moon (27 yaşında) 4 ay önce yazdı:
neredesin, sana ihtiyacım var
Asyranta (25 yaşında) 3 ay önce yazdı:
Benim de... O güzel atına binip gitti sanki. Keşke gelse de istediği kadar laf soksa hepimize <3
Mantıklı Kadın 3 ay önce yazdı:
Yazabilirsin, yüz üstü bırakmış olmak istemem.
moon (27 yaşında) 3 ay önce yazdı:
(Çok teşekkür ederim,iyiki varsın. Hal hatır sormadan direkt kendi derdimi dökmek istemem. Sen nasılsın iyi misin? Hayat nasıl gidiyor)
Şimdi nerden başlasam nasıl anlatsam bilmiyorum. O kadar çok şey değişti ve gelişme oldu ki. Elimden geldiğince kısa tutmaya ve özetlemeye çalışacağım. Sana en son yaklaşık bir yıl önce benim için çok mantıklı ve iyi olan ama bir türlü sevemediğim kalben ısınamadığım kişiden bahsetmiştim. Onunla yolları ayırdık zaten benim de hayatımda zor zamanlardı. Atanmak için uğraşıyordum her şey kötü gidiyordu vs.
Üzerinden aylar geçti ve Allah nasib etti ben atandım. Tüm bunlar olurken yüksek lisansta birinden hoşlanmaya başladım. Geçen yıldan kız arkadaşım olan (ama çok da samimi değiliz) Y'nin iş arkadaşıymış çocuk. Olayı bu dönem başlangıcına sarıyorum.
Bu dönem yüksek lisans ekim gibi başladı. İlk hafta Y'nin arkadaşı dikkatimi hiç çekmedi. Ona da X diyelim. Ben ikinci hafta sunum için gönüllü oldum ve ders anlatırken çocuğun bakışları sonra ders arasında tavırları vs derken çocuk dikkatimi çekmeye başladı. A dedim ne kadar hoş ve beyefendi biri. Bir de etrafımda dolanmaya başladı. Arkadaşı olan Y ile de mesafesini koruyor oluşu, muhafazakar bir kız olan benim hoşuma gitti. Bir de tanışıklığı böyle başlatmak, birinin oturuşunu kalkışını hal tavrını görerek hoşlanmak benim çok istediğim ve içimi rahat ettiren bir olaydı. Dedim ben bu X'i biraz gözlemleyeyim. Biraz gözlemledim ama tam bu sırada askere gitti çocuk. O sırada da benim atama sonuçlarım açıklandı. Neyse Y ile tercihler i.in konuşurken bu Y dediki X askerden geldi istersen soruları ona sor o bu konuda tecrübeli. Benim de beynimde ampul yandı. Dedim bir konuşma başlatmış olurum belki ordan ilerler belli mi olur.
Neyse çocuğa yazdım. O da muhabbeti havada kaptı ilerletti. Aramı istedi sorularımı güzelce yanıtladı. O sırada eş durumu tayinini filan sorunca eşin mi var yoksa vs dedi panikle yok dedim güldük ettik. Sonra wpden farklı konular açtı konuyu ilerletti ve ben kendimi bir oalyın içinde buluverdim. Evet hoşlanıyordum ve o hızlı kaptı olayı. Sonra konuşmayı ilerletti ve kahve içmeyi teklif etti. O sırada da konuşmaya devam ediyoruz. Ben de kabul ettim. Açıkçası normalde belki biraz naz yaparım ama atandığım için de çocuğu tanımak ve uzak mesafe yürütmeye karar verebilmem için elimde çok az bir zaman vardı. Dedimki içimden ben bu çocuğu tanıyayım kredi vereyim, bunları nasıl kullanırsa geleceğine de öyle karar veririm ilişkinin.
Neyse işte kahve içtik gayet güzeldi. Sonra yazışmalar aramalar devam etti. Ama sıkıntı şuydu, olayın başlangıcından beri yazış zamanları çok tutarsızdı, sürekli geç yazıyordu vs. Yani sürekli tedirgin hissettim. Bir sıcak bir soğuk yaptı resmen. Bi de cıvıtık abla bu benim hiç alışık olduğum birşey değil. Bana yürüyen eden, görücü teklifiyle gelen çok insan oldu. Yazışırken de hepsi beni boğacak kadar ilgiliydi. Aşırı yazıyorlardı, hayatıma aşırı meraklılardı. Ama Ynin yazış sıklığı gitgide azaldı ve bence bu normal değildi. Çünkü adını koymasak da birbirimizi tanıma yolunda en çok konuşmanın olması gereken yerlerden biri ilk zamanlardır yani. Neyse bir gün uyardım ve özür dileyip düzelteceğini söyledi. Ki uyardığım konu da daha çok ilgi göster gibi bi nokta değil, konu ortasında gittiğinde ben cevap yazacaksın sanıp bekliyorum gideceksen söyle de ben de gideyim. İkimizin de işi gücü var gibi bi yerden söyledim yani. Ama düzelteceğim demesine rağmen bunu asla düzeltmedi. Ha çevrimiçi oluyor da bana yazmıyor gibi bi durum da yok. Cidden kötü wpde dedim herhalde. Ama kafamda negatif tarafa tikler atılıp duruyor yani. Olmayacak dedim bu çocuktan. Ki ben öyle sürekli bunaltan ya da anlayışsız bi tip değilim ama tabiki beklentilerim olur yani hayatıma girecekse.
Neyse sonra görüşebildiğimiz tek gün olan gün derse gelmedi. Yl yaptığım yer yaşadığım yerden üç saat uzaklıkta. Hiç yazmadı etmedi o gün ve ben dedim tamam artık bitti yani. Sonra ısrarla akşam aradı baya özür diledi. Hayatında yaşadığı problemleri bana yansıttığını vs söyledi. Ailesiyle sıkıntı yaşamış onları anlattı. Ben de yav dedim ilk defa hoşlandığım kişiyle benden hoşlanan kişi denk geldi. Bir şans daha vereyim. O akşam baya kendini bana anlattı ben de ona anlattım. İlişkilere bakış açımı benim için hayat birini almanın alelade bir karar olmadığını vs anlattım. İlgimi ne zaman çektiğini sordu ben de anllattım sonra o anlattı benden nasıl hoşlandığını vs. Tatlı ve sıcak bir konuşmaydı ve dedimki aha kabuğu kırılıyor artık. (bu arada dışarı karşı zamanla samimiyet kuran ve soğukkanlı biri). Ailesiyle sıkıntı yaşadığı konu da benim onda hoşuma gitmeyen konuyla aynı aslında. Aramaması görüşmemesi vs gibi.
Affettim ama kafamda listesi kabarık yani. Bir de ailevi sorunlarım var, sen çok başkasın farklısın laflarından sonra içimden bi ses ghostıng geliyor diye bağırıyordu. Ama bilerek tüm kartlarımı açık oynadım ki,kafamda hiçbir acaba olmadan gideyim göreve başlayacağım yere.
Sonra konuşmaya devam ettik ama muhabbet iyice günaydın iyi gecelere döndü. Mal mal iletişim kopuklukları oldu ve çok sinirlendim. Konuşma başlatan olduğum da oldu yani. Napıyosun diye sorunca tam da uyuyordum gibi saçma mesaj aldım. Cevabımı beklemeden uyumuş olacakki bir daha sabah işe giderken uyumuşum yazdı. Bir dk içinde nasıl uyuyabilirsin yani hey allahım.
İp nerede mi koptu, en son gün ortası konuşurken foto istedi gibi oldu ben de önceki gün yürüyüşte kendimi çektiğim fotoyu attım. Gidiş o gidiş. Bir gün geçti iki gün geçti derken yazmadı. Ben de tamam dedim ghostlandın. Numarasını ve sohbeti tümden silip kendi içimde bitirdim konuyu. Aradan birkaç gün geçince fark ettimki engellemiş. beni. Hayatımda ilk defa biri beni engelledi cıvıtık abla. Kendimi o kadar kötü ve mal gibi hissettimki. Çünkü ben hep iyi çocuklardan hoşlandım,badboy sevdam olmadı. Hepsi iyi insanlardı ve reddederken de insanlara açıklama yaparak kibarca konuştum hep. Üzüldüyseler elimden geleni yaptım. Yetişkiniz ve etrafımda da düzgün insanlar oldu hep.
İlk defa böyle biriyle tanıştım. X gibi iletişim kopukluğu yaşadığım, garip davranan, üstüne sanki problem benmişim gibi engellendiğim biri olmadı. Ki abla ben bu X ile görüşürken benimle görüşmek isteyen iki-üç kişi oldu ve ben doğal olarak reddettim.
Şimdi gelelim olayın pisleştiği noktaya. Ben o bahseettiğim geçen yıldan tanıdığım Y kızıyla Xi sormak için perşembe konuştum ve çocuk cuma günü puf oldu. Yani olay Y'de kitlendi. Bence ya y ile de bi ilişkisi vardı ya da ynin tanıdığı biriyle. Yoksa apar topar benden uzaklaşıp engellemesinin daha az garip bir nedeni olamaz gibime geliyor. Her türlü ihtimal zaten iğrenç.
Ben ylyi bırakır sanarken son ders geldi ve ben şok oldum. Bana sadece ilk sınıfa girerken baktı ve sürekli kaçtı durdu. Ben o gün öfkeden kudurdum içimde. Sonra Y geldi ağzımı yokladı ne durumdasınız ne samimiyetle konuşuyordunuz diye. X de Y de surat beş karış ama. Neyse akşam eve dönünce, bitiriş konuşması yapmak ve içimi hafifletmek için Xi başka bi numaradan aradım. (Biri bana böyle bi muhabbet anlatsa iğrenerek dinlerim yani ne saçma olay derim ama karşıdaki toksik olunca size de bulaşıyor pisliği)
Şok oldu, bugün yüzüne bakamadıysam tripten değil yüzüne bakacak yüzüm olmayışından filan dedi. İşte uzun süre yazamayınca ne yapsam bilemedim dedi. Ben de çözüm olarak engelledin mi vs dedim. Konuşma boyunca dürüst olmadı, ben bazı cümlelerini düzelttim, merak etme artık asla görüşmeyeceğiz en azından dürüstçe bitirelim dedim. Tamam dürüst mü oluyoruz dedi, ki sonra da dürüst olmadı bnce. Y ile ilgili şüphemi söyleyince yok tabiki vs dedi ama asla inanmadım. Normalde biriyle kahve içtiysem sözüne de güvenirim ama hep öyle gariptiki, her cümlesi artık benim için soru işaretiydi. Yok hayatımın zor bi dönemindeyim yok ailevi sıkıntı yok özel hayatımı yönetemiyorum filan. Ben zaten hak ettiğim değeri görmediğim yerde kalmak istemem. Çünkü sevildiğimde bana nasıl davranıldığını biliyorum yani. Konuşmayı kısa kestim, noktayı koymak için engellenmeme rağmen aradığımı söyledim. Çocuk genel olarak bana karşı çok mahcuptu zaten. Dediklerinin yarısı beni tatmin etti yarısı etmedi ama etmeyen kısımla artık ilgilenmiyorum. Seni tanımak güzeldi de diyemeyeceğim,Umarım dertlerini çözersin,bundan sonra görüşmeyelim dedim telefonu kapadım.
Olay böyleydi. Sana göre klasik bir ghostlanma hikayesi olabilir ama X'ten bağımsız olarak bir kadın olarak gururum incindi ve üzüldüm abla ya.
Yani biliyorum demekki sevmedi. Ama işte ben gidip de ilişki dilenmedimki. O başlattı o bitirdi. Acaba dedim bişeyi yanlış mı yaptım ama yok yani. Sevecek olan her yanlışımla sever yani.
Ben biraz değersiz hissettim, biraz çirkin hissettim. Biraz mal hissettim. Gerçi yaptığım her şeyi ve her krediyi bilerek yaptım. Konuyu Yye anlatmam bile bilinçliydi. O kıza güvenmşyordum ve kız belliki sinsi. Ama bişey olacaksa hemen olsun dedim ve tuzağı ben kurdum. Ama işte insanın kafasında çizdiğine aşık oluyor biraz da. Çocuğa aşırı ölüp bitmiyordum ama tutarsız manipülatif tarafları beni hırslandırdı hatta belki de onu kıymetli gibi yaptı. Kaçan kovalanır muhabbeti gibi.
Belki çok aşırı ilgilense başka bi hareketinden ben soğurdum. Ama bitiren taraf olmamak, böyle mal mal davranılmış olması benim özgüvenimi kırmasa da sarstı.
İlk defa sevgi karşılıklı gelmişti. Hoşlanmıştım yani.Tanışma biçimi de istediğim şekildeydi. Hem meslektaşız. İyi biri çıksaydı ne güzel olurduk. Üstelik seviyor gibiydi de. Ama şimdi aynı anda birkç kişiyi bile idare etmiş olabileceğinden şüphrliyim. Arkadşlarım böyle düşünüyor. Ama işte ben de eğlenebileceği bir kız değilimki. Muhafazakarım istediği gibi davranamaz. Benle neden böyle bir duruma girerki biri, çok saçma.
Abla içimde sevdiği adam tarafından sevilerelk dolması gereken bi özgüvenle karışık sevgi kabı var. Onun dolmasını istiyorum. 26 oldum artık ve ne zaman olacak bu bilmiyorum. Evet seçiciyim kriterlerim var. Ama ya sevmediğim erkekler kul köle oluyor, ya da benim sevdiklerim böyle oluyor. Ya da bana hiç açılamıyorlar. Neden böyle oluyor ya değersiz miyim çirkin mi yani. (Bence ikisi de değilim ama neden böyle oluyor bilmiyorum)
(dipnot olarak da çocuk benle aynı yaştaydı ve en uzun ilişki bir yıl sürmüş ve o da altı yıl önceymiş. hayatıma birini pek almıyorum demişti bana. belki de ilişki kuramayan biri ve benimle bi yola girmek ona korkutucu geldi ve kaçtı. bunu onu affetmek ya da temize çıkarmak için söylemiyorum analiz olarak anlatıyorum. Zaten hayatında beni tutkuyla aşkla istemeyen biriyle olmak istemem.)
Ama nasıl olacak bu işler bilmiyorum. Kısa sürdü ama kalbim kırıldı biraz. Bana dışardan bakıp içimi ferahlatmana ihtiyacım var. Seni çok seviyorum iyiki varsın tekrardan.
Mantıklı Kadın 3 ay önce yazdı:
Moon, alnından öperim. Senin sırtın yere gelmez merak etme. Süreci hiçbir değer kaybı yaşamayarak mükemmel yönetmişsin. Kendine saygını kaybedecek hiçbir şey yaşamamışsın, gerektiği kadar şans vermiş, gerektiğinden uzun tutmamışsın.
Sen şu an geleceği düşünme ve kaygılanma. Oyununu bu kadar doğru oynarken sana bir şey olmaz, korkma. Kaygılarınla hiç bozma gidişatını.
Sen şu an aldığın ego yaralanmasını tamir etmeye bak, bu kadar. Tam da tahmin ettiğin gibi, aslında çocuğa değer vermiyor, değer görmemişlik hissinin hıncını yaşıyorsun. Bu hıncı kabullen, zamanla geçecek. Acele etme, kendini overthinkingden kurtar sadece. Bir süredir ertelediğin bir hobi planı gibi bir şey var mı? Spora başlamak kararı falan? Heyecanlandırıcı bir uğraş bulman süreci kolaylaştırabilir.
Evet, çocuk muhtemelen seçeneklerini deniyor. Y konusunda da haklı olabilirsin, eğer genel olarak insanlardan "saçmalama" tepkisi alan biri değilsen, tespitlerin az çok tutuyorsa sezgilerine güvenebilirsin. Hatta erkeklerde şey oluyor, dışarıdan çapkınlık dönemi geçirmeleriyle ilgili o kadar psikolojik baskı görüyorlar ki bu dönemden önce iyi bir kız bulurlarsa sonradan pişman olurum gibi triplere giriyorlar. Ancak senin kız olarak duruşun doğru, böyle bir kaygısı vardıysa bile senin için bu zamanda bunun üstünden geçecek kadar değer vermeyen, ileride de sana daha fazla değer vermezdi zaten. Sorun onda.
moon (27 yaşında) 3 ay önce yazdı:
Dün yüksek lisansta ders günümdü. Hiç gidesim olmasa da gittim mecbur, zaten son haftaydı haftaya devamsızlık kullanıp kapatıyorum dönemi. Bir yandan da sen yazdın mı diye sürekli sayfayı yeniliyorum. Güç lazım bir yerden. Her ne kadar ilgilenmesem de artık, çocuğu görmek pek tatlı bir durum değil. Kalbim acıyor biraz.
Sonra sayfanı açtım senin ilk iki cümleni gördüm ve sayfayı kapattım. Oh dedim ya. Senin tarafından onaylanmak bana çok iyi geldi. İçime bir özgüven yayıldı. Zaten konuyu aklına güvendiğim çok az sayıda arkadaşıma ve anneme anlattım. Bu ilişki tavsiyesi işlerinde kızlar iyi değil sadece anneme ve bir aile büyüğüme güveniyorum. Bir de sana. (Seni anneme de anlattım ne güzel fikirleri var dedi.Bayılıyorum size kızlar <3 )
Neyse işte yazdıklarını güne yaya yaya okudum ki güç alayım senden. Çocuğa karşı öfkem bile geçiyor gibi. Sadece senin dediğin gibi hınç var yani, nokta atış bir kelime söylemişsin. Dün mesela derse geldi, geçen haftanın tersine bu hafta neşeli ve derse katılmaya gönüllü bir X vardı. İkimiz de birbirimizi görmemek için ekstra çabaladık. Görüş alanıma giriyordu fakat hiç gözüne bakmadım. O bana baktı mı bilmiyorum. Ama kafasını çevirdiğini filan fark ettim. Bir de sınıfta bana ilgili birisi daha vardı. Dün de baya ilgilendi ne yalan söyliyim işime de yaradı. O çocukla konuştuğumda X sürekli baktı durdu. İçimdeki hınca iyi gelen bir durumdu. Öte yandan derse katılması arada gülmesi filan sinirime dokunuyor. Kahrolsun da istiyorum bir yandan. Üzülsün pişman olsun benden özür dilesin filan istiyor içim.
Her neyse işte ben derse katılmaya normalde olduğu gibi espri yapmaya devam ettim. Sınıf arkadaşlarımla vedalaştım filan. Y gelmedi derse. Bence beni görmeye yüzü yok. Benim ders almadığım bir günde arkadaşlarım kıza soğuk yapmış ve kız da daha bakamamış bunlara. Arkadaşlarım da kızda bir şey olduğundan emin. Zaten Y nin öyle yakın arkadaşı yok sınıfta. Nitekim benim geldiğim gün derse gelmedi Y. Arkadaşlarımdan aldığı tepkiyi benden de almaktan korkmuş olabilir.
Sezgilerime arkadaşlarım da ben de çok güveniriz. Muhtemelen de sezgilerimde haklıyım. Ama haklıysam midesizlikleri ve kötülükleri beni bayağı tiksindirdi. İnsanın içi nasıl rahat eder böyle kötü olarak bilmiyorum. Eğer haklıysam imtihan olarak birbirlerine yeterler zaten. Gerisi de beni ilgilendirmez. (Ders bitince çıkışa doğru gittik X de bir yandan birisiyle konuşuyor ben çıktım sen nerdesin diye. Arkamdan geldiği için duydum. Bizim kahve içtiğimiz yere doğru gidiyordu. Benim de gidiş yolum o taraftaydı. Bizi görünce duraksadı ve geçmemizi bekledi. Muhtemelen ya Y ile ya da başkasıyla görüşecek. Artık günahı boynuna. Abla ya bu çocuk beni hiç sevmedi mi )
Benim üzüldüğüm ne biliyor musun cıvıtık, karşılıklı aşk yaşayamamak. Atandığımı öğrendiğim gün akrabalarım ee evlilik ne zaman diye sormaya başladı ki zaten sorup duruyorlardı. Arkadaşlar desen zaten herkesin gündeminde ilişkiler var. İster istemez zayıf bi anında toplum baskısı denen şey seni ezip geçiyor. Üstelik kendinle de savaşıyorsun yani. Ben de sevip sevilmeye, sıcak bir omza sevgi dolu bir ilişkiye hasretim. Ama bu duygumla kimsenin bana olan ilgisini sömürmüyorum. İstesem kırk kere ilişkin olurdu ama bu beni kötü biri yapardı. Kendime açıklayamazdım.
Toplum baskısına gelince örneğin biri seni gördü hasta mısın dedi yok dedin, ikincisi sordu yok dedin, üçüncü kişi de sorunca ya galiba hastayım diyorsun yani. İlişki konusunda da böyle bir yerden baskılıyor toplum beni.
Sağlıksız tarafım (özellikle depresif pms dönemlerinde) şöyle düşünüyor. Sevmediğim erkek beni sevse de gözümde bir değer kaybı ya da kazancı yaşamıyorum. Ama başta hoşlandığım yani değerli gördüğüm erkek beni seçmediğinde kişisel algılayıp değerimi sorguluyorum. Yeterince güzel mi değilim, onun değer skalasında mı değilim daha mı aşağıdayım vs.
Mantığımı elden bırakmamaya kişisel algılamamaya çalışsam da günün sonunda bir kızım ve duygularımın beni ele geçirdiği, gelecek adına kaygılandığım, sanki hiç sevip sevilmeyecekmiş gibi hissettiğim oluyor mu oluyor.
Şuan atandığım şehre gideceğim benim için yeni başlangıçlar var. Muhtemelen bu hengamede X in bende bıraktığı, daha doğrusu onun olduğunu hayal ettiğim güzel karakterin yası, kısa sürede biter. Ego yaralanmamı da çözerim. Demekki sevmedi diye düşünüyorum, ilgiyi aldı ve gitti. İlgimin ve sevgimin kıymetini bilen biri olmalı hayatımda. O da ne zaman olur bilmiyorum.
Kıtlık psikolojisine girmek istemiyorum ama hem muhafazakar hem olgun ve karakter sahibi erkek az kalmış gibime geliyor. Mesela X e de benim hayatıma dahil olmak zor gelmiş olabilir. Çünkü belli bir çerçevede bir insanım. Ay ne bileyim ya bazen bu kadar taktik bu kadar çizgi denklem filan, nasıl her şey tastamam olacak diye de düşündürtmüyor değil.
Bu düşünceye kendimi çok kaptırmamaya, kaygılarımla başetmeye çalışıyorum. Umarım başarılı olabilirim ve iyi bir ilişkim olur. Bu da böyle bir tecrübeydi.
Alpago (24 yaşında) 3 ay önce yazdı:
Size verilecek en büyük tavsiye aşkı aramayı bırakmanız ve çekici gelen biriyle mantık evliliği yapmanız olur.
Mantıklı Kadın 3 ay önce yazdı:
Yaşının çok büyük olduğunu düşünmeyi bırak ve kaygılarınla savaşarak aynen devam et. Umarın gönlüne göre olur. Kısmet...