Bu tabiri duydunuz mu? İnstagram sağolsun hayatımıza girdiler. Çok şeyleri halletmiş, düzenini kurmuş, bir rutin oturtmuş, istediği versiyonu ile yaşadığı versiyonu arasındaki farkı daraltmış kişilerden olmak için neler yapabiliriz? Benim son 7 yılım depresyonun dibinden that girl olmak şekilde ilerledi. Bazı öneriler verebilirim.
MADDE 1
Kimsenin o kadar da that olmadığının farkında olmak, sosyal medya okur-yazarlığına sahip olup gösterilenler arkasındaki gerçekliği sezebilmek, kendinize ulaşılmaz beklentiler yüklememek.
Bunu çok duymuşsunuzdur ama tekrar tekrar söylenmesi gerekiyor. Çok şeyi yoluna koymuş duran insanların bu şekilde durmasının sebebi evet bazı şeyleri yoluna koymakta sizden iyi olmalarının yanında bir şeyi yolunda iken sizlere gösterme alışkanlığı kazanmış olmaları. Yani saçları güzelken saçlarını gösteriyorlar, evleri temizken evlerini fotoğraflıyorlar, kadınlar ovulation phasede şişkinlikleri dipteyken vücutlarını fotoğraflıyorlar, kombinleri güzelken hikaye atıyorlar ama bunların hiçbiri bazı zamanlarda böyle olunmadığı anlamına gelmiyor.
MADDE 2
Overthinkingi kontrol etmek.
Kendi hayatınıza dair problemler bulup durarak, yapmanız gerekenleri, kendinizden beklentilerinizi, eksik yönlerinizi, geride kaldıklarınızı karman çorman şekilde aklınıza getirip durarak kendinizi sadece ve sadece demoralize/bloke edersiniz. Bir şeyleri yapmaya başlamanın tek yolu o şeyleri aynı anda aklınıza getirmekten kurtulup sıraya koymaktır. Bunu daha önce de yazdım. Yazılı olarak to-do-list ve önceliklendirme yapmalısınız ki bunu da her gün sürdürmek zorunda değilsiniz, özelllikle stresinizin arttığı dönemlerde başvurursunuz. İkinci olarak da işe koyulduğunuz zaman müzik dinlemeyi öneririm. Müziğin zevkini çıkarmak beni bir işi yaparken başka işlerimi düşünerek strese girmekten, performansımın düşmesinden alıkoyuyor. Aklınız senaryo yazacağına şarkılardaki senaryoları dinleyin daha iyi.
MADDE 3
Telefondan uzaklaşmak.
İrade ile yapacaksınız. Başka yolu yok. Özellikle, yatak odasına telefon götürmeme alışkanlığını mutlaka kazanın. Ben telefonumu gece cilt bakımını yapmaya giderken salonda bırakıyorum, bırakış o bırakış. Yatmadan önce telefona bakarsanız uyku kalitenizi yerlere çalarsınız. Sabah kalktığınızda telefon kontrol ederseniz aşırı düşük bir enerjiyle güne başlarsınız, her yeriniz ağrıyor gibi olur. Gün içinde sürekli telefona bakarsanız aslında başka küçük işleri halledebileceğiniz bir sürü zamanı boş boş scroll ile geçirirsiniz.
Siz gece bırakarak bir başlayın. Odanıza alarmlı saat alın, telefon alarmı kurmayın. Gerisi gelir.
MADDE 4
Uyku kalitesini artırmak.
Gün içinde verimli olmak istiyorsanız erken uyumak zo-run-da-sı-nız. Gece 11'de yatmaktan gocunmayın. Gece kaçıracağınız 2-3 saat, gününüzün kalanının çok daha verimli geçmesiyle takas edildiğinde emin olun çok iyi bir ticaret yapmış olacak, kendinize çok daha iyi vakit ayırabildiğinizi göreceksiniz.
Yatmadan önce magnezyum takviyesi alın, her gün. Şahsi tecrübem uyku derinliğini güzel artırdığı yönünde.
Telefonu bırakma maddesi de uykuya olumlu etki ediyor, atlamayın.
MADDE 5
Kendinizi ve sınırlarınızı kabul etmek.
Elinizdeki malzemenin tam zıttı peşine düşüp kaynaklarınızı israf etmektense elinizdeki malzemeyle çıkarılabilecek en iyi tarife odaklanın.
Bakın bu zaman kazanmak ve boşa kürek çekmemek yapabileceğiniz en önemli şey. İnsan çeşit çeşittir. Güzellik çeşit çeşittir. Ancak insan kendinde olmayanı, kendine zıt olanı idealize eder. Bununla zihinsel olarak savaşıp kendi çizginizdeki yüceliklere odaklanmak zorundasınız. Esmer bir kızsanız sarışınlığa takıntılı olmayın, kıvırcık bir insansanız düz saçlı olmaya çalışıp durmayın. Teninizin rengini açmakla/bronzlaşmakla kafayı yemeyin. Marketinizde satılmayan yiyeceklerle yapılmış diyet tariflerini kendinize hazırlamaya çalışmayın.
Bunlar gibi mücadeleler sizin yaşam enerjinizi emer. Elinizdekini maksimize edin.
MADDE 6
Ne yapıyorsanız pratik versiyonu üzerine düşünmek. Hayatınızdaki şeyleri pratikçe halledilebilecek seviyede tutun.
Önceki maddeyle bağlantılı aslında. Mesela sporcu diyeti mi yapmak istiyorsunuz? En etkili, sizi en iyi büyütecek tarif en kolay yapacağınız tariftir. Tırnaklarınızı yaptıracağınız en güzel hal, en kolay sürdüreceğiniz, bozulduğunda hemen tamir edebileceğiniz halidir. Saçınızın en güzel hali, yıkandıktan sonra en kısa sürede sokabileceğiniz düzgün versiyonudur.
MADDE 7
Bunu da çok duymuşsunuzdur. Consistency over intensity. Yani istikrar > yoğunluk.
Bir işi yaptığınızda çok iyisini yapmak yerine o işin basit versiyonunu düzenli olarak yapmak. İyi yapmaya çalışmak ancak alışkanlığı kazanmış insanların işi olmalıdır, onlar için bile her zaman - her seferinde değil zaten. Manikürü her seferinde tüm aşamalarıyla yapmak gereksiz mesela ama her banyoya girdiğinizde peeling ürünleriyle el-ayağı bir ovuşturmak alışkanlığı kazanırsanız tırnaklarınız mükemmel olmasa da bakımlı durur ve mükemmel hale getirmeniz gerektiğinde çok daha kolay yaparsınız. Evinizde sürekli olarak pratik temizlik yaparsanız derin temizlik günlerinde çok daha rahat edersiniz. Sporda ideal bir program bulmanız şart değil, pek de mükemmel olmayan bir programı düzenli yapmak mükemmel olan bir program arayarak sürekli ara vermekten veya değiştirmekten çok daha iyi sonuç verir.
MADDE 8
Ayıklamak.
Düzenli olarak evinizi ve kıyafetlerinizi ayıklayın. Bunu yapmamak evinizin düzenli olmamasının ve güzel kombin yapamamanızın birincil sebeplerindendir. Günümüz insanının ortalamada çok fazla eşyası var.
Körleşirseniz seçeneklerinizi değerlendiremezsiniz. Bir gardrop açtığınızda tüm parçalarınızı görebilmeniz gerekiyor. Tüm takılarınızı organizerlere koymanız, fazlasını vermeniz gerekiyor. Eh olan hiçbir şeyi tutmayın, eh kullanırım ya dediğiniz hiçbir şeyi satın almayın. Fazlalığınız olmadığında giyinmek, temizlemek, her şey kolaylaşıyor, kısalıyor.
MADDE 9
Tabak çevirmek.
İnsanları değil, uğraşlarınızı tabak olarak çevirin. Hayatınızdaki her şeyi sürekli olarak aynı başarıda götürmeye çalışmayın, kafaya aynı derecede takmayın. Gerileyeni öne alın. İyi duruma gelince biraz salın, başka bir şeyi öne alın.
MADDE 10
Zaman ve ara vermeye hazır olun.
Genelde kalıcı olacak değişimler hızlı olmaz, hızlı olan değişimler de kalıcı olmaz. Değişiminizi sindire sindire yaşamanız gerekecek, bu nedenle de zaman almasına, bu aydan diğer aya dipten that olmaya çıkmayacağınıza hazırlıklı olun. Önemli olan yol üzere olmak. Bazen geri düşeceksiniz, bazen tüm rutinleriniz alt üst olacak. Ancak kas hafızası gibi, ilerlemenin de hafızası var. Kaldığınız yerden toparlamak yeniden başlamaya göre çok daha kolay olacak. Bir süre sonra yapmak değil yapmamak size rahatsızlık veren bir hale gelecek. Ancak, bir süre sonra. Sıra sıra.
Ben önce sporla başladım. Kilo verince imajımı oturttum. Bir ara makyaja uğraştım ama yüzümü daha komplike makyajlarla bir türlü sevemeyince aşağıdaki rutini oturttum. Sonra tırnaklarımla kendim uğraşmaya başladım. En son da işte saç bakım rutinimi oturttum. Bir şeyler bende kemikleştikçe yeni level açtım yani.
Hadi şimdi günlük hayatıma kattığım, ne tamamen bıraktığım ne de her zaman mükemmel biçimde yaptığım şeyleri yazayım, yazılarımda yazdım ama yeni gelenlere özet olsun.
Cilt rutinim:
Sabah: yüzü suyla yıkama, rimel varsa micellar ile silme, c vitamini serum ve spf'yi yüz masajıyla sürme
Akşam: yüzü micellar ile silme, ya peptid ya niancinamide serum, gece kremini yüz masasıyla sürme
Haftada 2 kere banyo sonrası peeling maskesi
3-4 gecede bir alnımdaki ince çizgileri kinesiyoloji bandıyla bantlamak
Canım istedikçe banyolardan sonra kağıt maske koyma
Cildim 37 yaşında, 15 yaşımda aknemin başlamasından öncesindeki en iyi halinde.
Makyaj rutinim:
Göz altına aydınlatıcı göz kremi sürmek
Kaşlarımı kaş pomadı ve fırça ile tamamlamak ve koyulaştırmak
Kaşlarımı kaş sabunu ile yukarı taramak
Rimel sürmek
Aktif sivilcem varsa onun üstünü stick kapatıcıyla kapatmak
Ruj sürmek ve parmakla yedirdiğim ruju allık yapmak
Tırnak rutinim:
Cevizi kahvaltıda veya atıştırmalıklarda yemek
Banyo sırasında peeling, banyo sonrasında törpü ile pratik manikür
2-3 haftada bir boşluğum olunca tırnak eti kesmeli detaylı manikür
Renk istemediğim sürece, her gün bir kat nude renkte oje sürmek
Gece yatma rutinim:
Gece cilt bakımımı yapmak
Astım için burun spreyi, inhailer ve onceair almak
Uzanıp 5dk hint yağı ile karın masajı yapmak
Ellerime onarıcı krem sürmek
Saç rutinim:
Saçımın düz bir pırasa saç olduğunu kabullenmek :)
Banyo yapacağım günlerde banyodan önce saç diplerime damlalıkla nane yağı döküp 2-3dk scalp masajı yapıp saçı havluyla sarmak
Mümkünse her gece, cilt masajından sonra, tvde bir şeyler izlerken 5-10dk saç derisi masaj aletiyle saç diplerimi uyarmak
İnstagramda gördüğüm basit saç modellerini uygulama ve genelde başarısızlık :)
Saç rutinimi 6 aydır yapıyorum ve bu ara akrabalarımdan sürekli saçımın hacim kazandığı, arttığı yorumu geliyor
Spor rutinim:
Haftada 2 gün, 3 hareketi 3 set -progressive overloada uyarak- yaptığım ağırlık antrenmanı
Canım istedikçe -genelde haftada 2 güne tekabül ediyor- karın egzersizi
Boşluk bulduğum her gün 30-45dk açık havada tempolu yürüyüş
Pratik temizlik rutinim:
Yatakları toplamak
Çamaşırları sepete atmak
Biraz cif aldığım temizlik ıslak mendiliyle banyo lavabosunu ve klozeti temizlemek
Biraz cif aldığım temizlik ıslak mendiliyle çocukların masalarını silmek
Yatak odalarını süpürmek
Bulaşığı kaldırmak
Tezgahtaki, masadaki, sandalyedeki kırıntıları fırça ile yere serpmek
Koltukları ve yerleri elektrik süpürgesiyle süpürmek
Mutfak deterjanıyla fıs fıs masayı, sehpaları, tezgahı temizlemek
Bu dediğim 1 saatimi alıyor, almıyor
Kıyafet alışverişini yılda 2-3 kere, sezon geçişlerinde, birbiriyle kombinlenebilirliklerini göz önüne alarak toplu halde yapıyorum. Bu alışverişler hariç hiçbir şey almıyorum. Alışveriş sonrası gene kombinlenebilirlik esasına göre eskileri eliyorum. Sürekli takı kullanıyorum. Takı kullanmıyorsanız tarzınız çok eksik kalıyor benden söylemesi. Ütü istemeyecek kıyafetleri seçiyorum, bunun için mağazada buruşturma testi yapıyor, online alıyorsam müşteri fotoğraflarından anlıyorum. Sonuç olarak ütü yapmıyorum, neredeyse hiç. Haftada min. 5 tam makine çamaşır çıkıyor, her gün bir makine yıkamaya çalışıyor, yıkama bitince hemen düzgünce asıp, ertesi gün yeni makineyi atınca kuruyanları katlıyorum. Çorapları asanlar var mesela, ben çorapları asmaya kalksam evde kan dökülür :D Çorapları sadece açıp askının altında üst üste gelmeyecek şekilde yere atıyorum, yerde kuruyorlar. Pratik yani, yoksa yetişemem çünkü. Ütü yapmadığım için laf etmeye kalkan olmuştu, çok da fifi yani. Ütüye harcayacağım enerjiyi kendime harcarım daha iyi.
Gün dediğin 24 saat ve içinde bu rutinleri gerçekleştirebileceğiniz 10-20-30dkyı aslında bulabilirsiniz, bulabileceksiniz. Çocuğunuz da olsa bulabileceksiniz, çalışıyorsanız da bulabileceksiniz. Top çevireceksiniz, pas atacaksınız, tabak çevireceksiniz. Mesela manikürü detaylı yaptığınız gün pratik ev temizliğini atlayacaksınız. Ağırlık kaldırdığınız gün 15 dkda hazırlanan bir akşam yemeği yapacaksınız. Yeter ki bir şeylere düzenli aralıklarla ağırlık verin, tamamen ipini koparmayın.
abla biliyorsun eski takipcilerindenim.sana hep ders çalışmakla ilgili sıkıntılarım olduğunu söylerdim ama şuanda bir cafe buldum ve o ortam beni biraz da olsa motive etti ve ben ingilizce mühendislikte orta iyi bi unide 100 kiside 8.iyim 3 üstü ortalamayla ha hala disiplinliyim diyemem ama akademik kafam calisiyor diyebilirim ancak kendi eksikliklerim hala duruyor sana biraz danışmak istedim.abla ben biraz nazik yetiştirildim hani çok iyi bi ekonomimiz olmasa da ailem beni hiç bir işte çalışmaya yollamadı ya da evde hiç iş tutmadım yumurta kırmayı bıçakla birðey dogramayi bile bilmem kendimi bu yuzden hep beceriksiz olarak nitelendirdi halbuki sportif açıdan başarılıyım ama iste kendine yetemeyen biri olarak görüyorum kendimi ve el becerisi konusunda çok ozguvensiz hissediyorum ocak bile kullanmadım hani ayrıca hiç bir işte çalışmadığım içinde bir işte çalışmak beni çok korkutuyor cubku geçmişte ufak bi tecrubem olmuş becerememistim ve belki hatırlarsın askeri okulu bırakmıştım zamanında ve onun gerçek sebebi yaşadığım bir palavra bağlayamama anısını 50 kişinin önünde pantolonum düşerken komutanlar yardım istedim bağladı sonra bana en iyi palaskayi sen baglayacaksin dedi ve ben ertesi gün yine baglayamadim utandım ayrıca evde sakal trasi olmayı beceremedim ve bundan da korktum yatak toplamayı bilmiyordum bundan da korktum ve 2.gun kactim kendimi çok yetersiz olarak gördüğüm için ve bir de boks anım var 2 gün gidip sebepsiz üşenip bıraktığım açıkçası tüm bu yetistirilme tarzım ve anılarım bende yetersizlik duygusu yarattı ve özellikle hep zeki olarak tanimlanirim çevremde analitik zekam sosyal çevrem iyidir ama boyle becerisel eksiklikler ve el bebek gül bebek büyümüş çocuk algısı beni son zamanlarda inanılmaz bi depresifliğe sürükledi ve açıkçası spora bile gitmekten cekiniyorum zaten hareketlerin tam formlarını bilmiyorum diye ama spor en önemsiz detay ben kendim üzerindeki zihinsel tuzaklarımı çözmek algımı özgüvenimi kazanmak istiyorum bu konularda ama korkuyorum gerçekten
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Vrester biraz garip bir durumdan bahsediyorsun, yetişkinliğe geçen biri olarak motor becerilerin nasıl bu anlattığın düzeyde olabilir? Annen deli seviyesinde bir helikopter ebeveyn falan sanırım. Yani her an başında ve her an istediğin hatta istediğini ima ettiğin şeyi şıp diye sana hazırlıyor gibi bir durum mu var? Yoksa nasıl 22 yaşına gelen bir kişi kendine bir öğün yemek hazırlamaz, bir makarna pişirip basit bir sos yapmaz mesela? Hani bu durumun sağlayıcısı ne?
Askeriye ne alaka? Nasıl bir uç geçiş. Yoksa annen bu şekilde bir kadın olduğu için soya oğlanı gibi yetiştiğini gören baban müdahil oldu da o mu gönderdi seni erkek olasın diye? Askeriye de çok marjinal bir adım. Normal gelişimdeki bir erkek için bile zor iken senin anlattığın gibi el bebek gül bebek büyütülmüş biri için hiç doğru bir seçim gibi durmuyor zaten, bıraktığın iyi olmuş.
Ben sana ne önerebilirim? Gönüllülük faaliyeti önereceğim. Bir işe girdiğinde performans kaygın daha yüksek olacak çünkü sana para verecek kişiler elbette ki senden beceri bekleyecekler. Baskı ise kilitlenmene sebep olabilir. Ancak gönüllü olarak bir yere hizmet ettiğinde senin orada bulunman bile bir lütuf olacağı için sana verilecek görevlerde daha az performans kaygısı güdeceksindir diye düşünüyorum.
İkincisi ellerini daha çok kullanacağın bir hobi bulmalısın. En basitinden lego setleri yapabilirsin. Yani ne bileyim evladım o kadar ilginç bir şey söyledin ki şimdi sana git bir ocak yak mı diyeyim ne diyeyim? Şimdiye kadar denemediklerini neden denemediğini de anlamıyorum ki. Annen oğluşum sen beceremezsin, elini yakarsın falan mı dedi? Kaç yaş fark var annen ve babanla?
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Beceremeyeceğim kaygısından bir an önce kurtulman ve el işine yönelmen lazım. Herkesin saçma hata yapabildiğini ve zaman zaman utanç verici durumlara düştüğünü kanıksaman lazım.
Sizde var mıydı bilmiyorum ama ortaokuldayken o zoptirik teknoloji tasarım dersinde bize kesme biçme işlerinden bolca yaptırırlardı. Küçükken muhtemelen ailen de sana böyle şeyler yaptırmamış. Benimki ne kadar fena bir aile olursa olsun küçükken yeteneğimi ve dikkat dağınıklığımı fark edip önüme kalem, kağıt makas Allah ne verdiyse koymuşlar. Onlarla uğraşıp durmuşum, adhd için ilaca gerek kalmamış mesela. Sen de uğraşabilirsin sanat sepet ve el işleriyle.
Hayatımı kaydırdıktan sonra babamın oversize depresyon hırkasını giyip örgü örüyorum, psikomotor becerilere sığınmak kafayı topluyor. Basit yemek tarifleri deneyebilirsin. Gerçekten, git ve o ocağı yak. Ateşten de korkuyorsan arada kağıt mağıt tutuştur, kendini sına. Maket yap, DIY işlerine yoğunlaş.
Korkularının üstüne yürü.
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
abla annem mutfağına pek sokmayan öğretmeye meraklı olmayan ve biraz gergin bir insandı bende korkuma hiç denemedim. Sonrasında zaten ailem boşandı ve ben üniversite çağında babannemle yaşamaya başladım orda da ben kendi depresyonun ve okul hayatıma focustum ama şuan bi bahanem yok babannemden öğrenmemek için.annem 40 babam 48 yasinda.okul zamanı çok yoğun ders tempo olduğu için zaten artık vakit ayıramıyorum ama bu bahane değil cunku tatillerde de yapmıyorum deneme mevzusunda neden denemediğimi bende bilmiyorum sanırım bir şey nasıl doğranır bile bilmediğim için beceremem ortalığı batiririm evi yakarım diye korkuyorum gözümde büyüyor ya da direkt tembellik bilmiyorum ikiside olabilir.değişmek istiyorum hep dersleri iyi zeki sporda yetenekli cocuktum ama ne el becerisi ne başka bişeyim var bana bi başlangıç noktası ve tavsiyeler verebilir misinhem iş hayatı hem bu el bebeklikten gül bebeklikten kurtulmak hemde kendime yetebilmek için
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Ben sana listeleme ve hedef belirleme önermişimdir kesin. Kağıtta veya dijital olarak yapılacaklar listesi yapmaya başladın mı? Başlamadıysan, bugün başla.
İki, o listeye o zaman en basit becerileri koy. Eğer mutfakta hiçbir şey yapmadıysan öncelikle böyle basit şeylerden başlayacaksın. Bir küçük tava-tencere çıkaracak, içine biraz su koyacak ve yumurtayı kırmadan içine yerleştirecek, ocağı yakacaksın. Yanında bekleyeceksin, su kaynayıncaya kadar hızlı kaynaması için kapağı kapalı olacak, kaynadıktan sonra taşmaması için kapağı açacaksın. Basit fizik kurallarının bu şekilde işleyişlerini tecrübe ederek öğreneceksin.
Soğan, patates, kaygan veya sert şeyler zor doğranır ama salatalık, peynir, muz gibi kaymayan ve hafif yumuşak gıdaları dolaptan çıkarıp bir kesme tahtası alarak doğramaya başla. Ben mesela çocuklarıma salatalık doğratıyorum artık. El becerisi tamamen pratiğe bağlıdır, pratik olmadan gelişmez. Önce kesme tahtası kullanırsın, sonra daha keskin ama küçük bir bıçakla kesme tahtası olmadan kendi parmağına doğru kesme denemelerine yine yumuşak şeylerle başlarsın. İlginç biçimde daha keskin bıçaklar seni daha az zorlamaya maruz bıraktığı için daha az kazaya sebep oluyorlar.
Kıyafet katlamıyorsan katlamayı öğren. Katlamakta ustalaşmak da beceri ister. Temelini babannene sor, onun gösterdiğinden kendin ilerle, daha düzgün ve daha düzgün yap. Tamamen pürüzsüz, iki tarafı eşit olacak şekilde kıyafet katlamaya çalış.
Perdeleri kim takıyor evde? Babannene taktırmıyorsun inşallah perdeleri.
Bu dediklerimi yap bak. Bana sormanın hiçbir anlamı yok yapmadıktan sonra. Boşuna zihinsel engeller koyuyorsun kendine. Çok acı.
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Güzel tavsiyeler vermişsin Asyranta.
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
hepsini yapacağım abla kendime ve sana sözüm. Peki sence bu durumun benim genel hayattaki disiplinsizliğimle bir ilişkisi var mi ? Bu zihinsel tuzakların kendim hakkındaki düşüncelerimi öz inancımı ve öz disiplinimi etkilediğini dusunuyorum
Asyranta bizimde vardı teknoloji tasarım dersimiz derste hoca karton kestirip kup yaptırıyordu ben 3 saat uğraşıp becerememistim en son bi tane sınıf arkadaşıma yaptırdım aynı dersin dönem sonu ödevini de anneme yaptirmistim ortaokulda taa o zamandan bi beceriksizlik tutturdu gidiyor.
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Abla bende tembellikte var beceriksizlikte suan babannemin yanından ayrıldım anneme geldim annemle pek anlaşamayız zaten iyi bi yerde muhendislik okuyorum ve hayatımın yüzde 80 i ders evde internet yok bi cafeye gidip çalışıyorum ancak okulda labaratuar derslerimiz oluyor onların hepsinde başarısız oluyorum tekrar tekrar kendime inancımı kaybettim beceriksizlik konusunda bilmiyorum çok negatif bir haldeyim hem bi işte calismaktan korkuyorum hemde o labaratuarda beynim kitlendi sanki kolay bir şeyi bile yapamadım yemek falan zaten şuan da imkanı yok eger kalirsam her ders birbirine bağlandığı için zaten para konusunda rakip olan ailemin en ufak bi başarısızlıkta domino taşı gibi baglayici ders tablosu yüzünden 400 k ödemek zorunda kalacagi bi sistemdeyim kendi sorunlarımı sadece hali altina atıyorum ama bu beni zaten bitiriyor bu yetersizlik beceriksizlik hayata hazır olmama duygusu
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Sen şimdilik sadece derslerine bak. Böyle bir baskı altında iken yeni streslere ihtiyacın yok. Okulunu bitir, sonra kendin üzerinde çalış ve sonra iş bul.
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Abla kaçış yok ki labaratuar derslerimiz var imalat vs. Orda da öyle . Ve 2 tane zorunlu stajım var bu yaz bi şekilde aşmam gerek yani
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
abi twmel sorun hiç baskı altında kalmamış sorumluluk almamış el bebek gul bebek büyümüş olmak hayatımda hiçbir biçimde disiplin saglayamiyorum sadece annem değil babamda beni şımarttı kendi arasındaki huzursuzluklari hep saha iyi bir ebeveyn olarak ört pas ettiler ama bu yetiştirme tarzı beni zayıf iradeli zorluğa gelemeyen en temel hayat becerileri ve disiplinden mahrum el bebek gül bebek bir insan haline getirdi ve şuanda hep pes ediyorum zorluklara gelemiyorum ancak oynadığım lig bunlara yer olmaması gereken bi kariyer yolu tıkandım kaldım her gün kendimden nefret ediyorum aileme layık değilim ve neden bu kadar zayıf karakterliyim diye
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Abla gittim bir ise girdim stajımı 1 hafta kaldı az biraz tecrube ve ozguven icin arkadaşlarımla garsonluga girdik 5 yıldızlı bi otelde ekstraya beni mutfağa(pantri) verdiler 3 kazan cay kahve hazırlamam ve o mutfağın düzeni temizliğini yapmam lazimdi tabiki beceremedim şef küfürler etti kactim geldim ozguvenim iyice yerlerde bana bi yol haritası verir misin stajda da batırmak istemiyorum (imalat fabrikasında staj)
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Defalarca anlattılar ayrıca bana o kazanların mantigini ben kitlendim beceremedim
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.