği doğa şartları ve toplumca kontrol edilen, kendileri adına karar verilen insanlığın, hayatıyla ilgili kararlar ve hayaller sahibi ilk nesillerindeniz. Eskiden bizim durumumuzda olmak bir ayrıcalıktı, şimdi ise normal oldu. Evrim ise bu kadar düşünce, hayal bolluğuna yetişemedi, hormonlarımızın işleyişi için optimal şartlarda yaşamıyoruz. Sonuç olarak, hissettiğin mutsuzluk, iç huzursuzluğu, arayış ortaya çıkıyor.

İnanır mısın, bu senin şu an sahip olmadığın için dertlerini yorduğun aile gibi şeylere sahip olmuş insanlarda da var. Üstüne üstlük, biz kadınlarda adetin önceki haftasında bu hisler iyice zirveye çıkabiliyor, kendimizde kolumuzu kaldıracak takat bulamayabiliyoruz. Bununla yaşamayı, bu duyguları kabullenmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Gönderini okuduğum zaman, kadınlığına dair bir sevgi, bir ilgi geliştirmediğin hissine kapıldım. Karşı cinsle başarılı, doyumlu ilişkiler geliştirmek, bu konuda motivasyon kazanmak için bir insanın önce kendi cinsel-cinsiyete dair kimliğine yatırım yapması, cinsiyetini sevmesi gerektiğini düşünüyorum. Kadınlığına olan sevgin zaten senden fiziksel ve enerjisel olarak taşıyor, bu da senin kendini beğendiğin gibi  erkeklerin seni beğenmesini, aranızda bir çekim yaşanmasını sağlıyor.

Tabi köyde, ailenle yaşarken biraz spotların altındasındır. Nasıl yapabilirsin bilmiyorum. Bedenini güzelleştirmeyi ve bedeninden haz almayı keşfetmen gerekiyor. Doğurmak ve bakım vermekle uzaktan yakından ilgili olan her şeydeki güzelliklere ilgi duyman gerekiyor. Bunun içine iç çamaşırı güzelliği de girer mutfakta maharetli olmak da. 

Görücü usülüne de olumsuz bakma. Biriyle kötü gitmiş olması herkesle aynı tecrübeyi yaşayacağın anlamına gelmez.

Fecir 2 ay önce yazdı:

Teşekkür ederim abla. Dediklerini düşündüm ve gerçekten öyle olduğunu fark ettim. Aslında kendime ilgisizligimin bı tık farkındaydım ama adını koymayip tembellik ediyorum diye gecistiriyormuşum. 

Ahmet (25 yaşında) 1 yıl önce yazdı:

Bu dediklerinizi okuyorum ve çok mantıklı buluyorum fakat bir anda silinip gidiyor. Düşünüyorum daha önceden de böyle şeyler okumuştum daha ahlaklı olacağım kendini gerçekleştiren kehanetleri getirmeyeceğim vs diyordum şimdi gördüm ki bu çabalarımın hepsi unutulup gitmiş. Bunları nasıl hayatınızın bir yasası yapıyorsunuz ?

Mantıklı Kadın 1 yıl önce yazdı:

Merhaba Ahmet,

Kişinin zihin dünyasını ailesi ve genetiği birlikte yoğururlar. Bunlar pat dedin mi güncellenebilecek şeyler değil. Ancak niyet üzere olmak önemli.

Bu örneği çok veririm, zihni bir kap gibi düşüneceksin. Zihne sürekli bir şeyler gelip durur. Kötü düşünceleri kovmak istiyorsan kötü şeylerle uğraşmayı bırakıp iyi, yararlı şeylerle uğraşarak zihnini onlarla doldurmalısın. Bu da iradenden geçecek. Bak sana bunun güzel bir anlatımını paylaşayım.

Psikolojik sorunların olabilir, kaygı bozukluğuna sahipsindir. Her şeyi kendinle ilgili algılayıp, istediğin gibi gitmeyen her şey için kendini suçluyorsundur. Çok sık değerlendirme yapıyor, aksiyon almak yerine kafanın içinde yaşıyorsundur. Bunlar özellikle yetiştirilme tarzı yüzünden yaşanan şeyler.

Psikoterapi imkanın varsa alabilirsin. Meditasyon evde deneyebilirsin. Egzersiz hedeflerin olması güzel bir meşgaledir ve hormonlarını düzenler. Kendini meşgul tutmaya çalışmalısın, üretken hissedeceğin ne olursa. Bahçe işi veya hayvan bakmak da olur mesela. 

Sosyal medyayı azaltmak lazım çünkü insanı hantallaştırır.

Stoic Rebel (22 yaşında) 2 yıl önce yazdı:

“The soul becomes dyed with the color of its thoughts.”

 

“Waste no more time arguing what a good man should be. Be one.”

 

"Never let the future disturb you. You will meet it, if you have to, with the same weapons of reason which today arm you against the present."

 

-Marcus Aurelius