X Yorumları: Kuyruk Acılı Sevgiliyi Linçleten Kız

İlişkiler

Taşınmadan artakalan işler yavaşladı, görevlerim azaldı ve henüz yeni taşındığımız yerde iş aramadım. Boş zamanım var. Yorulup oturduğumda sosyal medyada gezinmeye başladım. Düzenim böyle devam edip vaktim olduğu sürece yorumlamak istediğim konuları burada yazıya çevireceğim. İlk yazımın konusu olan flood, eski erkek arkadaşının kendine söylediklerine sinirlenen, Umre'ye gittikten sonra Bumble indiren kız.

Bir not düşeyim, yazılarımı isterseniz paylaşabilirsiniz. Ancak ben şahsi olarak bir daha sosyal medyanın toksikliğine bulaşmak, insanlara birebir laf anlatmak, haterların negatif enerjisine maruz kalmak istemiyorum. Paylaşırsanız da bana link, mention vs. vermeyin lütfen. 

Gelelim konumuza. Geçenlerde bir kızcağız, tayma düşen kız topluluklarından birinde bir flood döşedi, malesef flood silinmiş ama ben özetleyeyim. Ablamız zamanında piyasada çok aktif olan, bunu da bildiği 26 yaşındaki bir erkekle sevgili oluyor, kendi de 20 yaşında. 1 yıl kadar sevgili olduktan sonra "eskisi gibi hissetmiyorum" diyerek ayrılıyor. Ayrıldıktan sonra iletişimde kalıyorlar. Kız bir ara "sadece merak etmiştim" diyerek Bumble indiriyor. Bunu bir şekilde gören eski erkek arkadaş da kuyruk acısıyla kıza nasihat vermeye kalkıyor, erkeklerin piyasada serbest gezinen kızları sevmediğini ima ediyor ve kızın da bundan sonra sevilmeyeceğini. Kız bu konuşmaya acayip sinirlenerek olayı Twitter'a taşıyor. Konuşmanın bir parçası burada:

Sonrasında kız gruplarında her zaman olduğu gibi "ama o çok iğrenç biriymiş, kurtulmuşsun, sen güçlü dur hayat senin önünde, go girl" temalı tonlarca mesaj... Bir tane aklı başında yorum yapmayan NPC'ler sürüsü...

Alıntılayan inceller de ayrı bir salak. Bu vakayı çakıp geçip kızı ortada bırakan erkek kahramanlığı olarak okuyorlar, olay kızın terk ettiği erkeğin kuyruk acısı iken hem de. Ayrıca cuckold'luğun iğrençliğine bakar mısınız? Ortada bırakmak diye bir şey olsaydı orada suçlu ve iğrenç olacak olan bırakıp giden erkekken, kendilerine ileride bu şekilde zarar görmüş kızlar piyasası bırakanlar bu aktif erkeklerken, o erkeği kahraman ilan edip kızlara sövüyorlar, çok ilginç bir psikoloji... 

Yazıyı nasıl yazsam bilemedim. Bir kere olayda kimse iğrenç değil ve bu vakada bu kadar büyük duygular hissetmek gençlikten herhalde. Kızlar, bakın kızlar, kızlarım... Erkekleri, hayatı ve kadın erkek ilişkilerini moda olan akımlar, feminizm, kız arkadaşlarınızın fikirleri vs. üzerinden tanımaya ve yaşamaya çalışırsanız daha çok hayal kırıklığı yaşar ve çok yanlışlar yaparsınız, size de yapılmasına müsaade edersiniz. 

Solipsizmin ne demek olduğunu sanırım bu flood ve ona verilen tepkilerde tam olarak gördüm, aslında pek anladığım bir kavram değildi. Asıl kız ve onu okuyan kızlar, burada erkeğin kendilerine anlattığı düşünceleri o kadar beğenmediler ve bunlardan o kadar mağdur hissettiler ki, bunlarda gerçeklik payı olabileceğini düşünmek yerine erkeğin iğrenç biri olduğu etiketini yapıştırarak hissettikleri rahatsızlıktan kurtulmayı seçtiler. Böyle yaparak hayat hakkında ne öğrenebilirsiniz, bana söyler misiniz? Bir şeyi yanlış yaptıysanız nasıl düzeltebilirsiniz? İnanılmaz...

Erkekler böyle. Bu erkek sevilesi bir erkek değil, bence piyasada üzdüğü kızlar dolayısıyla sevilesi olmadığı zaten başta belli olan bir erkekmiş üstelik, ancak iğrenç bir erkek de değil. Kırmızı haplı denebilecek, kendi oyununu düzgün oynamış sayılabilecek bir erkek.

Erkeklerin de kadınların da cinsel stratejileri vardır. Aslında şöyle ayıralım mı? İnsanlığın bu kadın erkek ilişkilerinde biliyorsunuz tarım devrimi-aile öncesi ve sonrası stratejileri farklı.

  • Erkeklerin ilkel cinsel stratejisi: yakaladığını dölle ve sonrakine geç, ne kadar çok o kadar iyi
  • Kadınların ilkel cinsel stratejisi: seni yakalayandan hamile kal ve bakmaya gönüllü olanlarla yardımlaşa bak
  • Erkeklerin gelişmiş cinsel stratejisi: bir-birkaç kadınla başka erkekler arasında sınır çiz ve aile babası ol
  • Kadınların gelişmiş cinsel stratejisi: erkeklerle arana mesafe koy ve babası belli çocukları babasına baktır

Günümüzde yaşadığınız tüm zorlukların, tüm hayal kırıklığı ve kafa karışıklılığının sebebi ise cinsel devrim denen dönemin 12 bin yıldır gelişmiş cinsel strateji izleyen insanlığı tekrar ilkel cinsel stratejilere yöneltmiş olmasıdır. Daha doğrusu, iki cinsel stratejinin de aynı ömürde başarıyla yaşanabileceğini insanlara empoze etmesidir.

Bu vakada erkek, ilkel stratejisi olan rastgele seks döneminden geçmiş, sonra gelişmiş cinsel stratejisi olan evliliğe yaklaşmış ve bunu yapabileceğini düşündüğü bir kız tipi olan bakire, pazara girmemiş kız modelini hedef belirlemiş. İlişki içerisinde tahminim kızın üstüne aşırı düşmüş, kıskançlık etmiş ve kızı bunaltmış, kendini-otoritesini salarak gözden düşmüş ve kız da erkekten soğuyup ayrılmış. Kız zaten erkeğin onu hayal ettiği gibi içten içe muhafazakar bir kız olmaktan ziyade, aslında erkeğin yaşadığı gibi bir hayat yaşamak isteyen normal bir kızmış. 

Bakın sizlere bunu defalarca söyledim, erkek arkadaşların bir kısmı ve redpillciler duymaktan hoşlanmıyor ama tekrar söyleyeceğim. Kendi gelişmiş stratejisine, aile olmaya yeterince önem veren ve değerli kalmayı bir karakter yapısı olarak özümsemiş kızlar, geçmişte çapkın erkeklerle zaten en baştan yapamazlar, onları istemezler. Bizler, bizim stratejimizi riske atacak şekilde kendi ilkel stratejisini izleyen erkeklerden çekinir, uzak hissederiz. Çekiniriz çünkü erkek ilkel stratejisinde başarılı oldukça karşısında gelişmiş stratejisinde başarısız kadınlar yaratır. Anlaşılır söyleyeyim, bir erkeğin hayatından çok kadın geçtiğinde, bu kadınların en azından bir kısmı, o erkekle daha fazlasını isteyen ancak hayal kırıklığına uğrayan kadınlar olacaktır.

Kendi gelişmiş cinsel stratejisini özümseyen bir kız çekici ama kendi gibi "sadece" gelişmiş cinsel stratejiyi izlemiş yani çapkınlık yapmayan ve aile değerlerine düşkün bir erkekle yakınlaşabilir, böyle olan çekici biri karşısına çıkmazsa da pazar dışı kalmayı tercih eder. Yani hem çapkın olayım, piyasadan geçeyim, sonra da temiz kız bulayım diye bir şeyin piyasada karşılığı işte bu örnekte de bir daha gördüğünüz gibi, yok. Anlaştığınız, sizinle sevgililiğe geçen kız sizin ilkel stratejinizden korkmadığı gibi kendi ilkel stratejisinden de gördüğünüz üzere rahatsız olmayan bir kız olacak. Çünkü aile kavramını yeterince özümsememiş. Sizin gibi.

Bu iğrenç bir şey mi, bunu kınıyor muyum? Hayır. Erkeği kınamadığım gibi kızı da kınamıyorum, ama durum böyle. Çekebildiğiniz kişi size benzeyecektir, bu kadar basit.

Bu erkek neden iğrenç değil? Erkekler neden böyle? Çünkü bir erkek yatırım yani ciddi ilişki-evlilik yapmaya karar verdiğinde, o zamana kadarki maddi manevi becerilerini bir kadına vakfetmeye karar verdiğinde a.k.a düğün masrafı yaptığında, flört yeteneklerini kaybetmeyi göze aldığında, başka kadınlardan çocuk yapma ihtimalini sildiğinde vs. yanında kaldığı kadından tam verim almayı umar. Nedir bu tam verim? Tamamen sadık olsun, tamamen bağlı olsun. Madem aile oluyoruz, kadın da aileyi sürdürsün. 

Aynı, kadınların bu kararı verirken erkekten belli bir duygusal ve maddi beceriye sahip olmasını, sadakat göstermesini ve cimrilik etmemesini, aileyi terk etmemesini beklediği gibi...

Bir insan, partner değiştirdikçe, partnerlerinden elle tutulur sorunlar olmasa da ayrıldıkça, ilişkilerini tamir etmek değil bitirmek yoluyla sorunlarından kurtuldukça o kişi kendi gibi olmayan, düzgün ilişki yaşamayı beceren insanlar için tercih edilmeyecek bir seçenek halini almaya başlar, zaten de almalıdır. Çünkü yaptıkların, yapacaklarının teminatıdır. Bu kadar basit. Kapiş? Erkekler de almalıdır ve üstte gösterdiğim üzere alıyorlar da zaten. 

Aslında bu vaka, blogda tekrar tekrar vurguladığım şeyleri özetlediğim bir yazı yazdırdı. Düzgün ilişki istiyorsanız, bağlanmak istiyorsanız, göz göre göre geleceği olmayan şeylere atlamayın (bu vakada kız erkekle Kızılcık Şerbeti çekecek bir aile farklılığından, kendi ailesinin muhafazakar erkeğin seküler olduğundan bahsediyor). Özgüven-özdeğer problemlerinizi çözün, ilgi-onay açlığınızla savaşın, çekicilik sorunlarınızı çözün, sosyal olun. Biraz önünüzü görerek atladığınız ilişkinin de sonuna kadar arkasında durun. Mükemmel ilişki, her an ilk zamanki gibi hissetmek diye bir şey zaten yok, gökkuşağının altından geçeyim derken bataklığa düşmeyin.

Son olarak, aile istiyorsanız, ilkelliği reddedin ve üstünüze bulaştırmayın. Gelişmiş bir insan olun. Açgözlülük edip iki cinsel stratejide de başarılı olabileceğinizi sanmayın. Çocuğunuz olduğunu ve birlikte büyüteceğinizi düşünmediğiniz insanla sevgili olmayın, sevişmeyin. Etraftaki söylemler kafanızı karıştırıyor, gençlik ilkel olmalı sonra da gelişmişe geçilmeli diye anlatılıyor. Yanlış... Olmuyor ve olmayacak, boşananlardan belli.

İnsan aile istemeyedebilir. Twitter'da aile değerlerinden bahsedenlere saldıranlara baktığınız zaman birkaç tweet sonra kendi ailelerinden kötü muamele gören, kendi çevrelerindeki zulümden bahseden insanları görürsünüz. Bu tip vakalar vardır, talihsizliklerdir. Ancak onlardan değilseniz, onlardan tavsiye almayın.

Hatta sizlere bir tavsiye daha, kendinin bi 5 senedir yürüttüğü iyi bir ilişkisi olmayan kimseden ilişki tavsiyesi falan almayın.

Hadi selametle...

Yorumlar

MAJ3R LAZ3R 3 ay önce yazdı:

Abla bu gönderiyi bende timeda görmüştüm ve Umre'ye gittikten sonra Bumble indirdiğini okuyup baya gülmüştüm. Bu topluluklar tam bir şer yuvası. Her gün bu tarz 50 tane gönderi görüyoruz ve her böyle gönderi gördüğümde karşı cinse olan güvenim bi nebze daha zedeleniyor. Yani muhafazakar ailede yetiştiğini söyleyen kız bile bunları yaşıyorsa vay bizim halimize. 

Ben whatsapp konuşmalarınına ss alınıp arkadaş grubuna atılmasından bile rahatısız olurdum. Bu tarz topluluklarda çiftler arasında en en özel kalması gerek şeyleri bile en ufak ayrıntısına kadar tanımadıkları insanlara anlatıyolar. Hayatlarında düzgün bir tane ilişkisi olmamış kişilerin verdiği toxic ilişki tavsiyelerinden bahsetmiyorum bile.

Son 2 gündür farklı bi gönderi time da dolanıyordu (gönderi silinmiş ama bazı alıntıları kaydetmiştim). Bi kız "Erkekler, bakire sandıkları kadınların oral-anal yoldan ilişkiye girmediklerini ön sevişme yapmadıklarını sanıyor" tarzı bi cümle yazmıştı. Ve bir sürü böyle alıntılar ve yorumlar gördüm. Yazanların çoğu fake hesap veya anonim değildi profillerine girince belli oluyor. Arada birkaç tane tepki gösteren kadın olsada çok daha fazla kadın/erkek bu konudaki tecrübelerini yazıp durumun böyle olduğunu söylemişler.

Geçmiş benim için önemli. Önemli olma sebebi "PaTLak Karı AlMAm ben OnlAR NaMusSuz" muhabbeti değil. Kıskançlık ve sahiplenme. Geçmişinde erkek olan bi kadını tam olarak sahiplenebileceğimi, dört kolla ona sarılabileceğimi düşünmüyorum. Bu yüzden sevgimin tamamını da ona aktaramam, hissettiremem. Ayrıca kadının o erkeği unutup unutamaması gerçeği de var. Arkadaş ortamımdaki kızlardan direkt olarak duyduklarım, twitterda, forumlarda okuduklarıma göre kadınlar ilklerini veya fazla anlam yükledikleri kişileri/tecrübeleri kolay kolay unutamıyor gibi. Doğal olarak kafasının kenarında köşesinde başka bi erkeğin olmasını istemem. Kısacası gönül rahatlığıyla bi kadını sevebilmek için bakire olmasını istiyorum.

Normalde sosyal medyadaki genellemelerin veya tespitleri  pek takmam. Kurgu-ragebait olduğunu düşünür geçerim fakat topluluklar açıldığından beri özellikle bakirelik, geçmiş ilişkileri unutamama gibi konular çok çok sık karşıma çıkmaya başladı. Hani gönderilerin 3 tanesi fake 5 tanesi kurgu desek bile geriye kalanlar gene çok fazla. Bu tarz gönderiler de beni karamsarlığa itmiyor değil. Senin düşüncelerin ne?

Mantıklı Kadın 3 ay önce yazdı:

Zor bir şey sormuşsun.

Dürüst olmak gerekirse bilerek yazabileceğim bir konu değil. Erkek değilim, erkekteki sahiplenme güdüsünü anlamıyorum. Kimseden ayrılmadım ve terk de edilmedim, dolayısıyla bir sonraki ile hayata nasıl devam ediliyor, tahmin edeceğim. Akıl yürüteceğim. Mazur gör.

Öncelikle, seni düşündürmek için sorular soracağım. İlerideki karını bu kadar idealize etmeye neden ihtiyaç duyuyorsun? Bir erkeğin bir kadını hayatına alabilmek için onu adeta annesi gibi ideal görmeye ihtiyaç duyması sence sağlıklı mı? Kadını o bahsettiğin kadar sevmen gerekiyor mu? Kadını o şekilde sevdiğin zaman ilişkindeki hipergamik dengeyi tutturabileceğini düşünüyor musun? Kaybetme korkunla kadını bıktırabileceğinin farkında mısın? Unutma, kendine bir yoldaş arıyorsun, anne değil. Seviştiğini düşünmek konusunda bir nevi tabu geliştirebileceğimiz insanlar ebevenylerimizdir, bizimle sevişenler değil. Bu sahiplenme daha doğrusu sahibi olma ihtiyacı annemizle olduğu gibi istesen de kopmayacak, hep sürecek bir ilişkiye ihtiyaç duymaktan kaynaklanıyor olabilir mi? Oysa ki ilişkinin sağlığı için, ilişkilerinin hiç bitmemesini isteyen tarafın kadın olması, ilişkilerin bitebilen ve sonra başkası ile de ilişki yaşanabildiğini düşünen tarafın erkek olması gerekiyor. 

Gençler bir şeyler illa yaşıyor mu?

Hayır, dünyada zaten trend olarak "bir kısım gencin kontrolsüz ve problemli cinsellik-ilişki yaşamına bakarak bu çirkin piyasaya dahil olmak istemeyen kesim"in büyüdüğünü görüyoruz. Selection bias yaşadığınızın farkında olmalısınız. Yani oraya yazacak bir şeyi olanlar yazıyor, yazacak bir şeyi olmayanlar orada değiller. Üstelik, bak benim de çekilmeme sebep oldular, iyi veya umut verici veya erdem sinyalleyen herhangi bir şey yazdığın zaman üstüne nefret kusuyorlar. Böyle şeyler yapmayan insanlar Twitter'da değiller, olsa bile ses çıkarmıyorlar.

Tek sorununuz, birbirinizi nasıl bulacaksınız? Piyasadaki tüm kötü örnekler bu kızların ve erkeklerin birbirlerine karşı önyargıyla dolu olmasına sebep oluyor. Tanışma imkanlarınızın darlığını geçtim, tanışılsa bile önyargıları aşıp bir şeyler yaşamaya karar vermek bu insanlar için giderek zorlaşıyor. Gerçekten zor konu. Yoksa oralardasınız, biliyorum.

Unutma meselesine geçeyim. Kadınlarda unutmamanın ilk olmakla alakalı olduğunu düşünmüyorum. İlk kavramına önem atfeden tarafın erkekler olduğu bariz. Buradaki fark, erkeğin çocukların kendisinden olduğundan emin olması gereken taraf olmasından kaynaklanıyor. Kadında ise buna benzer bir kaygı ve motivasyon yok. Kadınlar, en doğru tercihe odaklılar. Bir kadın unutamazsa, o erkek ilki olduğu için değil, hayatına alabileceği en iyi erkek olduğunu düşündüğü içindir. Hani vardır ya bir söz, kadınlar ilişki içinde yavaş yavaş bitirirler diye. İşte bu süreci yaşayan, yaşamaya şansı olan bir kadının unuttuğunu, arkasına özlemle bakmadığını düşünüyorum, bunu görüyorum.

Öte yandan, kadın erkeği severken ve ona değer verirken erkekçe terk edildiğinde veya erkek aldatmak gibi ilişkiyi temelden sarsan bir hata yaptığı için terk etmek zorunda kaldığında veya ailelerin istememesi gibi dışarıdan gelen bir müdahale ile hikaye yarım kaldığında, kadınların unutamadığını görüyorum. Redpill işin bu kısmını pek konuşmuyor zira erkeklere bolluk zihniyetini kazandırmak için tamamen memnun oldukları bir ilişkiye geçene kadar aradaki kadınları bir atlama tahtası, bir alıştırma sahası gibi kullanmayı salık veriyor, ne kadar korkunç değil mi? 

Neyse, toparlayayım. Sizlerin tek yapmanız gereken sosyal medyada geçirdiğiniz zamanı azaltıp gerçek hayatta duruşunuzu sağlamlaştırmak, ne olduğunuzu sinyallemek ve sinyali size tutan insanlarla ortak alanlarda buluşmaya çalışmak. Acele etmediğiniz ve psikolojinizin size oynadığı olumlama oyunlarına karşı farkındalik sahibi olduğunuz, sezgilerinizi dinlediğiniz ve acele etmediğiniz sürece ben yaşa basmayacağınızı düşünüyorum. Dışarıda kandırıldığını vs. iddia eden insanların yazdıklarına baktığımda neredeyse her şeyi göz göre göre yaşadıklarını görüyorum.

MAJ3R LAZ3R 3 ay önce yazdı:

Kadınların ve erkeklerin sahiplenme ve kıskanma durumlarının çok farklı olduğunu bundan dolayı geçmişe olan bakış açılarının da çok farklı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bi kadının beni anlamaması normal.

İdealize etme konusunda haklısın. Flört aşamasından sevgililiğe geçemiyo oluşumun en büyük sebebi muhtemelen bu. Çok sevgi, ilgiden dolayı bunlatmam, hipergamik dengeyi tutturamamam vs. Fakat ebeveynlerimize karşı geliştirdiğimiz tabu ile evlenmeyi düşündüğümüz kadına karşı oluşturduğumuz tabunun aynı olduğunu düşünmüyorum. Ebeveynlere karşı geliştirdiğimiz tabunun altında ne yatıyor bilmiyorum ama evleneceğim kadına karşı geliştirdiğim tabu dümdüz rahatsız olma kaynaklı. Altında çok bi sebep arama gereği de duymuyorum. Dümdüz rahatsız eder böyle bi durum beni.   

Çevremde yaşıtlarımın ve yaşça büyüklerimin ilişkilerini incelediğimde hepsi senin dediğin "ilişkilerin bitebilen ve sonra başkası ile de ilişki yaşanabildiğini düşünen tarafın erkek olması gerekiyor" kafa yapısına sahip. Ama bu kafa yapısına sahip olmaları onların geçmişe verdikleri önemi etkilemiyor. Yukarıdaki whatsapp konuşmasındaki gibi, yakından tanıdığım seküler, geçmişi kalabalık erkek dahi iş ciddi ilişki boyutuna binince geçmişe önem veriyor. Yaptığı doğru değil, biliyorum ama sonuçta önem veriyor. Geçmişe önem veren bi erkeğin de herhangi bi aydınlanma(!) yaşayıp bakış açısını değiştirebileceğini düşünmüyorum. Değiştirmesi gereken bi durum olduğunu da düşünmüyorum.

 

 

 

 

Asyranta (25 yaşında) 3 ay önce yazdı:

Kadınları eşya gibi gören bu tip erkeklere nezaket ve saygı borcumuz olmadığı için linçlemelerinde bir gariplik göremedim. Onlar öyle düşünüyor, bizi böyle görüyorlar diye bunu kabul etmek zorunda değiliz.

Artık bilişsel gelişimi 8 yaşında sekteye uğramış çarpık düşünceli bir erkekle ilişki yaşayıp aile kuracağına yalnızlığı yeğliyor birçoğumuz. Kadınların yalnız kalmakla bir problemi kalmadı çünkü piyasadaki çoğu erkeğin niyeti herkesin malumu.

Erkeklerin cinsel stratejisinin konuşmadaki gibi olması, iğrenç olmadığı gerçeğini değiştirmiyor çünkü koca koca adamların tek düşünebildiği şeyin kızlık zarı olduğu yorumu çıkıyor buradan. Kız iyice tiksinmiş doğal olarak.

Ayrıldıktan sonra başka kızlardan da yüz bulamamış olacak ki yeni aşklara yelken açmak isteyen (!) kızımıza odaklanmayı seçerek kendini açıklamak ayağına sikko değer yargılarını empoze etmeye çalışmış. Kafasında tüm kadınları bir kategoriye sokmuş, üsluptan da kendini İngiltere veliaht şehzadesi zannettiği belli zaten. Daha çook hırpalarlar bu oğlanı.

Ayrılmışsınız, koca herifsin ve seni artık ilgilendirmemesi gereken bir insanın hayatına hala burnunu sokmaya çalışıyorsun. Gram iyi niyet yok.

Kızın hatası, terk ettikten sonra bu erkeği her yerden engellememiş olması. İsterse holding sahibi olsun, yatları katları olsun, müthiş yakışıklı olsun engellemeli ve hayatından uzak tutmalıydı.

Mantıklı Kadın 3 ay önce yazdı:

Nefsten -hem kendininkinden hem başkalarınınkinden- en çok nefret edenlerin davranışlarına baktığında o kişilerin nefslerinin emrinde olduğunu görürüz. Yani nefsin kölesidirler. Zira nefs zalim bir efendidir, onun istediği gibi davranır, onu efendin yaparsan ondan ve diğer nefslerden de nefret etmen kadar doğal bir şey yoktur. Dediğim gibi o zalimdir ve kölesine eziyet eder, onu kötü hallere sokar ve bundan da hiç vazgeçmez.

Nefsle başetmenin tek yolu onun efendin olmasından kurtulup, onu sırtından atıp yani onu dinlemeyip mantıklı-iradeli kararlarla hayatını yönetebilmektir. O noktadan sonra nefs sadece himayen altındaki küçük, mızmız bir çocuğa dönüşür. Lafını dinlemezsin ama atsan atamaz, satsan da satamazsın. Bu ilişkide ise ondan nefret etmezsin, çünkü sana zulmedemez yani hayatını mahvedemez, varlığını olduğu gibi kabul edersin. Hem sendekinin, hem de başkalarındakilerin...

Başkalarınkinden neden nefret etmezsin? Çünkü artık -buna belki tehlikeli bir kibir de diyebiliriz- kişi kendi gibi nefsinden kurtulmuş insanlar haricine saygı, ilgi duyamadığı için onlarla pek de muhatap olmamaya başlar. Hayatına almaz kendi eski hali gibileri çünkü frekanslar tutmaz. Dolayısıyla başkalarının nefslerinin kendine etkisi de nefret uyandırmayacak kadar sınırlanır.

Asyranta (25 yaşında) 3 ay önce yazdı:

Nefret uyandıran şey "Ben dilediğimce sikimin keyfine bakmak istiyorum, kızlarla ciddi düşünmüyorum bunu da gizlemiyorum" düşüncesi değil.

"Şu kadın böyle iffetli, bu kadın şöyle orospu, bu kız marjinal, şu kız diş telli ve çirkin, Buse çok çirkin ama yine de eğlenilir, Ayşeyi sevebilirim çünkü bakire, Fatmayı sevmem çünkü bakire değil" diye düşünürken ilişkilerinde örnek insanmış gibi davranmaları nefretlik. Buse de insan, Ayşe de, Fatma da. Onlarda da arzu var, nefs var ve erkeklerin bundan nefret etmeleri bu gerçeği değiştirmeyecek.

Düşünsene hayatındaki insandan sahip olduğu arzu yüzünden gizliden gizliye nefret ediyorsun ve onu hayatında tutmaya devam edip ona dünyayı dar etmenin yollarını arıyorsun. Bakire kızlarda nefs olmadığını, nefsin sadece erkeklerin kendisine özel bir şey olduğunu düşünmeleri içlerini rahatlatıyor.

Kadınlarla ilgili kafalarında başka bir ihtimal, başka bir doğru söz konusu değil, Fatma için aşkından geberse bile onun hala orospu olduğunu düşünmeye devam edecek çünkü Fatma bakire değil. Böyle bir kafa.

Salt doğrularla, insanları çok keskin bir şekilde kategorize ederek ilişki sürdürmeye çalışıyorlar, o insanlarla ilgili kendilerine bir an olsun yanılma payı bırakmıyorlar, yanılabilirim kaygısı sıfır. Karşılarındaki insanın rahibe olmadığını, herkes gibi mutlu ve mutsuz olduğunu, birini arzuladığını, seviştiğini, zevk aldığını, tüm bunları isteyerek yaptığı gerçeğini kabullenemiyorlar ve ilişkileri de kadınların onları itici, sevimsiz bulmaya başlamasıyla bitiyor.

Söz konusu erkek kızın söylediği kadarıyla ilişkide rengini belli etmemiş. O düşünceleri baştan söylese kızın kendisiyle beraber olmayacağını da bal gibi biliyor gerçi. İlişkide sessiz sakin efendi görünen erkeklere bu yüzden güvenmem zaten. Sosyal ve çapkın olanın en azından niyeti bellidir.

Hayatı nereye kadar mantıklı ve iradeli kararlarla yönetebiliriz bilmiyorum. Kariyerde evet, arkadaşlıklarda eh, ama aşka meşke gelince... Şahsen sınıfta kaldım. Ya fena kapılıyorum gözüm bir şey görmüyor ya da mantıklı hareket edeyim derken yanlışlıkla manipüle ediyorum. Zihnim de zaten henüz başlamamış ilişkileri, gerçekleşmemiş buluşmaları ve planları olumsuz düşünerek mahvediyor kendi kendine. Zamanla gerçekten arapsaçına dönüyor hepsi. İlişkilerde mantığı öncelemek isteyen arkadaşlara başarılar.

---

Son zamanlarda hayatımdan biraz başım döndü Cıvıtık. Sosyal medyadan tanışıp kavga ettiğim, geçimsiz, çapkın, merdiven altı işlere bulaşmış, ipten kazıktan kurtulmuş haydut kılıklı bir oğlanla aksiyon ve entrika dolu bir date'e çıktım, ufak bir kaza geçirdim, sonra şakkadanak bir iş teklifi geldi. Hakaret gibi bir maaşı var ama harçlığım çıkıyor...

Diyeceksin adam mı kalmadı? Kız erkek fark etmeksizin beni insan içine çıkaracak, düzenli olarak hadi kalkk şunu yapalım şuraya gidelim diye darlayacak çok sosyal biri lazımdı. O denk geldi. Evde kimsesiz kimsesiz oturup, nadiren sosyalleşip, sporumu, resmimi, yemeğimi yapıp mekanlarıma ara sıra uğramaktan ve para biriktirmekten başka yaptığım bir şey yok. Hayatıma normal bir şekilde devam ediyorum ama yaşadığımı hissetmiyorum.

Beni en tedirgin eden şey, havadan sudan konuşurken, aniden onun birinin ölümüne sebep olduğunu hissetmemdi. Sadece bir his. Acaba paranoyak mıyım diye düşürken soruverdim. Kekeler gibi oldu, sonra onayladı. Bunu sormamdan tedirgin oldu.

Sonra lavaboya gidiyorum ayağına (sonra orada biriyle kavga ettiğini öğreneceğim) beni mekanda tek bırakıp başkalarıyla -erkeklerle- konuşmaya başladı. Bana da hiç demiyor Asyranta ayrı takılalım diye. Bir ara kafam iyi oldu, hızımı alamayıp tokatladım onu. Bir tepki gelmeyince sinir içinde başka insanlarla konuşup bir erkekle yakınlaştım. Beni orada yalnız bırakacaksa beraber gelmeseydik madem? Bu durumun tek olumlu yanı, ara sıra eğlenmeye çıkabileceğim bir kız arkadaş edinmem.

Biriyle flörtleşirken görünce küplere bindi oğlan. ("Ben de bilirdim kendime kız bulmayı" diye sitem edecek daha sonra)

Flörtleştiğim kişi çizgiyi aşınca onu can havliyle iterken sırtüstü düşüp kafamı vurdum, oturuyordum. Bar taburelerinden o zamandan beri korkarım, devriliveriyor.

Bir anda ağlama krizine girdim, kimseye görünmeden eve gittim. Buluşmaya giderken belki ısınırım sanmıştım ama ısınamadım, onu görmeden berbat biri olduğunu düşünsem de kendime yanılma payı bırakmıştım çünkü fikirleriyle, düşünce yapısıyla bir şekilde etkilemişti beni. Sosyalliğinden, nerelerde neler var bilmesinden de faydalandım. Ve samimi söylüyorum hiç fiziksel çekim hissedemedim. Israr etmesine rağmen elini tutmadım, yakınlaşmadım, biraz olsun isteseydim yapardım ama o bile yoktu. Umut vermedim, içim rahat.

Sadece psikolojik açıdan sebepsiz yere çok tetiklendim. Onunlayken içimdeki tüm berbat duyguların su yüzüne çıktığını hissettim, sanki içimde bir canavar uyuyordu ve o akşam uyandı. Resmen durup dururken kötülük yapmak, arıza çıkarmak veya yanından kaçıp gitmek istedim ve tüm bu hislerden sıyrılmam, kendime gelmem günler aldı. İletişimi çoktan kestim. Sayesinde yeni mekanlar keşfetmem iyi oldu ama.

Exlerime kıyasla bölüm sonu canavarı gibi biriydi yani, zaten ben de az manyak değilim. Öyle bir adama öyle davranmam gerektiğini düşündüm, beni orada kurtların arasında bırakmasaydı büyük ihtimalle sıkıntı çıkarmayacaktım. Ondan da hissettirdiklerinden de kurtulduğum için memnunum. Bazı belirli insanlara karşı önyargılı olmak çok daha iyi ama hoşlanmıyorum bunu yapmaktan işte.

Daha sonra Y kuşağı ve kadın ağırlıklı, sorumluluk sahibi ufak bir çevre edindim. Şu sıralar onlarla vakit geçiriyorum, mekanlarda birbirimize göz kulak olup eğleniyoruz. kendimi bilerek itekleye itekleye, zorla dışarı çıkarıyorum, asosyallik nereye kadar? Bu hallerim deli ediyor beni artık. Utangaçlığım yok, sadece sosyalleşmeye süper isteksizim. Bu kısır döngüden insanlarla tanışıp konuşarak çıkmaya çalışıyorum.

<3