Makul Fiyata Gerçek Kahve Tadı
Kahve benim için uzun zamandır kokusunu tadından daha fazla sevdiğim bir içecekti. Şimdiye kadar çok farklı yöntemlerle kahve pişirdik ve anlatacağım yöntem pek masrafa da sokmadan evde yaptığımız en lezzetli kahveyi sundu.
Buraya bir paragraf ekleyeceğim. Biliyorum, canınız sıkkın. Özellikle sosyal medya, twitter ya da x her neyse, ekşi sözlük vs. okuyorsanız sanki hayatlarımız çok korkunçmuş ve de korkunç olmaya mahkummuş gibi bir havaya giriyorsunuz, girmeyin. Kötüye giden şeyler olduğu muhakkak ama bugünlere gelen insanlık tarihinde halen en iyi dönemlerden birini yaşıyoruz, sadece kötülükten de bizden iyilerden de çok fazla haberdarız. Kaygılarımız ve kıskançlık duygumuz eski insanların yaşamadığı kadar besleniyor. Bizim bu ortamda yapabileceğimiz şey kendimize kaliteli bir günlük rutin yaratmaya çalışmak ve eğer makro olaylarla çok ilgileniyorsanız biraz çekilip mikro hayatınıza konsantre olmak. Böylece emin olun o büyük olayların hayatınızda hissettiğiniz etkisi azalacak. Bu yazıyı da bu yüzden yazmak istedim.
Efendim, yazıya başlarken şimdiye kadar kahve pişirdiğimiz yöntemleri söyleyeyim:
- French press
- Makinede filtre kahve
- Tchibo'nun Cafissimo kapsül kahve makinesi
- Tchibo'nun tam otomatik öğütücülü espresso makinesi
- De Longhi'nin böyle giriş seviye bir espresso-cappuccino makinesi
Gördüğünüz üzere bayağı bir model denedik. De Longhi istediğimiz kadar sıcak kahve yapmıyordu, belki ucuz bir model olduğu için, bilemiyorum, o yüzden sattık. Tchibo tam otomatik fena değildi ama taşınırken ofisi full eşyalı bıraktık, öyle gitti. Cafissimo bu listede sıcaklık-lezzet yani fiyat-performans olarak en beğendiğimdi, onu da taşınırken kutusunu düşürüp bozmuşlar. Bir süredir sadece filtre kahve içiyorduk ancak eşim kahveye meraklı biridir -kahve, puro, et ve hamur; lezzeti ve incelikleriyle ilgilendiği konular- ve kendine şöyle orta-üst segment bir espresso makinesi almak için bayağı araştırma yaptı. Öyle makineler de bütçe istiyor, eli gitmedi alışverişe. Arada idare etsin derken nihai kahve yöntemimizi bulduk:
Moka pot. Şöyle bir tipi var:
Girizgahlarımı seveceksiniz!!! Beni okumanın bedeli bu evladım. İki dakka iki satırda bitse yazı daha mı iyiydi? Okuyun işte işiniz ne.
Neyse, konumuza geri dönelim.
Moka pot, altta kaynattığınız suyun basıncıyla aradaki kahveyi demleyip üstteki demliğe telvesiz bir kahve çıkaran güzel aletin adı. Kullanması kolay, temizlemesi kolay. Kapsül atığı yok. En güzeli de lezzeti şahane, kahvenin kokusu neyse tadı da o.
Öğütücünüz var mı? Öğütücünüz yoksa kahveyi aldığınız yerde moka pot için aldığınızı söyleyerek çektirebilirsiniz. İstanbul'da olsam Eminönü'ndeki açık kahve satan yerlere giderdim ha, ne güzeldi oralardan alışveriş yapmak. Kahvenin espresso için kullanılan öğütme inceliğinden bir-iki tık daha kalın bir şekilde öğütülmesi gerekiyor.
Süt. Eğer sütlü bir kahve yapmak istiyorsanız da kaliteli kahve deneyimine en yakın ve en ucuz bulabileceğiniz şey pilli süt köpürtücü. Daha fazla para harcayayım derseniz sütü hem ısıtan hem de köpürten ev aletleri var. Bende bu köpürtücü daha önce kolajen toz aldığım bir yerin hediyesi olarak bulunuyordu, shaker niyetine de kullanabiliyorsunuz bu ürünü. Biz süt köpürtücülüğe terfi ettirdik kendisini ve bekleneni de veriyor.
Malzemeleri aldınız mı? Süreç şu. Kahveniz daha çabuk olsun isterseniz, kettle/çay makinesinde bir miktar su ısıtıyorsunuz ama kaynamasın. Moka pota alıp kahvenizi pişirmeye başlıyorsunuz. Pişirme nasıl yapılıyor, incelikleri youtube'da bir sürü video ile var. Sütlü içecekseniz kahve pişerken sütünüzü de ocakta bir kapta ısıtıyorsunuz, sütü ısıtmaya üşenmeyin kahveniz berbat olmasın. Isınan sütü süt köpürtücüyle coşturuyorsunuz. Demlenen kahvenin üstüne ekliyorsunuz.
Afiyet olsun.
Yorumlar
Henüz bu içeriğe yorum girilmedi.