Feminist aplaların iddiasının aksine benim kızlar ve erkeklerden karışık bir takipçi kitlem var. Hatta orta yolcu olmakla suçlanmışlığım da. Ha bazen, orta yolu bulma isteğimi takdir edenler oluyor. Sonuçta ortadayım. Ortadayım, dengedeyim lan ben!
Benim ortada olabilmemin, hem kızları hem erkekleri anlayabilmemin sebebini açıklayayım. Benden geçti gençler ve iyi, hasarsız da geçti. Ben artık ununu elemiş, eleğini asmış ve pek yarası olmayan, yaralamamış da bir kişi olarak bakıyorum piyasaya ve başkalarını yaşım elvermese de evlatlarım gibi görüyorum. Bana kavga eden yaramaz çocuklar gibi görünüyorsunuz sizler. Kullanmıştım bu benzetmeyi, kafalarınızı birbirine tokuşturup sizleri barıştırmak istiyorum çünkü çocuk gibisiniz.
Bakın, eğer sağlıklı, doyurucu şekilde süren bir ilişkiye kavuşmak istiyorsanız görmeniz, anlamanız gereken bazı şeyler var:
- İçinizde bir yerlerde önceki nesillerin travmalarının izlerini, korkularını taşıyorsunuz.
- Ailelerinizin size yaşattıkları dolayısıyla hepiniz az biraz hasarlısınız.
- Muhtemelen kötü ilişki ya da flört deneyiminiz oldu ama bunlar münferit örnekler olabilir.
- Görünümünüzle ilgili çekinceleriniz var ve sosyal medyadaki mükemmelleştirilmiş güzellik/yakışıklılık çağı sizi çok kötü etkiliyor.
- Kafanızı karıştıran radikal feminizm, redpill gibi düşünce akımları var ve onları dinlememenin kendinizi istismara açık edeceğini sanıyorsunuz.
- Ekonomik daralmadan ve gelecek kaygısından muzdaripsiniz ve bu sizi asabi kılıyor.
Ben herhangi bir tepkisellik hissetmediğim için benimle konuşan herkesle medenice mentionlaşabilirken bir bakıyorum aynı kişiler birbiriyle yazıştıkları zaman saç baş girecek kıvama gelmişler. Ben iki tarafın da makul yönüne maruz kalabiliyorken, o kişilerden bir öfke görmeden onlarla güzel güzel konuşabiliyorken onlar bunu başkalarıyla neden yapamıyorlar? Neden o makul konuşabilen insan gidiyor da yerine saldırgan biri geliyor?
Bunu yaşıyorsan sana söyleyeyim okuyucu. SENİN YÜZÜNDEN. Sen bir aynasın. Ne yansıtırsan, onunla karşılaşırsın. Eğer sen asabi olursan insanlardaki asabiyeti ortaya çıkaracaksın. Sen aptal olmayan, hayrını koruyacak kadar şerri olan bir şekilde iyilikle yaklaşırsan, insanlardaki iyiyle karşılaşacaksın.
(Ramiz Dayı sesiyle okuyunuz) Mesele yeğen, işte hayattaki çok zor bir mesele, şimdi artıp tuttuğuma bakmayın, 20'lerimde benim de beceremediğim mesele zaten bunu sağlamak iletişimde.
Üstteki maddeleri boşuna yazmadım. Bunları eğer içselleştirirseniz, karşınızdaki insanın da bu maddelerin gerçekliği içinde konuştuğunun farkında olur ve ona öfke duymamaya başlarsınız. Eğer öfke duymazsanız da öfke görmezsiniz.
Öfkenin yararlı olduğunu iddia eden arkadaşlar oluyor. Yakıt olarak kullanmak için. Böyle bir şey var da senin dediğin öyle bir şey değil. Öfkeyi insanlara duyman gerekmiyor. Kendi zayıflığın, hata yapmaya eğilimli olan yönlerin gibi şeylere öfke duymaktan yakıt bulabilirsin.
Değiştiremeyeceğin şeylere duyacağın öfkenin insana hiçbir yararı olduğunu düşünmediğim gibi, aksine çok zararlı ve dibe çekici bir kafa yapısı olduğunu düşünüyorum. O öfkeden bir enerji hasat edip gelişime bir birim aktaracaksan, o şartlara küfür edip gözünde büyüterek seni pes ettirmesi ihtimalini 100 görüyorum.
Ayrıca, insanlara yönelik olan öfkenin paranoyaklaştırıcı ve itici yönünü görmelisiniz. Bakın dünyada bir yerlerde kötü şeyler yapan insanlar var. Her insan da her şeyi yaşatma potansiyeline sahip evet. Benim bakış açım şu:
İNSANLAR İYİ ANCAK HASARLI. İNSANLAR İYİ ANCAK İYİ OLMAKTAN SÖMÜRÜLÜRÜM DİYE KORKUYORLAR. İNSANLARDA NEFS-GÜDÜ VAR, İYİ OLSALAR DA ORTAYA ÇIKIYOR.
Benim kabulüm, benim okuyuşum bu. Duygusal gücüme yatırım yaptığım için de bu kabulümden minimum zararla çıkıyorum. Eğer insanlardaki iyinin çok az olduğu inancına kapılırsanız bu sefer paranoyaya düşüyorsunuz. Artı, insanların kötü yönlerini açığa çıkaracak davranışlar sergiliyorsunuz, kendi kendini gerçekleştiren kehanete maruz kalıyorsunuz.
Bakın inanç konusu önemli. Twitter'da geçen paranoyayı besleyecek Borsa Kaplanı gibi içerikleri takip etmek konusunda şunu yazdım:
Sürekli bu içerikleri takip etmek etkileşimde olan her kadında bahsedilen şeylerin işaretlerini aramak ve biliyor musun, olmasa bile bulmak demektir.
Bugün dünyada halen cin çıkarma, şeytan çıkarma diye bir şey var mı? Var. Neden? Çünkü inanıyorlar. İnanırsan ne olur, inandığın şeylerin işaretlerini baktığın şeylere koyarsın. Başkasının başka şekilde göreceği şeye de koyarsın. İnancının ne kadar güçlü olduğuna bakar. Bu çok temel bir zihinsel mekanizma.
Dolayısıyla, bu inanç ile kafanı aşırı meşgul edersen, artık insanları başka şekilde göremez hale gelirsin. Hoş geldin paranoya bebek.
Hayatın acı gerçekleri ve ihtimallerinden haberdar olmak iyidir, gereklidir. Sonuçta gardını bir miktar yukarıda tutmak gerekir. Ancak görüyorum ki şu an o gardlar aşırı yükseğe çekilmiş durumda ve bu durum sizin flört-iletişim kurma ve iişki sürdürme becerinizi ciddi biçimde baltalayacak duruma gelmiş.
Erkeklerin korktuğu şeyler: kızın kendisine ilgisi olmadığı halde onu oyalaması, zamanını, ilgisini, maddiyatını sömürmesi, geçmişi hakkında yalan söylemesi, başkası için onu terk etmesi, onu aldatması, sekssiz dırdır dolu evlilik
Kızların korktuğu şeyler: erkeğin kendisini sadece cinsellik için çevresinde tutması, sevdiği konusunda yalan söylemesi, bedenini sömürmesi, ona zaman kaybettirmesi ve oyalaması, ilişkiyi ilerletmemesi, aldatması, tek taraflı hizmetle geçen evlilik
Eksik gördüğüm şeyler varsa ekleyin. KARŞININ DERTLERİNİ DE KÜÇÜMSEYİP, AZIMSAYIP DURMAYIN. EMPATİ KURUN BİRAZ, BİR ŞEY OLMAZ. O DERTLER KONUŞULDUĞU ZAMAN SİZİNKİLER GEÇERSİZ SAYILMIYOR.
Korkmanız ve bu konuları sorgulamanız doğal da, aşırıya ve paranoyaya kaçıyorsunuz. Olabilecek, yürüyecek ilişkilerinizi bozuyorsunuz.
Bu üstteki korkularınızın başınıza gelme ihtimalinin başınıza gelmemesi ihtimalinden küçük olduğunu algılayarak işe başlayın. Siz, başınıza gelirse çekebileceğinize konsantre olmalısınız, buna da duygusal güç denir. Bunu yapmak yerine, kendinizi kaygı diyarına atıyorsunuz.
Hep ne derim? Olumsuz vibe kötüdür. İnsanları iter. Kaygı size olumsuz, itici, agresif bir vibe yaydırıyor.
Eğer karşı cinsle sadece internet aleminden etkileşime geçiyor ve gerçek hayatta yalnızsanız bu yazıda anlatılanlar sizin için çok büyük ihtimalle geçerli. Sizler zaten kötüyü duymuş, öğrenmiş ve fazlaca içselleştirmiş insanlarsınız, artık saf olmaktan korkmanız gerekmiyor, geçtiniz o noktayı, öte yana savruldunuz hatta.
Kaygılarınızı kovmaktan korkmayın. Evet, kaygılarını gereğinden fazla susturup içinde olduğun kötü durumu olumlamak diye bir hal vardır da emin olun bu internet çağında sizler, kızıyla erkeğiyle onlardan değilsiniz. Sizin gereğinden fazla farkındalığınız var. Gereğinden fazla olumsuz bilginiz var ve paranoyaya kaçıyorsunuz. Twitter ve ekşisözlük gibi mecralar sizi bu hale getirdi.
RAHATLAYIN BİRAZ. KARŞINIZDAKİ KİŞİ KÖTÜ DEĞİL. KÖTÜLÜK YAPARSA DA BİR ŞEY OLMAZ, ONUNLA SONRA BAŞ EDERSİNİZ.
Belki de size korku satan kişiler kendi travmalarını satıyorlar? Belki de sizin aksini yaşarsanız istirmar edileceğinizi söyleyen kişiler, mesela kız arkadaşınız sizden ilgi beklediği zaman beta öder olduğunuzu iddia edenler veya kocanız ev işi yapmadığında emeğinizi kullandığını söyleyenler abartıyorlar? Olamaz mı? Onlar insan değil mi, yanılamazlar mı? Bu lafları salık verenlerin hayatları çok mu iyi, sürebilen ilişkileri var mı mesela? Akşamları bir yastığa sarılıp yalnızlık derdiyle ağlamadıklarından emin misiniz?
Bu yazıyı okuyup da fazlaca olumladığını, olumsuzlukları görmediğini söyleyen arkadaşlarım varsa, farkında olun ki bu yazı geçersiz değil, sadece size uymuyor.
merhaba cıvıtık, twitırdaki uzun düzenli ilişki yorumundan sonra damladım buraya. azıcık canımı sıktın... hak vermekle beraber kendi durumumla alakalı yoğun bir kaygı taşıdığım bir dönemdeyim. yıllardır evlilik üzerine görüşmeler yapıyorum. dindar muhafazakar bir kadınım flörte hiç kapı aralamadım, ve şu an da görüşmeler yapıyorum ve halihazırda henüz olmadı. olmayacağı anlamına gelmez tabii pes etmedim iyi bir yuva kurmak evlatlar yetiştirmek istiyorum. diğer pazara hiç açılamadım ama kendi çevremcw sevildiğim ve beğenildiğim için sürekli adaylar geliyor fakat senin dediğin gibi çok aday hiç aday mı nedir olmuyor. daha önce sana yazmıştım travmatik bir ailede büyüdüm ve şu an destek alıyorum. hayatımda evlilik mevzusu dışında her şey yolunda ama o konuya çok kafayı taktım ve üzülüyorum yaşım geçti gibi hissediyorum. değerim düştü gibi geliyor ve kahroluyorum. bazı yazıların çok canımı sıkıyor ama seni okumadan da duramıyorum. şu kız kardeşinin bir başını okşa Allah rızası içün :(
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Evacığım,
Sizleri üzmeye üzülüyorum. Aslında benim gibi içerik üreticileri insanlara değil belli fikirlere, söylemlere itiraz ediyor, uyarılar yapıyoruz. Yoksa bireylerin durumları sadece o tekil birey için ele alınır, genellemelerden çok farklı noktalar gözlemlenebilir elbet.
Ayrıca, amacım insanlara aslında farkındalık kazandırmak ve bu sayede güç vermek. Çünkü yaşadığın şeylerde senin payın olmadığını düşünmek aynı zamanda farklı yapabileceğin bir şey olmadığını da düşünmektir ve elini kolunu bağlamaktır. Bir şey değiştirmediğin için aynı duvarlara tekrar tekrar çarpmaktır. Oysa ki insan kendisine ve geçmişine baktığında bazı düğümleri çözebilirse hayatı başka şekilde de akabilir.
Yaşın geçmedi. Ben o yaş meselerini kızlara sürekli gençlikte maceraları ve mesleği yücelterek sanki ileride evlenme konusunda her şey aynı kolaylıkta olacakmış gibi anlatanlara karşı çıkmak için hatırlatıyorum. Yani insanları ilişkiler konusunda önce başarılı bir ilişkinin temelinin tam tersi yöne koşturuyorlar, itiyorlar, sonra ileride buraya gelirsin diyorlar, ben ona karşı çıkıyorum. Gençleri bildiğin zehirliyor ve kat etmeleri gereken mesafeyi 2-3-4 katına çıkarıyorlar. Yoksa, sen aksi yöne gitmemişsin ki gençliğinde, senin hatan yerinde kalmak olmuş sadece, kimseyle tanışıp flört etmemişsin. Değer sadece yaştan etkilenmez. Yaş hem duygusal hem fiziksel yaşanmışlık ve yıpranma getirirse bileşik etki yaratır, bunları getirmemişse aslında sadece birer rakamdır. Emin ol Redpill dünyasında bile böyle :D Şu an seni avantajsız olarak görecek adamlar genç kız takıntılı veya 4-5 çocuk isteyenler olur. İlk grup zaten bizlere uzak Allah'a yakın olsun, onlarla hayat kurulmaz. Sen çok çocuk istemiyorduysan zaten sıkıntı yok, istiyorduysan bile emin ol 2'den sonra istemeyecektin, yanlışlıkla oluyor gerisi :D
Sen bana derdini biraz daha aç. Çirkin mi buluyorsun, derdin ne? Olmayan nedir?
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
dış görünüşümle ilgiliyi hiçbir problemim yok, küçücük yaşlardan beri beğenilen teklifler alan bir kızdım, erkekler dünyasından ilgi ve nezaket gördüm fazlaca fakat baba yaram olduğu için korktum ve hep ittim gelen teklifleri, babam muhafazar görünümlü bir seküler yani şöyle ki sülalemiz dindar ama babam gizlice alkol alır pavyon ayağı vardı senelerce. bize de dünyanı zehir etti tabii bu arada. ben travmatik bir ailede büyüdüğüm için tek derdim okumak ve kendimi geliştirmek yetiştimek oldu, kendi özgür hür irademle islami hassasiyetler geliştirdim. şu an branş öğretmeniyim, çevremce güzel olarak tanımlanırım ve kendimi de öyle hissediyorum hamdolsun. ama iş güzellikle bitse keşke hatta güzel ahlakta da bitmiyor. hatta neyde bitiyor cıvıtık sen söylesene? yani sen diyeceksin ki o zaman sende bitiyor.. açıkcası bendeyse de çok yoruldum. inan kızlara verdiğim tüm tavsiyeleri okuyorum hepsini hali hazırda yapıyorum zaten. giyim kuşam olarak zarif bir çizgim var ve tesettürlüyüm ama trendi de takip ederim, bakımıma önem veririm, hafif makyaj yaparım kapalı olmama rağmen düzenli saç bakım yaptırır evde de gayet özgür giyinirim severim biraz şıkır şıkır olmayı, kiloma dikkat ederim. mutfağı severim sağlıklı beslenirim. neden olmaz ki bu kızım sorusunu bulamadıklarından sürekli çevrem beni "kimseyi beğenmiyor" diye yaftalıyor. ama bir bilseler içimde ne fırtınalar var :( çok kaygılıyım, biri ile görüşmeye başlayınca anksiyete krizine giriyorum. hem hoşlanıyorum hem kaçıyorum adamlardan, babam gibilere çekileceğim diye ödüm kopuyor. ya da ne bileyim beni anlamayacak, yeterince değer vermeyecek, aynı evde olunca görmeyecek ihtiyaçlarımı karşılanmayacak gibi korkular. engel olamıyorum. görüşmelerde saçmaladığımı düşünüyorum daha çok ama ölçü ne, napçam netçem artık kafam çok karışık...
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Peki annen Eva?
Bir, babanın geçmişi ile ilgili bir şey biliyor muydunuz? Bekarken çapkın mıymış mesela? Kendi severek mi evlenmiş, ailesi karşı çıkmış mı, ailesi mi evlendirmiş, araştırmışlar mı babanı? Neden babanla evlenmiş?
İki, annen senin gibi kendine dikkat ediyor muydu? Bakın bu konuyu tam anlamıyor bazı kadınlar, mesele kocan seni sevsin, seni beğensinden de ziyade bir eşe ayağını denk aldıracak şey başka insanların onu beğenebileceği korkusudur. Bunu tabi başka erkeklerle herhangi bir şekilde kocanızı kıskandırın diye söylemiyorum, böyle bir şey çok büyük bir hata olur, sadece şunu demek istiyorum, bir erkek hayata kendisi olmadan kolay devam edebilecek, başkalarından değer görecek değerde bir kadını üzmeyi, diğer senaryodaki bir kadına göre çok daha zor göze alır. Kadının değeri de öyle feminizmin anlattığı gibi okuması yazması değildir (bunlar çok önemli çıkış biletidir ve başka şekilde değerlidir ve edinilmelidir) ancak erkeği asıl karısının güzelliği, cilvesi kıskandırır, sahiplendirir. Anlatabiliyor muyum kadın oyununu size?
Gerçi baban annen ne yapsa bunu yapacak profilde idi muhtemelen, bunu da işte gençlik fırsatçılığından veyahut gençlik incelliğinden biraz öngörebilirsiniz ancak.
Bak yapacağınız şey az çok belli:
Erkeğin anne-babasının ilişkisini sormak ve ailesini nasıl insanlar olarak tarif ettiğine dikkat etmek.
Erkeğe konuyu zinaya getirip suçlu hissetmesine sebep olmadan, kınamadığını belirterek daha önce kızlarla ilişkisinin nasıl olduğunu sormak. Hoşlandığı biri olmuş mu, ondan hoşlanan olmuş mu, detaya girmeden.
Eğer tanıdığın, aynı ortamda olan bir erkekse zaten kadınlarla ne kadar başarılı olup olmadığını diğer kadınlarla olan etkileşimlerinden dahi sezebilirsin. İnceller zaten iterler insanı, volcelleri başka beğenen de olur.
İnsanlar kötü değil. İnsanların büyük bir hasarı yoksa da çok büyük hatalar yaşatmazlar karşı tarafa, özellikle de evlililiklerini iyi kötü akıllıca yürütebiliyorlarsa. Hasar ya aileden gelir (ilk soru) ya da önceki kadın-erkek ilişkilerindeki başarısızlıklardan. (ikinci soru)
Bunlarda bir şekilde geçen bir erkekle evlendiğinde mesleğini de bırakmazsan kendini o kadar tehlikede hissetmeni gerektirecek hiçbir şey yok. Ola ki sana hata yaparsa boşanabilirsin de. Boşanmak dünyanın sonu değil. İnsan çok güçlü bir canlıdır, hayata her türlü tutunabilir.
Ha mesela, bazı hayatlarda erkek sonradan çok büyük bir değer sıçraması yaşadığı için de sapıtabiliyor, onu öngörecek bir şey yok. O yaşa geldiğinde duyarsızlaşmış olabilirsin bile. Parasını yersin :D
Ne zamandır terapi alıyorsun? Güven problemlerinin biraz hafiflemiş olmasına yaraması lazımdı.
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
canım cıvıtık; evet annemi de objektif değerlendirdiğimde örnek aldığım bir eş olduğunu söyleyemem, rol modellerim var (halalarım yaşça büyük arkadaşlarım ve son zamanlarda sen :) ) önümde ama bunlar arasında annem yok... fakat onu suçlamak da yok içimde çünkü çok geleneksel bir evlilik olmuş onlarınki dedem soylu ve varlıklı bir adam olduğu için oğlu da öyle çıkar diye çok üstüne düşünmeden araştırmadan annemi vermişler. annem evlendiğinde 18 yaşında. yaşadığı hayata başlarda uyum sağlamış sonrası da zaten kadere teslim, 4 kardeşiz her birimizi büyütmeye adamış kendini. dediğin gibi annem dansöz olup evde oynasa babam yine farklı kadınlara giderdi gibi geliyor...
bir de annemin hiç bir dayanağı olmamış ve maalesef ailesi de arkasında durmamış, şimdi biz varız ve artık babam kendine çeki düzen vermek zorunda kaldı mesela. ben ailemden uzakta yaşıyorum malum memuriyet ama belli bir otoritem var üzerlerinde.
"kadın oyunu" faktörünün farkındayım, neden bilmiyorum kendimi bu konuda maharetli görüyorum. doğal bir enerjimin olduğunun farkındayım o yüzden iş hayatında vs hem yanlış sinyal vermemek adına hem de dini terbiyem sebebiyle muhafazakar davranıyorum. üni yıllarından beri birçok evlilik öncesi ve cinsellik eğitimlerine katıldım, faaliyete dökmedim ama kendi enerjimin az çok farkındayım. çeyizime fantazi çamaşırlar gecelikler mini elbiseler alıyorum ha bire iyi mi ediyorum kötü mü bilmiyorum, şu an tek eksiğim bunu hakeden eril bir birey :)
sormam gereken iki ana konuyu not aldım. bir sonraki görüşmemde uygulayacağım. bir de kendime "erkekler de insandır" diye olumlama yapacağım :)
kendimi tehlikede hissetmekten ziyade değer gördüğüm bir ilişki istiyorum aslında. mesleğimi çok seviyorum. potansiyel olarak çok daha büyük şeyler yapabilirdim akademi vs ama sırf ilerde kuracağım aileyi düşünerek hem aileme vaktim bolca kalacak hem de bir hobi gibi yapabileceğim bir meslek seçtim. (aynı kafa yapısında olduğunu okudum geçen bir tivitinde çevremdeki arkadaşlarım beni zorbalardı daha küçük yaşlarda evlilik kafasında düşüncemden dolayı seni okuyunca rahatladım) boşanmaktan değil de hiç evlenememekten korkuyorum desem...
terapiyi 2 aydır alıyorum. ramazandan dolayı ara verdik ama işin kötüsü benim yalnızlık anksiyetem ramazanda coştu çünkü ramazan, bayramlar kalabalıklar bana yuvasızlığımı bir aile kuramayışımı anımsatıyor :( ve sanki zaman geçtikçe yaşımla beraber değerim düşüyor işler daha da zorlaşıyor gibi malum muhafazakar çevre erkekleri de erken yaşlar da evleniyor, kendi piyasamda yaşıtım kalmadı korkusu var :/
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Anneni soruyorum ama mesele hiçbir zaman bir suçlu bulmak değil zaten. Annenin nerede neyi farklı yaparsa hayatının farklı olabileceğini analiz edersen, o paterni takip etmediğinde farklı sonuçlar almayı umabilirsin, bu da kaygılarını azaltır, bunun için konuşuyoruz.
Verdiğin bilgiye göre anne babanın evliliğinin böyle sonuçlanmış olması çok doğal çünkü annen arada değer uçurumu olan bir evlilik yapmış. Hep yazıyorum zaten bunları. Bir erkek kadından çok değerli olursa da aynen böyle sapıtır işte. Ahlak vardır evet, ahlak geçerlidir ancak güç dengeleri de bizi terbiye eder. Nitekim annenin babası ya da erkek kardeşleri annenin arkasında dursa da böyle olmazdı, baban zengin çocuğu değil annenin dengi olsa da böyle olmazdı, annen meslek sahibi olsa da böyle olmazdı.
İnsan çiğ süt emmiştir ve kim gücü mutlak olarak elinde tutan taraf olduğunu hissederse karşıyı mağdur etme olasılığı artar. Bu kurala güvenebiliriz işte.
Yeni kadınların çok daha büyük bir kesiminin derdi artık babalarınızın annelerinize yaşattıkları değil aslında, olmayacak da. Çünkü arada çok şeyler değişti, artık erkeklerin ekseriyeti güçlü değil, senin de yaşadığın üzere, çekici olmayacak kadar güçsüzler. Siz yeni bekar kadınların annelerinizin gördüğü zulümden korkmak yerine hipergaminiz doyurulmayacağı için tatmin olmaktan korkmanız, kocanıza zulmetmekten korkmanız emin olun çok daha geçerli kaygılar olur günümüzde.
Muhafazakar çevrede şöyle bir problem var; daha doğrusu dindar diyelim, bunlar volcel olacağı için kadınlarla tecrübesi olmaz ve güzel konuşmayı bilemezler. Oyunları olmaz. Kadın tavlamaktan genelde anlamazlar. Paketin başka bir elementi olarak, looksmaxxingden de pek haberleri olmayabilir, nasıl giyilir, hangi saç yakışır beceremeyebilirler. Bu yüzden, tam paket çekici erkekleri gören kadınlar "eh şu adam da iyi ama bir şeyler eksik" diye hissederler. İşleri zor. Bu konuda azıcık potansiyeli olanlarını da kızlar zaten genelde okul zamanlarında kollarına takarlar.
Sen mesleki hırsına bak, anlatabildiği bir hayatı var mı, bir hobisi merakı var mı ona bak, görüntü ve ağzı laf yapma "fena değil" olsun, gerisini halledebilirsiniz diye düşünüyorum. Eğer bir hobisi varsa, bir şeylerle uğraşıyorsa bir gün ona eşlik etmek isteyebilirsin, iste hatta. Becerikli olduğu konuda bir erkeği izlemek kadar zevkli az şey vardır :D
Erkeğin sana hissettirdiği 10 üzerinden minimum 6, ideal 7-8 olacak. Tanıştığın birine olan isteğini 9-10 olarak tanımlıyorsan ise babanın sularında geziniyor olabilirsin, dikkat :D
Bir de bence kendine iyi bakıyorsan ve o mesleğini eline aldıysa erkeğin senden 5 yaş küçüğüne kadar yolu var. Benim annem babamdan 3 yaş büyük ve gayet denk, iyi ve mutlu yaşlandılar.
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
"Siz yeni bekar kadınların annelerinizin gördüğü zulümden korkmak yerine hipergaminiz doyurulmayacağı için tatmin olmaktan korkmanız, kocanıza zulmetmekten korkmanız emin olun çok daha geçerli kaygılar olur günümüzde." beni bugün aydınlatan cümle bu oldu sanırım... o kadar haklısın ki.
verdiğin tavsiyeler benim için altın değerinde gerçekten. çok teşekkür ederim. minyon bir yapım var son bir yıldır yaşça küçükler yakıştırılıyor bana hatta bence de bir sakıncası yok başka parametreler uygunsa. ama görücü usulünde var olan bi yüzeysellik var ya daha tanımadan karşı taraf ya da aracı yaşıma takılıyor. ben de hay hay diyorum. ama karşıma bunu sorun etmeyen ve senim de tarif ettiğin ölçülerde biri çıksa ben dert etmem. çünkü zaten yaşımı göstermiyor. 20li yaşlardan itibaren kişisel bakımıma düşkün olduğum için bunun ekmeğini yiyorum.
erkekte beceri beni de çok cezbediyor. hatta eğitim seviyesinden çok daha öncelediğim bir şey bu. verdiğin rakamlar olayı tam olarak netleştirdi. hoşlandın yürü aşık oldun kaç diyelim o zaman. ya bismillah diyorum.
görüşme yapar ve olurunu ararsam sana yine yazacağım fikrini almak için. tekrar teşekkür ederim
Yanıt yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.