Hayatımda Okuduğum En İyi Flood

Hayata Bakışım

Evet arkadaşlar, uğruna yaklaşık 1 senedir sürdürdüğüm Twitter sessizliğime ara verdiğim, hepinizin okuması gerektiğini düşündüğüm ve meseleyi “neredeyse” tamamıyla kavrayabilmiş bir “neden çocuk yapmıyoruz” floodu. Neredeyse kısmını da açıklayacağım.

Flood uzun ama üşenmeyin, okuyun. Okumak 5dk ancak alacaktır. Adam haklı beyler. Adam anlamış. Mesele de bu. Bakan ve kendi durumundan-doğrularından dolayı tetiklenmeyen herkesin görebildiği gerçekleri güzelce özetlemiş.

Dünya nüfusu uzun zamandır düşürülmeye çalışılıyor. Kim tarafından? Var işte bir aileler, şirketler. Kişileri bilmiyorum, pek komplo teorisi de okumam. Ancak birilerinin dünyadaki gelişmeleri akışına bırakmadığı aşikar.

Nasıl nüfus düşürüyorlar? Çok güzel bir twitle parmak basmış arkadaş, öldürerek değil. Çünkü öldürmek ilkel dirençlerimizi tetikliyor. Bak yazmış adam, doğru bu:

"Bunu böyle yapmazlar yeaaa öyle olsa bombalarlardı" falan gibi müthiş saçma bir argüman daha var, onu da cevaplayayım, bu işi de germiyor olmalarının tek sebebi gerilim nüfus arttırıyor. Bunu daha önce defalarca gördük. İnsanları ne kadar öldürürsen, o kadar sert dönüyorlar.

Onun yerine fikirlerinizi değiştirdiler. Nasıl değiştirdiler? Zamanında feminizm, şimdi de ona katılan redpill gibi akımlarla. Aile veya sizin hayat travmalarınızla örtüştüğü için de siz bu düşünceleri okuyunca “doğru ya” dediniz, hak verdiniz, tutundunuz bu fikirlere ve bunların maşası oldunuz.

Bakın arkadaşlar, çocuk yapmamanın nedeni ekonomi değil. Çocuk yapmamanın sebebi aynen floodda belirtildiği gibi rahatlık, konfor ve bireysellik. Yok olmaktan korkmamak. Bu kadar. Geri kalan her endişe bunlarla bağlantılı. “Çocuğa iyi bir hayat vermek”, bunu ekonomik derde bağlamak, yine konfor arayışıyla alakalı. Bu ideal değil ama çocuk dediğin sokakta da yaşayabilir çamurda da. Çocuk yapmıyorsanız görün ki mesele onu yaşatmak değil, çizdiğiniz ideal. Peki bu ideal haklı bir arayış mı? Hayır, her zaman değil. Çünkü insan kendi hayatınıza bakıp görmeniz gerekiyor ki daha rahat olunca daha mutlu olan bir canlı değil. Hanginiz mutlusunuz ki? Hepimiz çeşitli bağımlılıkların pençesinde kıvranan ve sabah kalkmak için bile enerji arayan canlılarız şu anda. Hayır dostlarım, hayır. Çocukların pek bir imkana ihtiyacı yok. Çocukların sevgi ve disiplini ayarında görüp, ölçülü bir şekilde yakınlık ve sorumluluklar gösterilerek yaşatılmaya ihtiyacı var. Bu kadar. Daha iyi okullara da ihtiyaçları yok, daha çok kıyafet veya oyuncağa da, sinemaya da ona da buna da.

Sizler anne babanızın beceremediği evliliklerin kurbanısınız. Bunu bir anlayın. Bazen de, floodda arkadaşın söylediği gibi kendilerinin becermek zorunda kalmadığı evliliklerinin kurbanısınız. Ne demiş bu ikinci floodda arkadaş:

Şu anki nesilde de devam ettiği ve böyle gittiği için zaten dünyanın ırzına geçildiği gibi "Evlilik falan olur, önce hayat, önce okul, önce kendi ayakların üzerinde dur, KİMSEYE MUHTAÇ OLMA" falan gibi bir refah getirisi önkoşulla bizi yönlendirdikleri için biz kayıp bir nesiliz.


Onlar, kendi anne babalarından sonra okuyup, 20-25 yaşında evlenip, işe girip, çoluk çocuğa karıştıkları için bizlerin de otomatik şekilde evleneceğimiz gibi bir yanılgıyla bize kadın olmayı, erkek olmayı, hayatın gerekliliklerini, hiçbir şeyi öğretemediler. Bilmiyorlardı çünkü.


Tam olarak bu. Vallahi bu adam akıllı. Hani sizlere “önce oku mesleğini eline al” diyorlar ya. Bu da size mantıklı geliyor. Hah işte, bunu neden diyorlar, çünkü onların evlenmek gibi bir mücadelesi değil meslek ve ekonomik bağımlılıkla mücadelesi oldu. Bu yüzden size doğru bir şey öğrettiklerini sandılar ve sizler için özellikle annelerinizin travmalarından kaçmak en doğru şey gibi göründü ama karşıdan gelen kamyonu göremediniz. Size bu öğütleri verenler de göremedi. Serbest cinsel piyasa, bu piyasada eşleşmek, evlenmek ötelenesi ve kolay bir şey değil. Çok zor bir şey ve beceremiyor gençler, beceremeyecekler de. Çünkü evrimsel uyumsuzluk var. Aşk ve güdüler başka bir şey emrediyor, onlar başka bir ilkel çağın hisleri; evlilik ve aile ise başka gereklilikler getiriyor. Hepsini serbest bıraktığınızda işte sürekli yazdığım piyasa sorunları ortaya çıkıyor ve bu durum binlerce yılda ancak başkalaşır. Evrim yavaştır.

Abinin kaçırdığı bir nokta var dedim, söyleyeyim, onu ek floodda yazmış. Daha bu abimiz benim yaşıtım olarak hala piyasada kaldığı için durumuyla barışmak açısından bir şeyi görememiş, orada saçmalamış. Erkeklerin 35’e kadar adam olmaması ve ondan sonra evlenmesi diye bir ideal, bir saçmalık yok. Her şeyi çözmüş görünen adamın buradaki saçmalığı görememiş olması inanılmaz.

Bir toplumda kadınlar ve erkekler birbirini etkilerler, birlikte varız biz. Siz erkeklere 35’e kadar bekar kalabilecekleri bir ortamı normal görürseniz bu toplum nasıl şekillenir? Bu erkekler volcel olarak bekar kalsınlar diyorsanız bilemem ama sanmıyorum. Bakın, bir toplumda erkeklerin bekarlığı normalse orada seks olur. Çekici erkekler o piyasanın altını üstüne getirir çünkü güdülerin ne olduğu ortada. Mutlaka bir kısım kadınlarla seks yaparlar ve bu sefer aynı bugün olduğu gibi piyasa bulanıklaşır. Çünkü piyasadaki diğer erkekler bu kadınlara yatırım yapmak istemezler doğal olarak. Hadi kadınlar kısıtlandı da yapamıyorlar diyelim hayat kadınlarından dolayı cinsel hastalık ve babasız çocuk problemleri olur. Sekse ulaşamayan erkekler mastürbasyonun pençesine düşer ve iyice salarlar, o erkekleri topluma kazandıramazsınız. Ya gözümüzün önünde manzara, sen ne anlatıyorsun kardeşim?

Yani erkekler 35’e kadar bekar olsun sonra genç kızlarla evlensin diye bir model sürdürülebilir bir toplum önerisi değil. Evlilik kurumunu sürdüren hiçbir dinde, hiçbir kültürde erkeklerin de genç evliliğinden başka bir öneri göremezsiniz çünkü olmaz. O yüzden, hayır erkeklerin prime’ı 35 falan olmayacak, erkekler aynen benim eşimi maskülen babasının zamanında çok iyi yetiştirdiği gibi 20’lerinden itibaren adam olacak şekilde disiplinli yetişecekler. Gereksiz okul yıllarından kurtulanacak. Zaten akademik kariyerin para kazanmak için de bok gibi olduğu sanırım son 10-20 senedir ayan beyan ortada. 30 yaşına kadar okumaya çalışmak yerine adam gibi 20’lerin başlarında meslek hayatına atılacaklar.

Neyse, floodda da dediği gibi, napıyorsanız yapın. Zaten bu saatten sonra ne değişir bilmem. Ama ne savunduğunuza dikkat edin.

 

 

Yorumlar

Ömer 2 ay önce yazdı:

Yaş 35 oldu. Arkamda , önümde herhangi bir kimse olmadığı için maddi olarak toparlanmam bu kadar zaman aldı . Şimdi ciddi bir ilişki yolunda ilk adımı attım. Hocam en dandik teneke arabanın bir milyonun üzerinde olduğu , evi geçtim kiraların asgari ücret seviyesine geldiği , nüfusun yüzde 65inin asgari ücrete endeksli yaşadığı bir ülkede evlilik herkesin harcı değildir. Heleki şu zamanda Z kuşağının umutları dahi çalınmışken .. erkek her zaman iki kişilik düşünmek zorunda . Yanındaki kadının çalışmasına ihtiyaç duymadan evini geçindirebilecek maddi güce sahip olmalı bence . O nedenle yeri geldi , bilerek uzak durdum ilişkilerden. Üzüldüm, ama gerçeklikten kopanın sonu hüsran olur . 

 Nüfus konusuna gelirsek , sermaye sahipleri tutuştuğu için devlet kurul oluşturdu. Fazla nüfus ucuz iş gücü demek . Kaç tane zengin çocuğu gördünüz askerde şehit olan ? Kaç tanesi ağır işte çalışmış? Kaç tanesi devlet okuluna gitmiş ? Eğitimde , sağlıkta ve adalet sisteminde “ayrıcalıklı eşitlik ” sahibi olanların sırf zenginliğine zenginlik katmak için çocuk yapmak , o çocuğa ihanettir. İleride tek evladımız olursa elbette benim yaşadığım sıkıntıları yaşamasını istemem . Elimden geleni yaparım , yinede sermayeye yem etmem.