Emos (46 yaşında) 1 ay önce yazdı:
Mantıklı kadın yine çok iyisin keşke hergün yazsan da okusak.
Arkadaşlar, sevgili okuyucularım, siz beni sevmiyor musunuz? Bu ablanız için hiç mi güzel bir şey yapmak istemiyorsunuz? Neden bana hiçbiriniz Handmaid's Tale izledin mi ablacım demediniz? Niye "tam senin kafayı yorduğun konularda bu dizi, izle feyz alırsın" demediniz, neden ha nedennn?
Spoiler vereceğim çünkü bir, spoiler vermeden bu yazıyı nasıl yazayım, iki, zaten dizinin kendisi hemen durumları açıklıyor. Ne anlattığını çözmeniz için 3 dk izlemeniz yetiyor.
Ben görsellerini görüp diziden hiç haberdar değilken bunu bir geçmiş dönem dizisi sanıyordum ki dumura uğradım. Ayılıp bayıldığım diğer bir beyin yakan yapım olan Westworld gibi bu da bir "dönem dizisi gibi görünen gelecek distopyası".
Evet, bu bir distopya. Bu, doğum oranları çakıldığı için yok olmakla karşı karşıya kalacak bir toplumun ne kadar vahşi önlemler alabileceğine, rahatlığın nasıl da zalimliğe varan katılığı getireceğine dair ibretler içeren bir beyin fırtınası.
Şimdilik sezon 1'deyiz. Buna rağmen kadınların iş hayatından çekilmesi, kadınların ekonomik özgürlüğünün kaldırılarak onların erkek bir vasiye bağlanması, slutshaming, yazı ve basın gibi iletişim araçlarının kaldırılması ve daha neler neler... Biraz sosyolojik okuma yapmayı bilen ve toplumdaki hangi mekanizmanın zamanında neye cevap olarak ürediğini, kişisel hesaplaşmalarını katmadan okuyabilen herkesin az çok düşünebildiği olasılıkları senaryoya ustalıkla yedirmişler.
Ben biliyorsunuz gelecek için nüfusun o kadar istenmeyeceği senaryoyu mümkün görüyorum ve kadınlara doğurma baskısı yerine üremenin kadın tekelinden kurtarılması yönünde uğraşı verileceğini düşünüyorum. Bu dizi -aslında kitap- geleceğin bu potansiyelini değil, insanlığın doğurganlığını göz göre göre yok etmesi ve bunun zararları yüzünden ortaya çıkan ve doğurabilen sayılı kadını doğurmaya zorlayan bir diktatörlük hikayesini yazmış.
Hard times create strong men. Strong men create good times. Good times create weak men. And, weak men create hard times.
Bu alıntıya denk geldiniz değil mi? Meali: zor zamanlar güçlü insanları, güçlü insanlar iyi zamanları, iyi zamanlar zayıf insanları, zayıf insanlar da zor zamanları yaratır.

Bu bir döngü. İnsanlık bunu sürekli yapıyor, hep yapageldi, o yüzden malesef bu dizi olması imkansızdan ziyade olası bir geleceği anlatıyor. Biz şu an iyi zamanların sonlarını yaşıyoruz. Birkaç on yıldır yaşanan iyi zamanlar insanları şımarttı. Evet arkadaşlar, şımardık.
Şımarmak şudur: yapman gerekenden çok canının yapmak istediklerini düşünerek ve bunları rasyonalize ederek zaman geçirmektir.
İnsan peki neden zor zamanları yaratacak şeyleri yapmayı tüm bu döngüyü okuyabilecek bir zekaya sahip olduğu halde yapamıyor?
O da kalabalığın şımarıklığından. O kadar kalabalık hissediyoruz ki yapılması gerekenleri hep bizden başkası yapsın ve biz de onların kurtardığı toplumda yer alabilelim diye bekliyoruz. Bunu hayvanı öldürüp kesip yemek kadar en basit işlerimizi başkalarına devretmekten tutun, çocuk yapıp toplum ideallerine göre yetiştirmek kadar karmaşık işlere kadar yaygın şekilde yapıyoruz hem de.
Hayatta her ihtimali yaşamayı kendine mümkün görürsen zor hiçbir şeyi yapamamaya başlarsın. Stresle baş edebilmek yazımda ne yazmıştım? Eğer her şey sizin için bir karar konusu olursa, kendinizi sürekli karar alma stresine maruz bırakırsınız ve hayat sizin için de çok zorlaşır. Hep kolaya kaçarsınız, bunun da bedeli olur. Bunun tepe noktası işte çocuk yapmamak konusu oldu. "Herkes çocuk yapmak zorunda değil, ben çocuk yapmak zorunda değilim, çocuksuz olarak da çocuk yapanlarla tam aynı değerde bir hayat yaşamış oluruz" propogandasını o kadar yaygın bir şekilde duydunuz ki, önceki nesiller için hayatın doğal bir parçası olan ve kendilerine hiç bu kadar karar stresi yüklememiş olan çocuk sahipliği sizler için devasa bir stres konusu oldu.
Bunu çocuk yapın diye yazmıyorum arkadaşlar. Sizin psikolojiniz artık çocuk yapmaya uygun değil zaten, senelerce şu propogandalara maruz kaldınız:
Bunlarda haklılık payı yok değil. Böyle endişelerin zaten temeli olmasa bu kadar yaygın bir taban bulamazdı zaten. Bu endişelere sahip sizlere de dediğim gibi çıkın çocuk yapın denemez, bu kadar zorlama olmaması gereken bir konuydu bu. Ama insanlar enerjisini bu sorunların çözümüne harcamak yerine, örneğin iyi bir evlilikleri olması için karşılıklı emek vermek yerine enerjilerini tam tersi yöne harcamaya başladılar, yani sorunları evlenmeyerek ve çocuk yapmayarak çözebildiklerini sandılar, bunu savundular, sorun burada.
Ben bu yazıları siz çocuk yapın ve zor zamanlar yaratılmasın diye şimdi elinizi taşın altına sokun demek için yazmıyorum, bunun uygulanabilir olmadığının farkındayım. Ancak, değiştirebileceğimiz çok önemli bir şey var. Sizlere yapılan bu propogandalara uyanmanızı ve sizin sonraki nesillere aynı şeyi anlatmamanızı umuyorum. Çünkü eğer insanlık doğru şeyleri savunmazsa, aynen Handmaid's Tale'de olduğu gibi berbat şekillerde terbiye olması gerekecek.
Şu yazımda Avrupa neden Avrupa oldu demiştim? Avrupa zamanında Avrupa olmuştu çünkü kendi içinde yüzyıllar süren iç savaşlar ve veba onları adam etmişti ve şımarmamayı öğrenmişlerdi. Şımarıklığı savunmayın arkadaşlar, sorumluluklar böylece sonraki nesiller için bu kadar göz korkutucu olmaz. Yok "bir insan ne istiyorsa onu yapabilmeli, kendi bencil arzuları neye işaret ediyorsa onu yapma hakkına sahiptir" gibi ideolojileri yayacaksanız sizden sonraki nesillere nasıl bir ortam hazırladığınızı görmek için siz de Handmaid's Tale izleyin.
Emos (46 yaşında) 1 ay önce yazdı:
Mantıklı kadın yine çok iyisin keşke hergün yazsan da okusak.