Asyranta (25 yaşında) 1 ay önce yazdı:
"Özellikle kızlar, bu lafım size. Ne kadar sevildiğinizi ispat etmeniz için sizi sıkıştıran o yanınızı tedavi edin. Başkalarına değerinizi böyle ispat etmek zorunda hissetmek sağlıklı bir ruh hali değil"
Bu noktada hava atmak için hediye isteyen kadınlar da var, erkeğin incelikten centilmenlikten nasibini almamış bir öküz olup olmadığını anlamak için hediye isteyen kadınlar da var. Erkekler bu kadınları pek de önemli, pahalı olmayan bir hediye vererek ayırt edebilir. Git çok bir özelliği olmayan bir parfüm, cicili bicili anahtarlık, kupa vs al bakalım ne tepki verecek hanımefendi. Sadece ama sadece bir kez yapılmalı. Duruma göre sonra ipeklere sararsın. Tabii güdülerin maddi manevi doyuramayacağın, yetemeyeceğin bir kadını arzulamıyorsa.
Gerektiği kadar harcayan, önemli ihtiyaçlardan kısmayan, tutumlu ama cömert insan gibisi yok. Gözü çok yükseklerde olmayan her kadının hoşuna gider.
Maddiyatta cimri insanın duygu dünyasında da cimri olduğunu söylemeye de gerek yok sanırım.
Kadınlar, bazılarımızın annesi, ailesine iki kuruşu layık görmeyip elalem için canını vermeye hazır el iyisi adamlardan, babalarımızdan çok çekti. Buna da dikkat.
Date'e çıktığımızda kendine -hadi beni boş ver, kendine- bir yemek, bir kahve ısmarlamayacak kadar cimri olan exim bana ilgisini, dürtülerini, duygularını o kadar gösteremezdi ki, yanı başımdaki duvarla cilveleşip hasbihal etmek isteyecek duruma gelirdim. Ben bakımıma, date için mekan aramaya, alacağım hediyeye carta curta koştururken, düşünürken benim düşünülmemem koyuyordu, boş ver hava atmayı ispatı falan. Mevzu düşüncesizlik Cıvıtık. Hayatındaki insan tarafından düşünülmüyorsun, senin için ufak bir sürpriz yapmak aklının ucuna bile gelmiyor anlatabildim mi? Adamın ağzından çıkan her aşklı meşkli söz yapmacık gelmeye başlamıştı çünkü dırdır konuşup bana vaat verirken eli hiçbir iş yapmıyordu.
Sözlerinizi davranışlarınızla desteklemediğiniz, ispatlamadığınız sürece hiçbir kadının aklında ciddi anlamda yer edemezsiniz. Kadına "ben senin hep yanındayım" deyip umutlandırıp zor zamanlar yaşadığında ortadan kaybolarak zor, çekici ve ulaşılmaz erkeği oynadınız diye o kadın size aşkından ölmeyecek veya saygı duymayacak. Göreceğiniz iki tepki var:
Bağımlılık geliştirmiş kaygılı kadın: Beni bıraktı gitti ühühüh geri dönsün diye ritüel yapayım 777 *takıntı yapar yazacak fırsat arar, ölüp biter, stalk stalk stalk* Erkeklerin ego pohpohlaması ve ilgi ihtiyacı için civarda bol miktarda barındırdığı hatunlar.
Güvenli ya da kaçıngan bağlanan kadın: Ne hali varsa görsün şebelek suratlı pezevenk *her yerden engeller, yoluna bakar, adınızı unutmaya başlar* Ahiretteyken bile haber gelmez bu hatunlardan.
---
Kendimi tebrik ediyorum ama. Git ailenle babanla hiç alakası olmayan, uzak ülkelerden, okyanus ötesinden, bambaşka kültürlerden, kişiliklerden, sana asla aile yapını, babanı hatırlatmayacağından emin olduğun ırklardan milletlerden insanlarla, erkeklerle muhatap ol, bir şeyler yaşa. Sonra aklında hiç aşk meşk yokken git elinle koymuş gibi seninle aynı aile travmalarına sahip o yabancı adamı bul abayı yak o da sana yaksın.
Evet, bir şeyler öğrendim... Öğrenmeseydim keşke ama öğrenmem daha iyi oldu. İlk defa bir adamın ilişki geçmişinden ziyade ailedeki o benzerlik huzursuz ediyor beni. Benimkilerle ilgili olarak, boşanmaları dışında hiçbir şey bilmiyor.
Farklı savunma mekanizmaları geliştirmişiz. Ben dayakla düzeleceğime daha da arsızlaşıp asi bir insana dönüşürken, o saygıda kusur etmeyip bireyselleşmeyi, sınır koymayı seçmiş babasına. Benim babam vücudumda sigara söndürse onu ihbar ederdim herhalde. (İlk exim söndürmeye çalışmıştı, yapamadı Allahtan deccal) Evdeki huzursuzluktan işkolik olmak işine gelmiş, kendim için düşündüğüm de buydu başta. Annesine mutfakta yardım ettikten sonra konuşuyoruz. Haftada bir iki kez görüyorum, yorgun oluyoruz, varlığı tüyler ürpertici bir huzur veriyor bana. Ben hala kara kutuyum, varsa yoksa onu konuşturuyorum.
Vallahi bir yere sürüklendiğim yok Cıvıtık, gayet iyiyim, temkinliyim, kaptırmadım o kadar da :") Biraz afalladım. Umarım sen de yeni hayatından, düzeninden memnunsundur.
İnsanlar kötü değiller, hasarlılar travmalılar diyordun. Kısmen katılıyorum. Her travmalı insan kötü birine dönüşebilir -hatta o kadar çok sebep var ki dönüşmemiz için- ama her kötü insan travmalı değil.
Kaldırım taşının köşesinde biten otla bile empati yapabilirim ama eğitimli ve zengin anne babanın elinde el bebe gül bebe büyümüş, yediği önünde yemediği arkasında, iyi bir okulda okuyor olması dahi yetişkin bir insanın 18 yaşında bir kızın üzerinde sigara söndürmek için can atmasına engel olmazken böyle birine "ah canım ya kim bilir ne travmalar yaşadı kıyamam :(" diyemiyorum kusura bakmayın.
Bazıları dümdüz kötü, doğuştan kötü, bildiğin kötü, sebepsiz kötü, safi kötü, kötü olmak istediği için kötü, en iyi okullara göndersen de kötü, en ilgili ailede huzurlu ortamda büyüse de kötü. Bu insanlardan kendimizi sakınmanın, kendimiz gibi huzur arayan, huzur vermek isteyen insanlarla muhatap olmanın bir yolunu bulacağız ölene kadar.
<3